İşverenlerin Kabul Edemediği 10 Durum...



'Patron' kelimesi hoşuma gitmediği için 'İşveren' yazmayı uygun gördüm... (Acaba bu da 'onlar' için 11. Durum olabilir mi?   :)    )

1-Geç Kalmak:

Sular taştı, çocuğunuzun midesi bozuldu ve bütün gece hastane kapıları aşındırıldı, saatin alarmı çalmadı, trafik inanılmaz boyuttaydı… Patronların duyduğu geç kalma bahanelerinden sadece birkaçı bunlar. Bütün bu bahaneler yerine ’sabah uyanıp yataktan kalkmak o kadar zor geldi ki!’ gibi dürüst bir cü
mleyi duymak için çok şey verebilecek işverenler de varmış. Sizinki onlardan biri mi acaba?

2-İnisiyatif Eksikliği


“Bugün toplantı için müşteriler gelecekse, onlar için öğle yemeği hazırlatayım mı diye soru sormayın!” Bu cümle işverenin; inisiyatif kullanmadığınız için dile getirdiği serzeniş olabilir gayet tabii! Bu gibi basit durumlarda inisiyatif kullanamamak da kızgınlık maddelerinin içinde ilk sıralarda!


3-Aşırı İnisiyatif


Patronlar için bir önceki maddenin tam tersi durumlar da kızgınlık yaratabiliyor! Yani kendilerini aşacak durumlarda inisiyatiflerine yüklenip; durumu çığırından çıkarmaları.


4-Gerginlik ve Sızlanmak


İş arkadaşınızla aranızdaki gerginlik; işi olumsuz etkilemediği sürece patronunuzu ilgilendirmek zorunda mı? İş yerinde huzursuzluk yaratmanız kötü ama bu konu hakkında patrona gidip sızlanmanız daha da kötü.

5-Sadakatsizlik


Patronunuz sizi korusun ve hatta savunsun istersiniz. Ne var ki aynı sektörde yer alan diğer şirketlerden arkadaşlarınızla kendi firmanızı çekiştirmekten, olumsuz yanlarını anlatmaktan da geri kalmazsınız. Ve bunu normal olarak algılarsınız. O halde, patronun sizi kollamasını beklerken bir kere daha düşünün.


6-Şevksizlik


Size şaşırtıcı gelebilir ama patronunuzun da dışarıda bir hayatı var. Sizin gibi o da; bol alkol tüketilen bir gecenin sabahında yataktan kalkmakta zorlanabilir, aynı sıkıcı toplantılara katılmak zorunda kalabiliyor. Ama her halükarda motive olmak durumunda, çünkü patron değil mi? Sırf yönetiniz oldukları için hem kendilerini motive etmek hem de sizin arkanızı toplamak zorundalar. İşte böyle düşünmek de bir hata.

7-Samimiyet


Patronunuzla bütün gün birliktesiniz diye; sizinle iş çıkışı bira içmek, sevgilinizle kavga nedeninizi dinlemek ya da iş arkadaşınızın kılık kıyafetini sizinle çekiştirip fazlasıyla samimi olmak zorunda değil! Tamam aranız iyi olabilir ama onun da daha önceden edindiği ve patron-çalışan arkadaşlığının sarpa sarabileceğine dair deneyimleri olabilir.


8-Beyaz Yalanlar


İşe gitmemek için; uydurduğunuz arkadaşım evleniyor, hastayım ya da dişçim ancak bugüne randevu verebiliyor gibi bahaneler karşısında patronunuz da ’tamam o zaman işe gelme’ dedi. Siz günü kurtardığınızı düşünüyor olabilirsiniz ama onun bunlara inandığına adınız kadar emin olmayın!


9-Çocuksu Tavırlar


İş arkadaşınızla tartıştığınızda ağlamanız ya da tuttuğunuz takımın maç kaybetmesi onu, sizi avutmak durumunda bırakmamalı. Patronların genel kanısı; ’burada iş yapıyoruz ve ben çalışanların annesi değilim!’ yönünde.


10-Yerlerine Göz Dikme


Onlar hiyerarşik düzeni korumak ve sizin de bu dengedeki yerinizi tutmak için çabalasınlar sizinse gözünüz onun yerinde olsun; asla affedilemez!

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına