Kayıtlar

Ocak, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aşk Kırıntıları... [Teoman]

Yaklastırsana yavas yavas kendini bana
Al içine tekrar derinine sakla kat kasırgana
Yalan soyleme bak gozlerime bitmiş olamaz
Yokla ceplerimi ask kırıntıları kalmıs olmalı biraz

Ask kırıntısıyla doymaktansa
Tekbasıma ac kalırım bu hayatta
Paylasacak birsey artık yoksa
Bir erkekle bir kadın arasında

Yururum ipte ağım yokken hemde kopkoyu içim
İnan cok calıstım bu kaplsiz dunyayı sevebilmek için
Neyim varki senden baska hadi son birkez
Ceplerimi yokla ask kırıntıları kalmıs olmalı biraz

Ask kırıntısıyla doymaktansa
Tekbasıma ac kalırım bu hayatta
Paylasacak birsey artık yoksa
Bir erkekle bir kadın arasında




Teoman - "Aşk Kırıntıları"
Yükleyen Teoman. - Diğer müzik videolarına göz atın.

Bakma Öyle Islak Islak... [Mustafa Yıldızdoğan]

Bakma öyle ıslak ıslak
Gözün gözümde kalacak
Gönül yaram, gözü karam
Aşktan yana bahtı karam
Ateşe düşmüş kar gibi
Eriyorum gülüm eriyorum
Seni seviyorum

Seher yellerini yüreginde estir
Günesi gonlünde dogur her safak
Dünya sensin
Alem senin icinde
Sen hissederek yasamaya bak
Bazen gulerek bazen aglayarak
Ama tat alarak
Ask kolaya itibar etmez
Gonül zora tutsak
Onun icin
Yalcin kayalara sur gonül atini
Cile mayasiysa askin
Acidan zevk al
Hasret seni yildirmasin
Egme basini bensiz oralarda
Efkarin cana yettiginde
Kapat gozlerini
Vuslati düsün ve oylece kal
Daha olmadi
Sok yuregini
Yuregime sal
Bakma oyle islak islak
Gozün gozümde kalacak
Gonül yaram, goz karam
Asktan yana bahti karam
Atese düsmüs kar gibi
Eriyorum gülüm eriyorum
Seni seviyorum
Bir avuc ates koydu gozlerin icime
Seni düsündükce
Yuregim yaniyor
Bogazim dügümleniyor
Dalip gidiyorum uzaklara
Sokaklara atiyorum
Yalnizliklara birakiyorum kendimi
Gozlerim puslaniyor
Yanagim islaniyor
Sanki omzuma daglar yaslaniyor
Hey gozünü …

Anlarsın... [Cahit Külebi]

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın

Öyle yorgunum ki hiç sorma


Sen halimden anlarsın


Sabahlara kadar oturup konuşalım


Kimse duymasın


Mavi bir gökyüzümüz olsun


Kanatlarımız dokunarak uçalım


İnsanlardan buz gibi soğudum


İşte yalnız sen varsın


Öyle halsizim ki hiç sorma


Anlarsın…


CAHİT KÜLEBİ

Keklik Gibi... [Volkan Konak]

Güzel türkü, güzel yorum...



Keklik gibi kanadımı süzmedim
Murad alıp doya doya gezmedim
Bu kara yazıyı kendim yazmadım

Alnıma yazılmış bu kara yazı
Kader böyle imiş ağlarım bazı
Gönül ey sebeb ey

Şu gonca gülleri ben deremedim
Çifte bülbülleri konduramadım
Kadir kıymetimi bildiremedim

Alnıma yazılmış bu kara yazı
Kader böyle imiş ağlarım bazı
Gönül ey sebeb ey

Geceleri uyku girmez gözüme
Zalim yastık diken oldu yüzüme
Uyma dedim uydun eller sözüne

Alnıma yazılmış bu kara yazı
Kader böyle imiş ağlarım bazı
Gönül ey sebeb ey




'Nefilim'ler... [Gözcüler]

Resim
Nefilimler (Gözcüler)

İbrani folklorunda adları "Nefilim". Eski Mısır'da "Neter" olarak adlandırılıyorlar. Sümer, ilk kez adlarının duyulduğu yer. Bütün bu kültürlerde ortak olan ve "Gözcü" olarak nitelenen bu "sıra dışı" varlıklar birer mit mi, yoksa gerçek mi?





Kim Bu "Gözcü"ler?


İbrani mitlerinde ve Tevrat'ta onlara "Nefilim" diyorlar. Eski Mısır'da adları, "Neter". Sümer mitlerinde "Anunnaki" diye geçiyorlar. Diğer yandan "Sümer" sözcüğü, "Gözcü'lerin ülkesi" anlamına sahip. Hangi adla anılırlarsa anılsınlar, bütün eski kültürlerde ve bu kültlere ilişkin mitlerde başrol onların. Eski diller uzmanları, Antik Çağ kültürlerine şaşılacak biçimde net biçimde damgasını vurmuş bu esrarengiz varlıkların, neredeyse bütün eski uygarlıklarda "gözcüler" olarak adlandırıldıklarını söylüyorlar. Sözünü ettiğimiz dönem, İsa'dan en az 3000 yıl öncesi. İyi ama, &quo…

Bu Akşam Gün Batarken Gel... [Melihat Gülses]

Bu akşam gün batarken gel


Sakın geç kalma erken gel


Tahammül kalmadı artık


Sakın geç kalma erken gel

Cefa etme bana mahım


Sonra tutar seni ahım


Üzme beni şivekarım


Sakın geç kalma erken gel





'Şükretmek'...

Resim
"derdimi dinledim, derdimden iğrendim...
onun derdini gördüm, derdime imrendim...
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür... "

Dürüstlüğün -Ne Yazık ki- Meziyet Olduğu An, Şu An!..

İnsanlık tarihinde doğruluk düz bir çizgi gibi seyretmemiş, sinüzoidal bir eğri çizmiştir. Doğruluğun yükseldiği dönemlerin arkasından eğrinin yükseldiği dönemler gelmiştir. Günümüzde modernizmin ahlâkın güncelliğini kaldırması sonucu yalan prim yapan bir konuma oturdu. Üçkağıtçılığa açıkgözlülük denildiği, rüşvet yemeyen memura enayi gözüyle bakıldığı toplumsal kabul toplum bilimcilerini düşündürmelidir.

Eski Yunan medeniyetinde Ispartalılar “Yakalanmadıkça hırsızlık yapabilirsin” kuralını benimsemişlerdi. Günümüzde böyle düşünen insanların gittikçe çoğalması toplumsal onay görmesi ilginçtir. “Sözünde durmak, yalan söylememek, başkasının hakkına saygı göstermek” gibi semavî değerler bütün kutsal kitapların öngörüleridir. Fareli Köyün Kavalcısı, Kırmızı Şapkalı Kız, Pamuk Prenses gibi çocuk hikayeleri bu değerleri topluma benimsetme çabasındadır. Batı dünyası bu değerlere doğu dünyasından daha çok sahip çıkmaktadır. İş hayatında, ticarî ahlâkta, aile içi yaşantıda kabul ve onay görme…

Alman Profesörün İtirafı (!)..

Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi'nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz Nuemark talebelerinden birinin: 'Avrupa bizi neden sevmez, Hocam? ' sualine, şu cevabı verir: -Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı Hıristiyanlar'ın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:

1-Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama, fazla laik olmak şöyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.

2- Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa ortada tarih kalmaz.
Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

3-Avrupa'nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa'yı Pazar yapmaya başladınız.

4-En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.

5-Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordularına mezar…

64=65 ?.. Haydi Çıkın Çıkabilirseniz İçinden :)

Resim
Bu ne şimdi?..

Güzel Bir Paradoks... :)

Resim
Kralın açmazı

Kral ülkenin yalancıları arasında bir yarışma açtı. "İşte bu yalan," diyebileceği bir yalan uydurana bir küp altın vadetti. Yalancılar akın akın saraya gelip yalanlarını söylediler, fakat yalanlar ne kadar akıl almaz olursa olsun kral hep, "olabilir, niye olmasın ..." gibi cevaplar veriyordu. Böylece hem eğleniyor, hem de bir küp altından olmuyorrdu.

Derken kahramanımız elinde boş bir küple huzura çıktı ve konuştu:

"-Rahmetli dedeniz bir savaşa çıkacaktı, ancak o günlerde hazinede yeterli para yoktu. Dedeniz dedemden bu küple bir küp altın borç aldı ve 'bu borcumu torunum torununa ödeyecek,' diye söz verdi. Şimdi, dedenizin borcunu bana ödemeniz için buraya geldim."

Kral, "işte bu kuyruklu bir yalan!" deyince adam, "o halde ödülümü alayım," dedi.
Kral, "ımm şeyy doğru da olabilir" deyince adam, "o halde borcunuzu ödeyin" dedi

Guiness'teki 'Şu Bizim Çılgın Türkler'...

*Kişi başına ekmek tüketiminde dünya birinciliği (Kişi başına 199.6 kilogram)

* Hakan Şükür'ün, Dünya Kupası'nda 11'nci saniyede attığı en hızlı gol (29 Haziran 2002)

* 81 sessiz harften oluşan bir Kafkas dilini dünyada tek konuşan kişi, Tevfik Esenç (1992 yılında öldü.)

* Selçuk- Efes'te 20 bin kişinin deve güreşi izlemesi.

* 150 mm boyutunda dünyanın en büyük mikrop fosilinin (foraminiferida) yaşlı bir kayada Türkiye'de bulunması.

* En değersiz paranın Türk Lirası olması (Şubat 2003, 1 USD = 1.672.449 TL)

* 8.8 cm ile Artvin'li Mehmet Özyürek'in en uzun burun rekoru.

* Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu'nun halterde kırdığı 2'şer rekor.

* Bilkent Üniversitesi'nce dünyanın en küçük mikrofonunun yapılması (Ortalama saç kalınlığı 50 mikron iken bu mikrofunun çapı 40 mikron idi.)

* Adana Rotary Kulübü'ne ait en uzun çamaşır ipi (33081 metre) ve üzerine asılı 42.300 parça çamaşır

* Kırkpınar Güreşleri, 1460'dan beri aralıksız devam …

Bazı Ülkelerden Ailelerin Aylık Gıda Harcamaları... [?]

Resim
1.Küveyt .Al Hakkan ailesi
aylık:63.63 dinar ve ya $221.45



2.ABD.Kaliforniya .Kevin ailesi
aylık:$159.18




3.Butan.Şinghey.Namkay ailesi
aylık:224.93 ngultrum ve ya $5.03




4.Çin. Dong ailesi
aylık:1,233.76 Yuan ve ya$155.06




5.Ekvator.Tingo .Ayme ailesi
aylık:$31.55



6.Mısır.Kahire.Ahmet ailesi
aylık:387.85 Egyptian Pounds ve ya $68.53



7.Almanya.Melander ailesi
aylık: 375.39 Euros ve ya $500.07



8.İtalya.Manzo ailesi
aylık:214.36 Euros ve ya $260.11



9.Meksika.Kuernavaki.Kasales ailesi
aylık:1,862.78 Mexican Pesos ve ya $189.09



10.Monqolustan.Ulan-Bator.Batsuri ailesi
aylık:41,985.85 togrogs ve ya $40.02



11.Polonya.Konstansin-Ejorna. Sobçinça ailesi
aylık:582.48 Zlotys ve ya $151.27



14.ABD.South Carolina.Revis ailesi
aylık:$341.98

Hayat ve İnsana Dair...

Bazen, tüm dünyayı kurtarabileceğimizi düşünürüz, elimizden gelen çok şey olmaz ama yine de moral bozukluğuna bire birdir...
Bazen yanı başımızdaki fırsatları, sahip olduğumuz güzellikleri görmeyiz, illa biri mi anımsatmalı?...

Bazen kendimizi kandırırız, buna gereksinimimiz de vardır aslında, çevremiz de bize anlayışlı yaklaşır, belki de uğraşmak istemez...

Bazen her şey o kadar doğal gelir ki insana, senin için dünya o açıdan öyle görünür. Kim ne diyebilir ki?

Bazen ne olduğumuza/olmadığımıza bakmadan yanlış şeylere heves ederiz, sonuç şu olur ; heveslendiğimizle kalırız, bir de hayal kırıklığı...

Bazen kim ne dersin standardımızın dışına çıkamayız. Standart bir içgüdümüz varsa suç bizim mi?...

Bazen aklımıza gelen doğruları tam söyleyecekken, türlü etmenler ve eskimeyen yöntemlerle bundan vazgeçeriz, belki de ikna ediliriz...

Bazen yaşam öyle ağır gelir ki insana, ancak pembe gözlüklerle katlanılabilir, uçmak isteyene deli denmesi de çabası...

Bazen sırf insani bir merak uğr…

Renklerin Psikolojik Etkileri...

Giysilerinizin rengi doğru mu?
Eşyalarınızı değiştirirken olumlu renkleri seçiyor musunuz?
Sevdiğiniz renklerle, sevmediğiniz renklerin anlamı nedir?
Belki de giysilerinizin rengi sizi hasta ediyor?
Yanlış renkleri kullanmayın, işleriniz ters gidebilir.
Her rengin yararlı veya zararlı bir gücü ve sesi vardır...


Sizleri renklerin gizem dolu dünyasına götürmek istiyorum. Yaşamımız renklerle doludur; renkler güneş enerjisinde olduğu gibi çeşitli enerjiler yayarlar ve bizleri etkilerler; giysilerimizin renkleri; eşyalarımızın hatta arabamızın renkleri rasgele değil, dikkatle ve renk bilgisiyle seçilmelidir. Yanlış kullandığımız bir renk sizi yorgun düşürüp, hasta edebilir, kendinize olan güveninizi kaybettirir ve çabalarınızı boşa çıkarır.


Kırmızı : Siz, sert, cesur, enerjik, hırslı, tutkulusunuz. Kırmızı renge dokunduğunuzda seksüel bir pizzaya dokunmuş gibi olursunuz. Bu renk sizi sarıyorsa agresif ve vurucusunuz demektir. Ama yüksek egonuz aşk ateşinizi de söndürebilir. Kırmızı renk kan…

Bilginin 6 Hali...

Eskiden okullarda gençlere "bilginin 6 hali"ni öğretirlerdi. Bu faydalı bir bilgiydi, bilgilerin bilgisiydi ve en önemli bilgiydi.böylece gençler sahip olduklar bilgilerin bilgi basamaklarının hangisine ait olduğunu ve değerini anlardı. bu aslında " BİRŞEY KARŞISINDA ONU BİLME YÖNÜNDEN KAÇ HALDE BULUNABİLİRİM?" sorusunun cevabıydı.

İnsan bilinecek nesne karşısında farklı seviyelerde bilgiye sahip olabilir:Günlük yaşayışımızda sohbet ederken çok zaman "Birşeyi ya biliriz ya bilmeyiz!" deriz.Aslında bu doğru değildir; suyun katı-sıvı-gaz halinde olması gibi bilgininde bir üçüncü hali vardır, bu da "zennetmek"tir. Zan bilgiyle bilgisizlik arasındaki
haldir ve bilginin üçüncü halidir.

En kıymetli bilgi şüphesiz kesin bilgidir.Bu bilgiye bilimsel bilgi, kısaca "bilim" diyoruz.Fakat her zaman kesin bilgiye sahip olamıyoruz.Günlük hayatımızda tahmine ve zanna dayanan bilgilere de ihtiyaç duyuyoruz.Hava tahmin raporları böyledir.Zanna d…

Anlatamam ki... [Orhan Gencebay]

Hangi söze sığarsın sen
Anlatamam ki anlatamam ki
Seni bende bir daha yaratamam ki
Sensin bu gönlüm sensin bu ömrüm
Yaşatamam ki yaşatamam ki

Sen her sözde bir kitapsın anlatamam ki
Senin gibi bir sevgiliyi yaratamam ki
Dile benden ne dilersen
Yok diyemem ki yok diyemem ki

Aşk sihrine güç mü yeter dur diyemem ki
Seven gönlü kim susturmuş sus diyemem ki
Senden gelen hiçbir şeye git diyemem ki
Anlatamam ki anlatamam ki
Senin gibi bir sevgili yaratamam ki

...





Nayino... [Karmate]

'Yüreğine Sor' filminin görüntüleri eşliğinde... İyi dinlemeler.



gece gökte yıldızlar da
dinleyun dertlerumi
yarde iman kalmadi hoy nayino
bilmeyi hallarumi
nayinoma kurbanis oy

nayinoma nayino nayinoma kurbani
çatma kaşlaruni da al vereyim bu cani

derdumi yazacağum da
komar yapraklarina
Okurken aksun yaşlar da nayino
düşsun yanaklaruna
nayinoma kurbanis oy

sevdaluk ince maraz da
yakayi canumuzi
vazgeçersek eğersa da nayino
döksünler kanumuzi
nayinoma kurbanis oy


İzmaritler ve Hikayeler... [Convaly]

Bu şehir de yaşayan hikayeler vardır. Elbet vardır onlarında bir sonu. Ama her gün o kadar çok hikaye doğar ki,gidenler fark edilmez bile. Sadece yasayanların değildir bu hikayeler. Bir ağacın,bir evin,bir otobüs durağının ve hatta yerdeki sigara izmaritlerinin bile vardır bir hikayesi. Mesela şuradakine bakın. Evet surda kaldırımın hemen kenarındaki izmarite bakın. Nasılda ezilmiş. Belli ki biraz evvel öfkeli parmaklar arasından fırlatılmış. Hırsla ezmiş sahibinin ayakları onu. Kim bilir kime kızgındı böyle. Belki en yakın arkadaşından yediği bir kazıktı belki de kızının bir sevgilisi olduğunu öğrenmesiydi öfkesini bu bir tek sigaradan çıkarmasına sebep olan.
Ya şuradaki hemen yolun karsısındakine ne dersiniz. Neredeyse izmarit bile kalmamış geriye. Tüketmiş onu içen. Heyecanla bir şeylerin olmasını beklerken. Canını alırcasına içmiş en yakın arkadaşını ve en büyük düşmanını. Sorsak o izmarite neler neler anlatır bize. Onu içenin yüreğindeki fırtınaları ondan daha iyi kim bilebilir k…

Kalplerinde Aşk İşaretiyle Doğar Kimileri... [Cezmi Ersöz]

Kalplerinde aşk işaretiyle doğarlar kimileri... Yeryüzüne gönül İndiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar, hayata ve insanlara merhamet duyarlar, ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşayamazlar.

Aşk işaretiyle doğanlar yaşarken dünyaya talip olamazlar... Bilirler ki ne isteseler, neyi alsalar, ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları, teselli etmez... Gönüllü sürgündür onlar... Gizliden gizliye hissederler bunu.. Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere. Kopup geldikleri ışığa olan inançları ne kadar büyükse, içle­rindeki acı o kadar derindir... Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri... Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarım...

Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden... Yorulur kendisini anlatamamaktan... Sevgilim der, sevgilim, ama, sevgilim dediği yanında değildir, bilir... Bazı günler insan soluksuz kalır, içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine …