Aşkın Gücü...

Usulca yüreğinize dokunur önce... Yavaş yavaş tüm yüreğinizi kaplar... İşte o 'an'dan sonra hayata dair korkuların, kaygıların, telaşların, düşüncelerin, umutsuzlukların, olumsuzlukların 'hızlıca' içinizden uzaklaşmaya başladığını farkedersiniz; büyük bir haz ve tebessümle... Taşı sıksanız suyunu çıkartacak, havaya zıplasanız uçacak, elinizi bir şıklatmanızla herşeyin sizin isteğiniz doğrultusunda değişeceği bir gücün damarlarınızda dolaşmaya başladığını hissedersiniz... Ben bu ruh haline 'delilik' diyorum... Yüzünüzde sebepsiz -karşınızdakine göre- bir gülümseme, herşeye olumlu bir yaklaşım -ne kadar size 'polyanna'cılık oynuyorsun deseler de-, herkese -tabii ki sınırlar dahilinde- 'eyvallah'... Eh 'Aşk' ne Akıl karı ne akıl işi... Sadece Yürek işi!.. Düşününce belki 'sadistçe' gelebilir. İnsan bile bile acı çektirir mi kendine karşısındakine... Aşk'la yaşanan her 'an' güzel ve özel... Ve ne yazık ki her 'an'ı yaşayıp geride bırakıyorsunuz... Tabii gelecek 'an'ların güzelliği ve özelliğinin farkındayken geçmişe bakıp acı çekmek niye?.. Niye?.. Aşk'ın zamanla olan çelişkisi... Aşk'ın zamana ait olmayışı, olamayışı... Ne büyük laflar, ne hayata dair hayatlar umrunuzda olmuyor, bu yaşadıklarınızın yanlış olduğunu göstermek için sebep... Aşk; yaşanmayanı, hissedilmeyeni, 'ilk'i sonsuzca yaşamakken hangi nasihat ya da hayada dair düşüncelerin getirdiği kelime etkili olabilir ki üzerinizde?..  Aşk'ın içindeki 'acı' bence bu; kavuşamamak değil. Kavuşmak ve sonsuzca hasret kalmak... Her an... Her an delice özlemek, haykırmak, hissetmek... Beklemek, umut etmek, inanmak, sabretmek, tutmak... Sadece Aşk ile... 

Düşüncelerin tuzaklarına düşmeden,
Hayatın zevklerine nefsinizi teslim etmeden, 
Hislerinizi, düşüncelerle kirletmeden,
Şüphe etmeden, 
Eskimeden, eskitmeden,
Sadece...
Hissederek!..

'btr'



Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına