Hayat ve İnsana Dair...



Bazen, tüm dünyayı kurtarabileceğimizi düşünürüz, elimizden gelen çok şey olmaz ama yine de moral bozukluğuna bire birdir...

Bazen yanı başımızdaki fırsatları, sahip olduğumuz güzellikleri görmeyiz, illa biri mi anımsatmalı?...

Bazen kendimizi kandırırız, buna gereksinimimiz de vardır aslında, çevremiz de bize anlayışlı yaklaşır, belki de uğraşmak istemez...

Bazen her şey o kadar doğal gelir ki insana, senin için dünya o açıdan öyle görünür. Kim ne diyebilir ki?

Bazen ne olduğumuza/olmadığımıza bakmadan yanlış şeylere heves ederiz, sonuç şu olur ; heveslendiğimizle kalırız, bir de hayal kırıklığı...

Bazen kim ne dersin standardımızın dışına çıkamayız. Standart bir içgüdümüz varsa suç bizim mi?...

Bazen aklımıza gelen doğruları tam söyleyecekken, türlü etmenler ve eskimeyen yöntemlerle bundan vazgeçeriz, belki de ikna ediliriz...

Bazen yaşam öyle ağır gelir ki insana, ancak pembe gözlüklerle katlanılabilir, uçmak isteyene deli denmesi de çabası...

Bazen sırf insani bir merak uğruna pazarlamacıların tuzağına düşeriz, para verip almak tatlı gelir...

Bazen gerçekler o kadar nettir, o kadar gözümüze girer ki, ancak biz daha önyargımızı aşamamışızdır ve fırsat kaçmıştır...

Bazen ne söylersek söyleyelim, karşımızdakinin sınırları bizi sınırlar, uzaylı muamelesi görürüz...

Bazen, bazı şeyleri hiç öyle düşünmemişizdir, biri kalıpların dışında bir şey söyleyince yaratıcılık bu deyip, şapka çıkarırız...

Bazen ne kadar yetenekli olursak olalım, elimizdeki malzeme, bulunduğumuz ortam bir yere kadarsa, biz ne yapabiliriz ki?...

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına