Şoförün Çileden Çıktığı 10 Hareket...



Ülkemizde halen binlerce can hiç olmadık bir kazada sona erebiliyor, biraz dikkatle kurtarılabilecek hayatlar tükenebiliyor. Bu sayıyı düşürmek tek başına eğitimle değil, bir trafik kültürünün oluşmasıyla, yani yola çıkan herkesin severek ya da toplumsal baskıdan korkarak kurallara uymasıyla mümkün.

En kural tanıyanlarımızın bile bir gün 'Ben uysam da kimse riayet etmiyor, ben de ihlal edeyim bari!'dememesi, trafiğe yeni çıkanların 'Bu trafikte hayatta kalmanın yolu kural tanımamaktan geçiyor.'düşüncesine kapılmaması, aracın direksiyonuna geçtiğinde canavarlaşanların 'yanına kâr kalmaması' için toplumsal olarak tavır koyabilmek büyük önem taşıyor.

Önce trafiği tüm kuralları ile ilköğretim çağından itibaren öğretmek ve bu kurallara uyulmasını hem resmi olarak hem de toplumsal olarak takip etmek gerekiyor. Aslında yıllardır bu alanda samimi olarak gayret gösteren insanlar ya da kurumlar yok değil. Son birkaç yılda yaygınlaşan ve birçok noktaya konulan kameralarla kontrol edilen elektronik denetleme sisteminin (EDS) bizzat şahit olduğum ciddi bir caydırıcılık özelliği var.

Ancak hastalık ne kadar şiddetli ise ilacın da o denli sık ve kuvvetli uygulanması önemli. Belki bir Avrupa ülkesinde gerek görmeyeceğiniz bazı denetleme türleri Türkiye için kaçınılmaz olabiliyor. Özellikle trafikte iyi sürücülerin karşılıklı tartışma ya da kavgaya meydan vermeden trafik terörü işleyenleri polise ya da ilgili resmi makama üslubunca haber vermesi bu tür hareketlerin azalmasına katkı sağlayabilir. Her yere kamera koymak mümkün değil ama trafikte her noktada iyi bir sürücü bulmak mümkün.

Sözü iyi sürücülerden açmışken konuyu herkesin her gün bir parça yaşadığı bir soruna getirmekte fayda var. Trafik Haftası'na bizden bir katkı sağlaması amacıyla işte trafikte iyi sürücüyü çileden, hatta yoldan çıkaran 10 tehlikeli hareket...

1. Otoyolda tampona kadar yaklaşıp bir de selektör yapmak: Hız sınırları ölçüsünde yol alsanız bile acelesi olduğunu zanneden bir sürücü mutlaka vardır. Ve ardınızdan hızla tamponunuza kadar yaklaşıp, peş peşe selektör yapar. Çileden çıkmak için daha ne olsun...

2. Emniyet şeridi ya da sağdan genişleyen yoldan önünüze geçme girişimi: Birçok araç şerit içerisinde birbirini takip ederken sayıları hızla artan uyanıklar, en sağdaki emniyet şeridini kullanarak ya da zaman zaman genişleyen yoldan istifade birkaç araç öne geçmek için var gücüyle sağlayarak yol alır.

3. Köprü gişesinde balon: Herkesin tek sıra girmesi halinde daha rahat geçeceği köprü gişe önlerinde aynı şeride 3-4 araç birden girmeye çalışır. Bu yüzden örneğin OGS gişesi açık bile olsa KGS gişelerindeki balondan dolayı oraya kimse geçemez.

4. Araç takip mesafesi boş bırakılmaz! Özellikle çevre yollarında güvenli olsun diye (ki bazı ülkelerde 50-60 metreye çıkar) bıraktığınız bir araçlık alan, sürekli şerit değiştirenlerin en sevdiği yerdir. Hem siz, hem de kendisi risk alır ama olsun, biraz da adrenalin olsun!?

5. Yeşil yandı geçsene: Bir grup hiperaktif sürücü grubu vardır ki, en büyük misyonları kırmızı ışıkta öndeki aracı uyarmaktır. Daha yeşil yanmadan korna yaparak bütün sürüş dinamizminizi yerle bir ederler. Aman duymazdan gelin.

6. Kimseyi tanımazlar: Aşırı kuralcılığı kural edinenler vardır, tabelada hız sınırı 
40 km/saat yazıyor diye yol müsait olduğunda bile ibreyi 41'ye çıkarmazlar. Oysa, arkalarında oluşan kuyruk sık sık riskler atlatmaktadır.

7. Sollatmamak için yarışanlar: Özellikle çift yönlü işleyen şehirlerarası yollarda tam sollamaya çıktığınızda sağınızda kalan araç da gaza basarsa ne yaparsınız?

8. Ben geçeyim gerisi ne olursa olsun: Özellikle ışıklı kavşaklarda önü dolu bile olsa yeşil ışığın son saniyesinde geçip diğer yönden gelenlerin önünü kapamak da ülkemize has bir bencilliktir. Kısa bir süre sonra kördüğüm başlar.

9. Tüm yol benim diyenler: Özellikle şehiriçi seyirlerde önünüzdeki kararsız sürücü her an her yöne dönebilir. Sinyali de kullanmadığı için siz hem kendi aracınızı hem de onu kullanıyor kadar yorulursunuz, ama o farkında değildir. Muhtemelen bir adres arıyordur!

10. Yolcuyu da bırakmaz sizi de: Özellikle gün ortasında semtler arası yollarda bir minibüs arkasında kalmışsanız işiniz kolay değil. Sabah ve akşam saatlerinin aksine hızını iyice azaltan minibüs şoförü yolun ortasındadır ve yolcu almak için bile sağa geçip yolu açmaya tahammül edemez.



Memduh Taşlıcalı

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına