Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sevinir misin Üzülür müsün?..

Yazacak çok yorum olunca hiç yazmamanın daha doğru olacağını düşündüm; iyi seyirler...


Acaba Bizimkiler?..

'Benim Korkum Ölüm Değil'... [Ümit Yaşar Oğuzcan]

Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi

Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime

O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi

İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime

Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime

Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek

Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri

Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek

Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek

Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar

Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi

Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar

Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar

Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini

Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır

İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini.

Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini

Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım

Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim

Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım

Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım

Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi

Ansızın toprakla dolması gözlerimizin

Karnımıza o çirkin b…

"Şehirler Şehit Cenazelerine Koştu"...

Resim
Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde şehit olan 24 asker son yolculuklarına gözyaşlarıyla uğurlandı. Şehitler için 22 ilde düzenlenen cenaze törenine binlerce insan koştu. Sinop'ta Piyade Uzman Çavuş Halil Özdoğru'nun cenazesine 15 bin kişi katıldı. Adana'da çavuş Koray Özel'i 10 bin, Erzurum'da Piyade Onbaşı Mesut Kazanç'ı 50 bin kişi, Aksaray'da jandarma komando onbaşı Yavuz Çoban'ı 10 bin, Yozgat'ta jandarma üsteğmen Murat Bek'i 8 bin, Aydın'ın Nazilli İlçesi'nde komando er Mehmet Çetin'i 30 bin kişi uğurladı. Erzurum'da Şehit Piyade Onbaşı Mesut Kazanç'ın cenaze töreninde Şehit Kazanç'ın 'Kalbim çok ağrıyor, öp de geçsin anne' sözü pankart olarak taşındı. Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde güvenlik güçleri ve sınırdaki askeri birliğe PKK’lı teröristler tarafından ağır silahlarla eş zamanlı düzenlenen saldırıda 24 asker şehit düştü, 18 asker yaralandı. 23 ilde 24 eve ateş düştü. Şehitler dün Van'dan memleketl…

"FEDAİ AĞABEY UFUKLARIN GELDİ"

Resim
Kırklareli’nin Vize İlçesi’nde bugün okula gitmeyen binlerce lise öğrencisi, 5 kilometre uzaklıktaki Çavuşköy’e kadar ellerinde Türk bayraklarıyla yürüdü ve Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde şehit olan askerlerden piyade er Ufuk Bozkurt’un babası Fedai Bozkurt’un evnini önünde ’Fedai ağabey Ufuklar’ın geldi’ sloganı attı. Fedai Bozkurt, öğrencileri görünce gözyaşlarına boğuldu. Fenalık geçiren şehit babası ambulansa alındı. Kırklareli Valisi Mustafa Yaman da aileyi ziyaret etti. Şehit er Ufuk Bozkurt’un cenazesi yarın Çavuşköy’de toprağa verilecek.

"FEDAİ AĞABEY UFUKLARIN GELDİ"

Bugün okula gitmeyen ve ilçe merkezinde toplanan bine yakın liseli, yine bine yakın ilçe sakiniyle birlikte, ellerinde Türk bayrağı ve şehit er Ufuk Bozkurt’un fotoğrafının bulunduğu afişle sloganlar atarak yaklaşık 5 kilometre yürüyerek şehit erin köyüne ulaştı. Şehidin 2 katlı ahşap evinin önüne gelen öğrenciler, burada ’Fedai ağabey Ufuklar’ın geldi’ sloganı attı. Dışarı çıkan ve güçlükle ayakta durma…

Başımız Sağolmasın!..

Her Şehit haberi, aldığımız nefesin kirlenmesine, yaşadığımız hayatın onursuzlaşmasına neden oluyor... Daha bir özlemle yad ediyorum geçmişi... Kötüsünü, yanlışını değil; Özünü, Sözünü, Onurunu, Bütünlüğünü, Kutsallığını... Özümüzde, sözümüzde Biz'e ait değil artık. Empoze edileni yavaş yavaş alıp, uyumaya  devam ederek yaşamaya devam ediyoruz. Tepkimizi kaybediyoruz, haklılığımızı savunamıyoruz, öyle bir hengamenin içine sokmuşlar ki Biz'i, durursak, özümüze dönmeyi düşünürsek bile anında kaybetmeye başlıyoruz. Hayat, tüm maddiyatıyla baskısını arttırıp "şşş, önüne bak, devam et, devam et" deyip arkadan desteğini eksik etmiyor...
     Sıcak savaşın kötü yanıydı sonunda ölümün olması, ama onurluydu, dürüsttü, adaletliydi. Tabii ki gerekmediği sürece savaşı kim ister?!. Ama şimdi öyle sinsi, öyle hain, öyle sessiz sedasız bi soğuk savaşın içindeyiz ki!.. Biz'i Biz'den alıp, aitsiz kimliklerin içine yerleştiren, gülmemiz gereken durumları, ağlamamız gereken duru…

!!!

Resim
!!!

Yokluk... [Orhan Gencebay]

... 

Ben Yokluğu yalnız bende sanırdım  Meğerse ne yokluk çekenler varmış  Derdimi herkesten aman fazla sanırdım  Yoklukla yaşarken ölenler varmış  Derdimi herkesten aman fazla sanırdım  Yoklukla yaşarken ölenler varmış  Ey gönlüm sen benden neler istiyorsun  Mutluluk yetinmektir bunu bilmiyorsun  Neden şu haline şükür etmiyorsun  İsyan ediyorsun  Görmedin mi dünya hırsın kurbanıdır  Sende mi hırsla malum oluyorsun  Dünya gurbetinde birer misafiriz  Doğarken ne getirdin ne götürüyorsun ne götürüyorsun  Mutluluk hırstan uzak olabilmektir of  Mutluluk bir gönülde bir aşk demektir  Ömrün ilk adımları sevgiyle başlar of  Mutluluk nefret değil sevebilmektir  Hasret benim dert benim şu susmayan can benim  Derde öyle alıştım ki sanki ben dert dert benim  Derde öyle alıştım ki sanki ben dert dert benim  Sus gönlüm sus artık dertsiz ömür olmaz  Herşeye çare var ecele bulunmaz  Her derdin çaresi var ecele bulunmaz ecele bulunmaz  Doğacak ümidi henüz kaybetmedim  Kaybolan ümitlere bağlanıp kalınmaz  Dünya gurbet yeri bizl…

'Hoşgeldiniz'... YeniTürkü...

Uzunca bir aradan sonra hoşgeldiniz; tekrar tekrar dinlettirdiğiniz ezgilerinize yenilerini ekleyerek... Saygıyla...


İmkansız


Bir damla suydun bir damla ateş

Bir görünür kaybolup giderdin

Tayin gönlümde lakin gizlice

Gecelere gölge gibi açılsak senle

Dünya uzak düş aleminde

Durdursak zamanı pervasız gecelerde

Açılsak senle dünya uzak düş aleminde

Sevişsek yakamoz misali denizlerde

Bakmaya doyamazdım

Sen bakıp da görmezdin

Ah davranabilseydim beni yakıp da gidemezdin

Gözler gözlerin yangından bakışların

Hiçbir yerde bulunmazdı

İmkansızca aşıktım

Bir masum bakış bir masum ateş

Bir görünür kaybolup giderdin

Tayin gönlümde lakin gizlice

Gecelere gölge gibi açılsak senle

Dünya uzak düş aleminde

Durdursak zamanı pervasız gecelerde

Açılsak senle dünya uzak düş aleminde

Sevişsek yakamoz misali denizlerde

Bakmaya doyamazdım

Sen bakıp da görmezdin

Ah davranabilseydim beni yakıp da gidemezdin

Gözler gözlerin yangından bakışların

Hiçbir yerde bulunmazdı

İmkansızca aşıktım

Bakmaya doyamazdım

Sen bakı…

2006'da Tanıştığım Arkadaşlarıma İthafen... [Dizi-TR]

Müsait oldukça rutin olarak kontrol ettiğim maillerime bakıp sayfayı kapatmak üzereyken yeni bir mail geldi... Görünce şaşırdığım, memnun olduğum, değerli bir Kardeşimden... Üstü kapalı -ve haklı- bir sitemle halimi, hatırımı soran bir mail. Hayatın hengamesinde, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini böyle an'ları yaşadığında daha da bir farkediyor insan. Neredeyse bir yıldır sadece arada birde olsa aklımda olan, ama görüşmediğim arkadaşlar... İnternet ortamında, samimiyetin, seviyenin, saygının -DA- olduğunu gösteren bir forum sitesinde tanıştığım tüm arkadaşlara, Kardeşimin gönderdiği mail vasıtasıyla saygı ve selamlarımı gönderiyorum... 



İyiye, Güzele Dair Olanın Acı ve Hüzünlü Yanı; GEÇMİŞ...

Resim
...
Yaşadığımız güzel an'ların değişmezidir belki de fotoğraf çekmek. Saklamak bir anı defterini, ya da izlerken gülümsediğimiz ya da gülümseyerek gözyaşı döktüğümüz bir filmi arşivimizde saklamak. Ne yaşayacağımızı bildiğimizden değil de bilmediğimizden sanırım bu davranışımız... İçinde -belki de- biraz güvensizlik barındıran. O güzel an'ları yaşarken unuttuğumuz - ve sanırım unutmaya devam edeceğimiz- o güzel an'ların verdiği mutluluk ve rehavetle farkına varamadığımız birşey var aslında. İleride bir zaman o arşivimizde sakladığımız, resimlere, filmlere, anılara baktığımızda geçmişte yaşadığımız gülümseme olmayacak asla yüzümüzde; yüzümüzdeki gülümsemenin içinde geçmişe dair acı ve hüzün saklı olacak... Buruk bir gülümseme; biraz da riskli... Riskli, çünkü o an'ların içine benliğimizi hapsettiğimizde geleceğe dair yaşanabilecek güzel an'ları yok etmeye başlıyoruz. Yaşamadığımız, görmediğimiz güzel an'ları... İyiye, güzele dair olanı acısıyla ve hüznüyle anıp, …

Masum Aşk... [Göksel Baktagir]

Ellerine sağlık 'Üstad'...

'Dolu Dolu Bir Hayat' Bu Bizimkisi...

..çok doluyum. Kelimelerimin anlatamadıklarını, gözyaşlarımın içime ve dışıma süzülen taneleriyle ifade ediyorum; kendime... Bunları yaşatan o güzel mucize'm Aşk'la... 
     Milyonlarca kelimeye rağmen, ara ara da olsa iç hesaplaşmalara rağmen değişemediğini görmek hayatın, her an daha da dolduruyor içimi... Hüzüne ne kadar 'umut'la yakın olduğumu görüyorum. Ve bu yakınlığın beni bende tutmasına katkısını; yüzeyselleşmeme engel olduğunu, değerlere olması gereken saygıyı duymamı sağladığını, ne kadar hayatın hengamesinde maddiyatın esiri olsam da gündüzleri, ayağımda zincirleriyle, geceleri Aşk'ın yüzüyle nefesime nefes kattığını, Aşk'a hayatın karışmasına izin vermediğini görüyorum. 
     Bu benim -kocaman- dünyam... Aşk'ım dünyamdan kocaman, abartmıyorum, hislerimi kelimelere -usanmadan, belki de tekrar ede ede- döküyorum... Yaşanan, yaşanacak olumsuzluklar Aşk'ı değil, Aşk'ın yerleştiği bedenimizi, benliğimizi bitirir. Aşk bitmez; biten- bittiğini s…