Kayıtlar

Kasım, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bozamazsın Beni Dünya... [Orhan Gencebay]

Sen inat, ben senden inat!. Sende nefs var bende Aşk!..
Sen ne kadar bozulsanda,
Bozamazsın beni dünya
Çirkinlikler kitabına,
Yazamazsın beni dünya
Yazılmam dünya,
Söz vermişim allah'ıma
Ortak olmam günahına,
Bir vefasız yâr uğruna ölemem dünya,
ne sevilmek,ne sevmek var,
ne insanlık,adalet var,
Uyamam ben düzenine,
Değişmem dünya,sen değiş dünya,
Yaratırken tanrım seni
Yaratığı en güzelini,
Paylaşmanın kıymetini,
Bilemedim,anlamadın bencilsin dünya,
şeytanda sen,melekte sen,
mahşerde,sen ahrette sen,
bu halinle en kötüden,çirkinsin dünya,
Ne sevilmek,ne sevmek var,
Ne insanlık adalet var,
Düzenine isyanım var,
değişmem dünya,
of of sen değiş dünya.

Bu şarkım aslında dünyaya değil
Bu güzel dünyayı bozmak isteyenleredir!


orhan gencebay - bozamazsın beni dünya | izlesene.com

Kötü Anılarınızı Unutmak İster misiniz?..

Araştırmacılar, travmatik etki yaratmış hatıraların beynin korku merkezindeki proteinlerin uzaklaştırılmasıyla birlikte silinebileceğini öne sürüyorlar. Çalışmayı yürüten John Hopkins Üniversitesi’nden bilimcilere göre, şiddete maruz kalma, askerliğe ilişkin acı deneyimler ve hatta eşlerin boşanması gibi travmatik durumlarda kişinin psikolojik durumunu düzeltmesine yardımcı olacak sonuçlar elde edilmiş durumda. Beyinde korkuların üstesinden gelen bölgeye odaklanılan çalışma denek sıçanlar üzerinde yürütülmüş. Araştırma sırasında beynin amigdala noktasında, ekibin ‘hassasiyet penceresi’ adını verdiği ve acı verici anıların belirli reseptör proteinler halinde yaratıldığı bir bölge keşfedilmiş. Söz konusu proteinler kararsız yapıda olduklarından, bunların ilaç desteğiyle tamamen uzaklaştırılmalarının da mümkün olduğu görülmüş. Araştırma ekibinden Prof. Richard Huganir, travmatik olayların ömür boyu kalıcı olan anılar yaratabildiğini ve bunun da insan hayatını son derece olumsuz etkileyebi…

5 Yılda 94 Milyar TL Nereye Harcanır Sizce?..

Resim
Vatandaş, 2006 başından bu yana sigaraya 94,2 milyar lira ödedi. Buna karşılık devlet, vatandaşın sağlığı için 156,3 milyar lira harcama yaptı. Maliye Bakanlığı ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) verilerine göre; bu yılın ilk 8 ayında vatandaşlar 3 milyar 50 milyon 216 bin 665 paket sigara içti. Bu dönemde, sigaraya ödenen para da 15 milyar 684 milyon 814 bin lira olarak gerçekleşti. 8 aylık dönemdeki satışların yılın son 4 ayında da aynı seyri sürdürmesi halinde, bu yıl toplam sigara tüketimi 4 milyar 575 milyon 324 bin 998 pakete, sigaraya ödenen para da 23 milyar 527 milyon 221 bin liraya yükselecek.         5 yıllık dönemde sigara tüketiminde dalgalı bir seyir izlendi. 2006 yılında, 5 milyar 395 milyon 434 bin 603 paket olan yıllık sigara satışları, 2007 yılında 5 milyar 372 milyon 748 bin 281 pakete düştü, 2008 yılında ise yeniden 5 milyar 392 milyon 945 bin 420 pakete çıktı. Yıllık tüketim, 2009 yılında da 5 milyar 377 milyon 748 bin 810 paket oldu.�����…

Hayat, Bazen...

Resim

Mimar Sinan'ın Büyük Aşk'ı 'Mihrimah Sultan'...

Osmanlı'nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın ve büyük aşkı Hürrem Sultan'ın bir kız çocuğu gelir dünyaya.
Efsane bir aşkın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en temeline, en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur. Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir.
Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki; o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur; biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa'dır, diğeri ise sarayın baş mimarı Mimar Sinan.
Padişah biricik kızını Rüstem Paşa ile evlendirir, Sinan evlidir ve 50 yaşındadır, ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan'a deliler gibi aşıktır.
Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan'a kavuşamamıştır fakat ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
İstanbul'un en güzel yerlerinden birine, Üsküdar'a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı camiyi …

Osmanlı'nın A.B.D.'ye İmzalattığı Anlaşma...

Osmanlı gemileri tarafından ele geçirildi. Bu gemi, Boston limanına bağlı, Kaptan Isaak Stevens'in idaresindeki Maria idi.

Arkasından, Philadelphia limanına bağlı, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de ayni akıbete uğradı. 1793 Ekim ve Kasım aylarında 11 ABD gemisi daha Osmanlıların eline geçti...

Kongre, 27 Mart 1794 yılında, Osmanlı denizcilerine karşı koyacak güçte savaş gemileri inşa edilmesi veya satın alınması için, Başkan George Washington'a 700.000 altına yakın harcama yetkisi verdi.

Osmanlıların oluşturduğu deniz tehdidi sayesinde, ABD donanmasının temelleri atılıyordu. 5 Eylül 1795'te ABD bu tehdide karşı bir anlaşma yapmayı kabul etti. Bu anlaşmaya göre ABD, Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlantik'te, gerekse Akdeniz'de ABD sancağı taşıyan hiçbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın ve yılda 12.000 Osmanlı altını (216.000 dolar)ödeyecekti.

Dili Türkçe olan ve 22 maddeden oluşan anlaşmaya, Başkan George Washington ve Cezayir …

'Yapamam' Mezarı...

Donna’nın dördüncü sınıf öğrencileri geçmişte gördüğüm sınıflardan farklı değilmiş gibi görünüyorlardı. Öğrenciler beş sıra olarak sıralanmış altı sırada oturuyorlardı. Öğretmen masası en önde öğrencilere bakıyordu. Panoda öğrencilerin çalışmaları asılıydı. Bir çok açıdan geleneksel bir ilkokul havası hissediliyordu. Yine de sınıfa ilk girdiğimde bir şey bana farklı görünmüştü. Belirli bir heyecan söz konusuydu.

Donna, emekliliğine sadece iki yıl kalmış, Michigan’da küçük bir kasaba öğretmeniydi. Ayrıca benim tarafımdan bölge çapında düzenlenmiş personel geliştirme projesine gönüllü olarak katkıda bulunuyordu. Eğitim sürecinde öğrencilerin kendilerini iyi hissetmeleri ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmeleri baz alınıyordu. Donna’nın işi eğitim sürecine katılmak ve sunulan kavramları uygulamaya koymaktı. Benim işim ise, sınıf ziyaretleri yapıp, uygulamaya hız kazandırmaktı.

Arka sıralardan birine oturdum ve izlemeye koyuldum. Bütün öğrenciler bir şeyler yazıp karalıyorlardı. Benim y…

Hayata Dair...

Resim

Geceler... [Nilüfer]

Geceler, katran karası geceler
Ellerim tütün kokar gecelerde
Geceler, olmaz olası geceler
Açılır yelkenleri yalnızlığın
Vurur dalga sesleri yüreğimde

Geceler yarı yar
Dört duvar efkar
Geceler yarı yar
Başımda sevdan

Vurulur zincirlere
Çareler gecelerde
Bir damla bir damla daha
Düşer zindanlara
Gözyaşlarım 



Nilüfer - Geceler
Yükleyen bizimhendek. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

Ömrümce Hep Adım Adım... [Emel Sayın]

ömrümce hep adım adım
her yerde seni aradım
ben kalbimden başka yerde inan seni bulamadım
kenarlarda köşelerde kadehlerde şişelerde
ben kalbimden başka yerde inan seni bulamadım




Emel Sayın - ÖMRÜMCE HEP ADIM ADIM
Yükleyen 7htc. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!

Herman'ın Öyküsü... [Çanakkale Cephesinden]

1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı’nda savaşmış bir askerin, Herman’ın öyküsü…

Patlamalar, haykırışlar, kan ve ölüm… Yalnızca bunların yaşandığı cephede, Herman’ın da katıldığı bir savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Askerler, her türlü insanca duyguyu unutmuş gibiydiler. Düşmanlarını öldürmeden önce, bir an durup onların gözlerine bakıyorlardı. O gözlerde gördükleri korku ve acıdan etkilenmiyorlardı. Kendi korkuları her şeyin ötesindeydi.
Kazanmak, yaşamak demekti; kaybetmek ise ölüm. Herman ve düşmanları kazdıkları derin siperlerde bulunuyordu. Her gün ölümü görüyordu Herman, arkadaşlarını yitiriyordu. Her gün acımasızlığa, nefrete, kine şahit oluyor ve ülkesi için o da buna katılıyordu. Her gün benliğinden bir parçanın daha kopup gittiğini hissediyor, eksiliyor, eksiliyordu… Askerler, haftalar boyunca savaşmaktan bitkin düşmüşlerdi, acı ve pislik içindeydiler. Herman, yaşadığı bu durumdan bezmişti artık. Ne tarihin ne de saatin farkındaydı. Zamansızlığın boşluğunda günü kurtarmanı…

Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var... [Zeki Müren]

...Keman gibi, tanbur gibi, klarnet gibi insanın içine işleyen o eşsiz sesiyle tekrar tekrar dinlemekten bıkılır mı? Ruhun şad olsun Üstad...

Avuçlarımda hala sıcaklığın
Sıcaklığın
Sıcaklığın var, inan.

"Unuttum" dese dilim; yalan.
Yalan.
Yalan.
Billahi yalan,
Vallahi yalan.

Hasretindir içimde
Hep alev
Hep alev
Hep alev alev yanan.

"Unuttum" dese dilim; yalan.
Yalan.
Yalan.
Billahi yalan,
Vallahi yalan.





Zeki Müren Avuçlarımda Hala SıcaklıÄ�ın Var
Yükleyen noktasat. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

Enerjimizi Tüketen ve Yenileyen Durumlar...

Enerjinizi tüketen birinci grup faktör:

Çevrenizdeki insanları memnun etmeye çalışırken şevkinizin kırıldığını moralinizin bozulduğunu hissettiğiniz durumlar. Mutlu ettiğiniz insanların sizi hiç düşünmemesi. Sevilmediğiniz ve fark edilmediğiniz hissine kapılmanız.

Enerjinizi yenileyen birinci grup faktör:

Sınırlarınızı çizmek ve kendinize zaman ayırmak. Beklentisiz olacak seviyede fedakârlıkta bulunmak. Sizi ümit kırıklığına ve moral bozukluğuna uğratmayacak bir arkadaş çevresi bulmak veya böyle bir semte taşınmak.

Enerjinizi tüketen ikinci grup faktör: 

Kendi şahsî hayatınızı yaşayamamak veya başkalarının hayatı içinde kaybolup gitmek. Kuralları belirsiz ve çerçevesi net olmayan iş ve bağlantılara girmek ve tek taraflı tüketilmek. Öncelikle üzerindeki haklara riayet etmeden ve hizmetlerini uzun vâdeli düşünmeden daha ziyade hissî mülâhazalarla başka insanları mutlu etmeye çalışmak.

Enerjinizi yenileyen ikinci grup faktör:

İç dünyanızı (gönlünüzü) keşfetmeye iç âleminizi düzene koymaya i…

Hatalı -Benliğinize Zarar Veren- Düşünceler...

1-) “Sevilmediğim zaman bir hiçim”

Bunun açılımı çok önemli. Çünkü histerik kadınların tümünde bu sorunlu düşünme biçimi ağır biçimde hissediliyor ve hatta onların hayatlarını kapsıyor. Başkaları tarafından sevilmeyi bekleyen ve kendini sevmeyi bu duygu üzerine kuran kadınlar, toplumun yapısından dolayı çoğunlukla aşağılandıkları ve aile içinde ikinci plana atıldıkları için sorun yaşıyorlar ve ilgi çekebilmek için her türlü yola başvuruyorlar. Sevilmediğim zaman bir hiçim düşüncesi en tehlikeli düşünce biçimi. Çünkü öncelikle bir insanı herkesin sevmesi zaten mümkün değildir. Ve daha da önemlisi kendini sevmeyen insanı zaten kimse sevmez. Bu böyle düşünen insanları çıkmaza sokuyor. Bu tür insanların kendilerine değer vermeyi öğrenmeleri gerekiyor.

2-) “Başkalarını memnun etmek zorundayım.”

İşte en hatalı düşünme biçimlerinden biri de bu ve Türkiye’de çok yaygın. Kendi isteklerini, beklentilerini bir kenara bırakıp çevresindekiler için yaşayan, onları memnun ederek mutlu olmaya çabalaya…

Yolculukların Öğrettikleri...

İnsan yaşamında bir değişiklik yapmak istese ve kendisinde bunun için güç bulamasa ya bir psikoloğa gidiyor ya da bir kişisel gelişim kursuna. Kendini değiştirmek ve geliştirmek isteyen çok az insan, bir yolculuğun kendisinde yapmak istediği bu değişimi gerçekleştirebileceğinin farkında.

Yolculuk kavramı da teknolojinin ilerlemesiyle birlikte evrim geçirmiş durumda artık. Örneğin, bugün Türkiye'den yapılacak bir hac yolculuğu ulaşım dahil 14 gün gibi bir sürede bitebiliyor. Osmanlı döneminde ise aylar süren bu yolculuklar yüzünden, halife oldukları halde hiçbir Osmanlı padişahı hac görevini yapamamıştır.

Yolculuk deyince de rutinleşmiş yolculukların dışındaki yolculukları ele almak gerekiyor. Çünkü rutinleşmiş bir yolculukta olası riskler, yol boyunca olası gelişmeler tahmin edilebildiği için kontrol altındadır. İnsanların en büyük öğretmeni olan problemler, rutinleşmiş yolculuklarda insanın hazırlıklı olmasından ötürü daha küçük bir etki gösterebiliyor. Yine de rutinleşmiş bir yo…

Sütten Çıkma Ak Kaşıklar...

Onlar genellikle koloni halinde dolaşırlar. Kainatta sadece iki tür kaşık olduğundan emindirler... kendi kolonilerine mensup kaşıklar ve dışarıdakiler.....Koloni mensubu kaşıkların, hiçbir konuda hiçbir yanlış yapmayacağına inanırlar..

Yanlış olan hep “dışarıdaki” dir.Onlar hep iyilik yaparlar,hep korur kollarlar ama dışarıdakiler nankör olduğu için değerini bilmezler..

Sütten çıkma ak kaşıklar, ailenizin bir kolu ,mesela kardeşlerinizin karıları ya da bir takım akrabalarınız, hayatınıza tesadüfen bir süreliğine soktuğunuz bir grup kaşık,işyerinizdeki bir topluluk , mahallenizdeki komşularınız ,yani hayatınızdaki çeşitli kaşıklar, olabilirler..

Onlar kim olurlarsa olsunlar kendi komün hayatlarını sürdürürler..Eğer daha önce böyle bir komünden haberiniz yoksa, tesadüfen aralarına karıştığınızda ,bu bir nevi müritlik durumu sizin hayatınızı içten içe kemirir durur..

Büyük dostluk gösterileri , yakınlıklar,sen bizim kızımızsın,arkadaşımsın,komşumsun ( hangi vesileyle hayatınızda bulunuyo…

'Kelimelerin İhaneti'... [Belgin Baykal]

Ne zordur ağzımıza gelen kelimelerin içimize geri dönüşümünü sağlamak,

Düşünmeden bir avazda çıkan sözler ortalığı kasıp kavururken,

Telafisi mümkün müdür?…

Ne yapacağını ya da ne söyleyeceğini bilemezsin.

İçinden gelmiştir ve sana göre doğruları söylemişsindir.

Haklı ya da haksızsındır...

Söz ağızdan çıkmıştır bir kere.

Sonra nasıl düzeltilir ya da yaralar nasıl sarılır?

Kelimelerin ihaneti affedilebilir mi?

Ya da senin başkasına ihanetin…

Yapılan şeyleri görmek ve vefalı olmaktır dostluk.

Görülmediği zaman büyük hüsran yaratır.

Peki! biz bunları beklerken kendimiz ne kadar vefalıyız?

Yapılanları hemen unutuyor muyuz?

Ya da bir kelime için tüm yaşananları silebiliyor muyuz?

Cevabınız evetse, siz hiç bir zaman dost olamamışsınız.

Günümüz ilişkileri gerçekten vefadan ve dostluktan nasibini almamış.

Her şey menfaat ve çıkar üzerine kurulmuş.

“Sen ne kadar veriyorsun benden bu kadar şekli”

Vermediğin gün veda günü,

Yapılan her şey unutulmuş ve sen en kötü ilan edilmişsin.

Sadece son kelim…

'Kar Tanesi Adam'... [Wilson Bentley]

Resim
WILSON BENTLEY, bazılarının gözünde gerçek bir deliydi. Ne zaman kar yağsa, hemen tepsisini alır ve kar tanelerini yakalamaya uğraşırdı. Yol ortasına kurduğu fotoğraf makinasıyla kimselerin aklına gelmeyen bir şeye, ‘kar tanelerinin fotoğraflarını çekmeye’ çalışırdı. Onun bu tuhaf davranışları bir tek çocukların hoşuna gider ve çalışmaları sırasında etrafından ayrılmazlardı. Onların ‘Wille Amca’ diye çağırdıkları bu garip insan, tarihe ‘Kar Tanesi Adam’ olarak geçti. Wilson Bentley, kar tanelerinin fotoğraflarını çekebilen ilk insandı.
Ve her kar tanesinin birbirinden farklı eşsiz bir güzellikte yaratılmış olduğunu gösteren de yine ilk Bentley oldu.
Bentley, henüz onbeş yaşlarındayken, annesi kendisine bir mikroskop hediye etti. Zaten oldukça meraklı bir çocuktu. Mikroskobu elinde bütün gün dolaşır durur ve bulduğu herşeyi daha yakından görmek için tükenmez bir enerjiyle çalışırdı.
Kar yağdığı bir gün, elinde mikroskopuyla dışarıya çıktı. Ve havada uçuşan milyonlarca kar tanesinden biri …

'Oscar'a Aday Dolandırıcılık Öyküleri...

Dolandırıcılık tarihinde Sülün Osman adıyla nam salan Osman Ziya Sülün, İstanbulluları yıllarca kandırmış; kimine Galata Kulesi’ni, kimine köprüyü satmıştı.Kiminden de şehir meydanındaki ‘saate bakma’ parası almıştı.Sülün Osman’ın namı Selçuk Parsadan ortaya çıkana kadar sürdü. Gerçi Parsadan halkı değil devleti dolandırmakla övünüyordu; ama bugün Sülün Osman’ın ve Parsadan’ın bile eline su dökemeyeceği dolandırıcılar var.

 Bunların yöntemleri ise Oscar ödüllü senaryolara taş çıkartacak türden. İşte son günlerde halkı soyup soğana çeviren dolandırıcıların ilginç yöntemleri...

İstanbul’un taşının toprağının altın olduğu devirlerdeydi. Anadolu’nun bağrından trenle kopup gelen vatandaşlar, Haydarpaşa garında inince ilk iş, garın büyük saatine bakarlardı. Sonra da ona göre kendi saatlerini düzeltirlerdi. Anadolu’nun saf ve iyi niyetli çocuğunu saatini düzeltmekle meşgulken gören İstanbul’un kaytan bıyıklı delikanlısı gelir ve selam verirdi. “Hoş geldin, nereden geldin?” sohbetinden sonra …

Burhan Öçal-Turay Dinleyen Enstruman Gösterisi... [Mükemmel]

İki Üstad'ın enstrumanlarını konuşturdukları mükemmel bir gösteri... İyi dinlemeler.





Burhan Öcal ve Turay Dinleyen – Harika Keman ve Darbuka Å�ovu
Yükleyen a_zad_i. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

İki 'Şey'...

İki şey seni "vasıflı insan "yapar:1.. İradeye hâkim olmak 2.. Uyumlu olmak


İki şey sana "değer" katar:1.. Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2.. Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey seni geri bırakır:1.. Kararsızlık 2.. Cesaretsizlik


İki şey seni kâşif yapar:1.. Vasıflı çevre 2.. Birazcık delilik


İki şey senin ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:1.. Baskın yeteneği bulmak 2.. Cidden sevdiğin işi yapmak


İki şey başarının sırrıdır:1.. Ustalardan ustalığı öğrenmek 2.. Kendini güncellemek


İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:1.. Niyetin saf (halis) olması 2.. Ruhsal farkındalık


İki şey seni milyonlarca insanlardan ayırır:1.. Problemin değil çözümün parçası olmak 2.. Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı)bakış açısıyla yaklaşabilmek


İki şey gelişmeyi engeller:1.. Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat, tefrit)2.. Felaket odaklılık


İki şey çözüm getirir:1.. Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha değil!)2.. Sükût


İki şey "kalitesiz insan&quo…