'Bu da mı Ofsayt Bu da mı Gol Değil!..'

İyiye, güzele, doğruya, adalete, saygıya, sevgiye kısacası insanlığa dair olanı beynimize yerleştirip bizi büyüten 'Büyüklerimiz'... Farkında olarak ya da olmayarak içimizdeki o saflığı, düşüncelerden uzak duygularımızı yavaş yavaş sol göğsümüzün altındaki sandığa kilitleyen 'büyüklerimiz'... Hayatta dimdik ayakta durabilmek için duyguların düşünceli, düşüncelerin duygulu olması gerektiğini ve böylelikle başarılı olacağımızı beynimize empoze eden 'büyüklerimiz'... Ne, 'neden?' diye sormanın ne de suçlamanın bir anlamı yok... Çünkü bunun sonu yok; cevabı yok, belki de... Böyle bir kısırdöngü yer burası; dünya dönüyor, dönüp dolaşıp aynı yere... Aynı yaşantılara; farklı kişiler, mekanlar ve zamanlarla... Bu bir genelleme değil tabii ki; içindeki sandığı keşfedip, hayatın tüm tuzaklarına ve karşı koymasına rağmen o sandığı açmayı başarıp, kendine kavuşan o öğretilmemiş saf, tertemiz benliğiyle buluşan çok kişi var... Keşke herşey bitseydi, bu kavuşmayla, buluşmayla... Asıl o zaman başlıyor işte savaş... Hayat tüm imkanlarıyla karşınızda dimdik duruyor; ister duvar olarak görün ister demir kapı... Siz savaşmaya devam edip duvarı kırıp, kapıyı açsanızda yine yenileri karşınıza çıkıyor... Sonu yok mu? Var elbet... Sonu buradaki zamanımız dolduğunda... Bardağın boş tarafı, benliğine sahip çıkıp yaşamaya çalıştıkça zorluklar ve sıkıntılar hep yanıbaşında olacak... Bardağın dolu tarafı, sadece Sana ait olan BENLİĞİN sonsuz gücüyle SONSUZA kadar yanıbaşında olacak!.. Karar Özgür iradenle Senin... Ya teslim olacaksın; olacaksın SAHTE, ya savaşacaksın; kalacaksın GERÇEK!..


Üstad'ın(Nur içinde yat Sadri ALIŞIK) dediği gibi 'Bu da mı ofsayt, bu da mı gol değil?'... Karar sizin...

btr/Eyl












Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına