Kayıtlar

Ekim, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Napolyon'dan İnciler...

Küçüklüğündeokul yıllarında arkadaşları sık sık Napolyon'un boyuyla dalga
geçmektedirler."Oğlum"der birisi "Seni büyüyünce savaşa çağırsalar sen
bu boyla atına binene kadar savaş biter." Napolyon arkadaşlarına bakar ve
şöyle der "Merak etmeyinben büyüdüğümde beni savaşa çağırdıklarında ben
ata binmeyeceğimben atıma bindiğimde savaş başlayacak.


İspanya'yı aldıktan sonra İspanya kralı ona "Sen para için savaşıyorsun" diye
haykırır."Biz ise şerefimiz için." Napolyon cevap verir "Herkes kendisinde
olmayan şey için savaşır."


Napolyon'un ordusu zor durumdadırgeneral gelir ve şöyle der."İmparatorum
savaşamayız düşman 3 katımız gücündeonlar 150.000 biz ise 50.000 kişiyiz."
Napolyon şu yanıtı verir "Onlar 150.000 biz ise 50.000 bir de beni kat etti
150.000 eşitizsavaşıyoruz."


Napolyon gençken teğmenlik döneminde içine kapanık biriydi.Bulunduğu
ortamın civarında partiler verilir insanlar durmadan pervasızca eğlenirken
Napo…

9 Bin Yıldır Süregelen Alışkanlıklar...

Resim
9 bin yıldır değişmeyen alışkanlıklar

Çatalhöyük kazısı eğitim sorumlusu arkeolog Gülay Sert Anadolu'da bazı evlerin ve ahırların duvarlarına nazardan korunulması için hayvan başı asılması geleneğinin 9 bin yıl öncesine dayandığını düşündüklerini Çatalhöyük'te de boğa başlarının evlere asıldığını söyledi.













AA














KONYA - Gülay Sert Konya'nın Çumra ilçesindeki Çatalhöyük'te 1993 yılında başlatılan kazıların İngiliz Prof. Ian Hodder başkanlığında 16 yıldır sürdürüldüğünü ifade etti. 
Günümüzden 9 bin yıl öncesi Neolitik döneme ait bu yerleşim yerinin en büyük özelliğinin daha o dönemde evlerin duvarlarına çizilen her biri sanat eseri sayılan duvar resimleri ve kabartmaları olduğunu belirten Sert Neolitik döneme ait diğer yerleşim yerlerinde böyle sanat eserleriyle karşılaşılmadığını söyledi. 
Dünyadaki arkeoloji çevrelerinin ilgi odağı haline gelen Çatalhöyük'te 7 yıldır çocuklara yönelik eğitim çalışmaları da yaptıkları kaydeden Sert ''Her yıl kazı alanına gruplar hal…

Angkor Vat...

Resim
Kamboçya‘nın büyük kentlerinden biri olan Siem Reap’a 6 km uzaklıkta bulunan Angkor Vat Tapınağı, Kamboçyalıların en büyük gururlarından biri… 208 hektarlık bir alana kurulmuş Angkor Vat Tapınağı, dünyanın en büyük kutsal mekânı olarak Hindistan’daki Tac Mahal veya Mısır’daki piramitlerle birlikte dünya mucizeleri arasında yer alıyor. Angkor Vat, bir mezarlık yerine ruhsal dinginlik sağlayan bir kutsal mekân…
Bu görkemli tapınağı, cesur ve yetenekli savaşçı Khmer Kralı Suryavarman inşa ettirmiş. Suryavarman, 1113 yılında tahta geçmesinin ardından ülke topraklarını genişletmek üzere başka ülkelerin topraklarını işgal etti. Bu dönemde Kamboçya’nın toprakları, Malezya Yarımadası’nın doğusundaki denizlere kadar genişlemiştir. Ancak Suryavarman ‘ın en büyük katkısı, Angkor Vat’ın inşası olmuştur.
Suryavarman, Angkor Vat Tapınağı’nı Hinduizm’in kutsal varlığı Vişnu’ya saygısını göstermek amacıyla yaptırmış. Vişnu’nun batıyı temsil etmesinden ötürü, Angkor Vat Tapınağı, Angkor’daki tarihî ka…

Bisiklette Hava Yastığı; Olmaz Demeyin...

Resim
İsveçli iki öğrencinin geliştirdiği hava yastıklı yakalıklar, bisikletçileri kaza anında büyük ölçüde koruyor.

Haber, İsveçli iki endüstriyel tasarım öğrencisi tarafından geliştirilen "Hövding" yani Türkçe adıyla "Reis" bisikletçiler için ölümcül kazaları büyük ölçüde azaltacağa benziyor.
Reis, aslında bir kask değil. Boyuna takılan bir yakalık... Yakalığın açma-kapama tuşu ve pil göstergesi var. Takıldığında neredeyse belli bile olmuyor. Ama çarpışma anında o yakalık bir hava yastığına dönüşüyor. Serbest bırakma mekanizması, bisikletçinin anormal hareketlerini inceleyen sensörler tarafından kontrol ediliyor. Hava yastığının şişmesi sadece 0.1 saniyede gerçekleşiyor. Kısacık süre içinde "kallgasgenerator" denilen küçük bir alet, yakalığı helyum gazıyla dolduruyor. Çarpışmadan sonra hava yastıkları bir kaç saniye boyunca basıncı sabit tutuyor, daha sonra hava yastığı yavaş yavaş boşalıyor. Reis’in içinde bir de karakutu var. Karakutu kaza anında devreye gir…

Bu Cep Numarası 740 Bin $ !..

Körfez ülkelerinden Kuveyt'te kolay hatırlanabilecek 555 55555 şeklindeki cep telefonu numarasına 740 bin dolar para ödendiği bildirildi. 
El An adlı haber sitesinin haberine göre, Kuveyt'te otelde kalabalık bir topluluğun katılımında yapılan açık artırmada telefon numarası için açılış yaklaşık 350 bin dolarla yapıldı. Açık artırma, cep telefonu operatörü Viva tarafından düzenlendi.

Daha önce Kuveyt'te diğer cep telefonu operatörü Zain tarafından düzenlenen açık artırmada 9000 0000 telefon numarası 413 bin dolara satılmıştı. Açık artırma 177 bin dolarla başlamıştı.
Yine Körfez ülkelerinden doğal gaz zengini Katar'da Mayıs 2006'da yapılan açık artırmada 666 6666 telefon numarası 2.7 milyon dolara satıldı. 275 bin dolardan açılan açık artırmada teklif veren kişi sayısı kısa zamanda sekizden ikiye düştü.
Katar'dan önce telefon numarasına en çok para Çin'de ödenmişti. 8888 8888 şeklindeki cep telefonu numarası 410 bin dolara satıldı. Çince'de 'sekiz' s…

27 Yıl Sonra Gündeme Gelen Fotoğraf...

Resim
EMEKLİ Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’un, katıldığı televizyon programında, 1983 yılında 8 arkadaşıyla birlikte Balıkesir semalarında uçuş sırasında bilinmeyen gök cisimlerini görüp fotoğrafını çektiklerini söylemesi, o yıllarda bir denizci subayın çektiği ve basında günlerce UFO tartışmasına neden olan fotoğrafını gündeme getirdi.

Donanmada yüzbaşı rütbesindeyken malulen emekli olan Doğan Sum, 1982 yılının eylül ayında, Kocaeli'nin Gölcük İlçesi'nde UFO fotoğrafı çektiğini söyledi. Emekli Yüzbaşı Sum, sahilde arkadaşının komutan olduğu denizaltının fotoğrafını çekerken objektifin bu görüntüyü saptadığını söyledi. Fotoğraf, dünyanın çeşitli ülkelerindeki ünlü laboratuvarlarda inceletildi, orjinal olduğu, bir çekim hatası ve hile olmadığı raporu verildi. Bununla da yenitilmeyerek Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ile temasa geçildi. Meteoroloji fotoğrafın çekildiği gün, aynı karede görülen denizaltının seyir defterindeki saat ve dakikayı değenlendirerek, hava koşulların…

Son 10 Yılda Hayatımız Değiştiren 10 Teknoloji...

Son 10 yılda hangi internet icatları hayatımızda ne gibi değişikliklere sebep oldu?
Son yıllarda internet teknolojisinde yaşadığımız muazzam gelişimler öylesine hızlı ki nasıl bir değişim içinde olduğumuzu bile fark etmekte zorlanıyoruz.
Bir zamanlar bilimkurgu filmlerine konu olabilecek hayat biçimleri artık sıradan bir günün parçası oluverdi. Daha birkaç sene önce hayret ettiğimiz bazı yeni teknolojiler bugün nostaljik oldu.
Değişen web teknolojileri sadece sanal hayatımızı değil gerçek hayatımızı da etkiliyor.
Uluslararası bir inşaat firmasında çalışan Emrah, sabah uyandığında ilk iş olarak tablet bilgisayarını açtı, mesaj kutusuna gelen e-maillerini okudu ve yurtdışı ofislerinden gelen acil mesajlara cevap yazdı.
Daha sonra ofis bilgisayarına bağlanıp üzerinde çalıştığı taslak raporu iş arkadaşına gönderdi. Bu arada Türkiye ve dünya gündemindeki haberlere göz attı,bankahesabına girip EFT talimatlarını verdi, hava durumunu kontrol etti ve hızlı bir kahvaltı yapıp ofisine gitmek üzere ev…

Mehmet Akif Ersoy'un Saklı Kahire Mektupları...

Resim
İstiklâl Marşı şairinin ünlü mûsikişinas Şerif Muhiddin Bey'e yazdığı ve ilk kez yayımlanan iki mektup, hem Akif'in içinde bulunduğu memleket hasretini aksettiriyor hem de iki dostun ayrılık hüznünü...Mısır'da Abbas Halim Paşa Kasrı’nın odalarından biri. Millî mücadele yıllarında şehir şehir dolaşan Kurucu Meclis'in Burdur Vekili Mehmet Akif’in Mısır’da ikinci kışı. Safahat'ın altıncı kitabı Asım'ı yazmayı sürdüren ve memleketinden birkaç aylığına ayrılmış olsa da hasret çeken şair, dostlarından gelen mektuplarla teselli olmaktadır. Türkiye ile Mısır arasında yapılan bu yazışmalardan bir kısmı gün yüzüne çıktı. Pekçoğunun ise nerede olduğu bilinmiyor. Aksiyon, Şair'in 69'uncu vefat yıldönümü öncesinde yayımlanmamış iki mektubuna ulaştı. Şerif Muhiddin Targan’a yazılmış mektuplar, Kahire’den gönderilmiş. 81 yıl önce yazılan ve Targan'ın eşi Safiye Ayla'nın vefatından sonra çeşitli özel koleksiyonlara dağılan bu vesikalardan biri koleksiyoner Yusu…

Dünyanın En Pahalı 5 Maddesi...

Alman Bild am Sonntag gazetesi, gramı bir servete bedel olan dünyanın en 
pahalı maddelerini açıkladı... Gazetede yer alan fiyatlara göre işte 
dünyanın en pahalı 5 maddesi:


Örümcek zehri: Karadul örümceğine ait 1 gram zehir, 62 bin 500 euro'ya alıcı
buluyor. Zehir, örümcekten sağılarak laboratuvarlara satılıyor ve ilaç
üretiminde kullanılıyor.

Boğa spermi: Kanada'daki Goldwyn ve Titanic adlı süper boğaların 1 gram
ağırlığındaki yoğunlaştırılmış spermi, tam 55 bin euro değerinde.

Kuyrukluyıldız tozu: "Stardust" uydusunun uzayda "Wild II" adlı
kuyrukluyıldızdan topladığı tozun gramı 28 milyar euro'ya geliyor. ABD'li
gezegenbilimci Amir Alexander, tozun Güneş Sistemi'nin ilk zamanlarına ait
olduğunu açıkladı.

Beyaz trüffe mantarı: Bir İngiliz asilzade, geçen ekim ayında açık artırmaya
çıkarılan 1.2 kilogram ağırlığındaki beyaz trüffe mantarına 95 bin euro
ödedi. Köpekler yardımıyla bulunan mantarın gramı 80 euro'ya geldi.


Yasemin çiçeği esansı: Frans…

Hayata Dair Biraz Nostalji...

Resim
Türkçe konuşan Apollo. Bende 1 tane vardı...




Çocukluk-sokak-kavga-kardelik-arkadaş-dost-oyun-ciddi-şaka.. misket görünce bunları hatırlarım hep.





Bu saatlerden takmayanınız var mıydı ?









Eskiden, çok eskiden...




Sunset Riders - Kral Cowboy oyunu




Eski oyunlar: 3krşluk, 50cmlik iplikle saatlerce oynardık...





386 CX66 Personal computer




80lerin video kamerası



Casiof 91 (şimdilerde asker saati olarak kullanılıyor)



..


İçerik: ∂νяє