Dil Yarası...

Söylediklerimiz, söyleyemediklerimizle, yaptıklarımız, yapamadıklarımızla, düşündüğümüz,düşünemediklerimizle, ve tekrar tekrar -bazen delirtircesine- 

yaşadığımız, yaşayamadıklarımızla geçip gidiyor hayat...  Orhan Gencebay'ın şarkısında söylediği gibi 'Dil Yarası'nı da kattığımızda bu geçip giden hayatın içine iyice içinden çıkılmaz, yaşanmaz bir yere dönüşüyor... Küçük yaştayken cesaretlendirmek için ne kadar korkutmuşlar 'iyi' olmaktan 'gülümse'mekten 'güvenmek'ten... E haliyle çoğunluk bu düşüncelerin esaretinden kurtulamayınca yaşanmışlar, yaşananlar ve yaşanacakların birbirinden farkı kalmıyor; zaman, mekan ve kişiler dışında... 

Tüm bu hengameye, kısırdöngüye tek ilaç 'sadece' Aşk... 'Sadece' Yürekten... 

Düşüncelerin esaretine kapılmadan Yüreğinizin sesine daim kulak vermeniz dileğiyle...


Kim bilecek daha neler neler bekliyor ikimizi
Belki de çok mutlu olacaktık tutsaydık dilimizi
Bu inat bu kapris bu kavgalar yıprattı sevgimizi
En acı sözler bile söylerken tutmadık dilimizi

Dil yarası dil yarası en acı yara imiş
Dudaktan kalbe bir yol varki sevgi ve şefkattenmiş
Belki de çok mutlu olacaktık tutsaydık dilimizi
Tam aşkı bulduk derken nasılda kaybettik sevgimizi

Aşka doğru ilk adımlar ne ümitle doluydu
Seviyorum seni demek gönlümün tek yoluydu
Hasret bizi bekler sevmek bizi bekler
Kaybolan tek biz değiliz bunca yıllık emekler

Dil yarası dil yarası en acı yara imiş
Dudaktan kalbe bir yol var ki saygı ve sevgidenmiş 


Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına