Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nietzsche'den Hayata Dair Kısa ve Öz Söz...

"İnsan da ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe."

Deriko... [Kıraç]

Derik saçın örmezler
Seni de bana vermezler
Deriko kaşlar kara
Deriko gözler ela hey

Gel seninle kaçalım
Ay karanlık görmezler
Deriko kaşlar kara
Deriko gözler ela hey

Derik saçın iki kat
Kes birini bana sat
Deriko kaşlar kara
Deriko gözler ela hey

Kız annenden izin al
Bir gece de bizde yat
Deriko kaşlar kara
Deriko gözler ela hey



Yazıktır!.. Günahtır!.. Ayıptır!..

     ... Bu nasıl bir yaman çelişkidir; nasıl bir oyunun piyonlarıyız.... Allah'ım çıldıracak gibi oluyorum yoğunlaşınca bu düşüncelere... Yıllardır, siyasetin ve siyasetçilerin kuklası misali bir o yana bir bu yana savrulup birbirimize zarar verip, ah'larla, eyvah'larla, sıkıntılarla, hayallerle yaşayıp -kahretsin ki- yaşatılıp birşeyler yaşıyoruz. Çıldıracak gibi oluyorum, çünkü benliğime sımsıkı tutunuyorum... 
     Bir yandan halkımızın, muhalefetinden iktidarına her kesimin desteğini arkasına alarak fransa'nın densizliğine cevap veriyorsunuz. Güzel, çok güzel ve devamı gelmesi gereken çok önemli bir konu. Bir yandan da sadece 2 yıl milletvekilliği yapılmasını 'EMEKLİ' olmak için yeterli görüyorsunuz... Alınacak maaşı buraya yazmaya UTANIYORUM!.. Hak mıdır? Reva mıdır? Emeğiyle, alın teriyle yıllarca çalışıp emekli olmaya çalışanlara?!. Vekili olduğunuz Millete sordunuz mu bunu?  Yazıktır, günahtır, ayıptır... En kötüsü 'Kul Hakkı'dır!.. 
     Rahat i…

Allah Aşkınıza Bu Sefer 'Dimdik' Durun!..

Resim
Birileri 'utanmadan' ve 'onursuzca' üzerimize gelmeye devam ediyor... Sadece 'Ya Sabır' yetmez böyle densizlere... Atamızın zamanında asırlarca durduğu gibi Dimdik durmalıyız!..


Kısa ve ÖZ olarak:



Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşes…

Charlie Chaplin'den 'Öz' Sözler...

Resim
"Dünya herkese yetecek büyüklükte. Onun için, başkasının yerini kapmaktansa, çalışarak gerçek yerinizi bulun."
"Hayatın bize çizdiği yol, özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir, ama biz bu yolu yitirdik. Hırs insanların ruhunu zehirledi, dünyayı bir nefret çemberine aldı. Hepimizi kaz adımlarıyla sefaletin ve savaşların içine sürükledi. Hızımızı artırdık, ama bunun tutsağı olduk. Bolluk getiren makineleşme bizi yoksul kıldı. Edindiğimiz bilgiler bizi çıkarcı yaptı, zekamızı da katı ve acımasız. Çok düşünüyoruz, ama az hissediyoruz. Makineleşmeden çok insanlığa, zekadan çok iyilik ve anlayışa gereksinmemiz var. İnsancıl değerlerimizi koruyamazsak hayat korkunç olur, hep yitiririz. Siz insanlar güçlüsünüz. Makineleri yapacak güç sizdedir. Bu hayatı olağanüstü bir mutluluk serüvenine çevirecek olan yine sizlersiniz. Öyleyse, insanlık ve demokrasi adına bu gücü kullanalım ve milliyetçilik hastalığına karşı birleştirelim. Din, dil, ulus ayrımcılığı olmayan yeni bir dünya yar…

Asırlardır Bulunamayan 'Kayıp'lar...

İnsanoğlunun en fazla merak ettiği kayıplar arasında ''Nuh'un Gemisi'', ''Atlantis uygarlığı'' ve varlığı tartışılan ''Kutsal Kase'' geliyor.İşte asırlardır aranın en meşhur 5 yitik.

Yeryüzünde birçok kayıp medeniyet ve kültür hazinesinin bulunması için her yıl onlarca araştırma yapılıyor. Kayıplar arasında en fazla merak uyandıranların başında Nuh'un Gemisi geliyor.

Nuh'un Gemisi'ni bulmak için çeşitli tarihlerde yapılan birçok arama çalışması sonuçsuz kalmasına rağmen halen araştırmacıların en fazla ilgilendikleri kayıplar arasında ilk sırada yer alıyor.

-AĞRI DAĞI'NDA MI?-

Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğa inananların sayısı hayli fazla. Resmi kayıtlara göre, Nuh'un Gemisi'ni aramak üzere 20 Ağustos 1829'da Ağrı Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk araştırmacı Alman bilim adamı Frederic Parrot oldu. Parrot, Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda bulunduğunu öne sürerek biri Rus, 6'sı …

Tarihten Kısa Kısa -Gözden Kaçan- Notlar...

Kanuni Viyana'yi neden alamadi ? 

Kanuni Sultan Süleyman'in 1529 yilinin mayis
ayinda 75 bin kisilik büyük bir ordu ile Viyana'ya sefere çiktigini, O
yilin son 10 yilin en yagisli yazini yasadigini, Kanuni'nin çamura
saplanan toplarini geride biraktigini, Viyana önlerine de bu kosullar
nedeniyle bes ayda ancak vardigini, ordusunun yiprandigini, Bu arada
Viyanalilara takviye geldigini ve hazirliklarini tamamladiklarini,
asker sayilarini iki katina çikardiklarini, Bu aksilikler olmasa
Kanuninin büyük olasilikla Viyana'yi almis olacagini ve tarihin
degisecegini, Biliyor muydunuz?

Piramitlerin sirri 1 

Kahire'de bulunan Keops piramitinin 12 ton agirliginda iki buçuk milyon
tas bloktan olustugunu, Günde on blok yerlestirilmesi halinde yapiminin 664 yil
sürecegini, Piramitin üstünden geçen meridyenin karalari ve denizleri tam esit
iki parçaya böldügünü ve piramitin dünyanin agirlik merkezinin tam ortasinda
bulundugunu, Yüksekliginin 164 m.) bir milyarla çarpiminin günesle dünyamiz
a…

'Gizemli Kapı'dan Süzülen Yansımalar...

... Hayat, çok garip, çok değişken, unutkan, vefasız, yüzeysel, utanmaz, arlanmaz, komik, mecbur... YeniTürkü'nün söylediği gibi aslında kısaca 'Maskeli Balo'  bu hayat... Astım hastalarının nefeslerine rahatlık getirmek için kullandığı alet misali, bu hayatın yaşanmazlıklarından her bunaldığımda - bu anlar o kadar çok ve ansızın ki-  Yüreğimden nefesime bir 'Aşk' çekiyorum. Uyuşuyorum, aptallaşıyorum belki ama kendimde kalıyorum; şükür... Öyle yoruldum ki hayatı yazmaktan, konuşmaktan. Hergün aynı olayları farklı insanlarla yaşamak bayağı bir yorucu... Hele birde direniyorsan. Bekliyorum; ellerini sımsıkı tuttuğum Aşk ile, o mucize 'Gizemli Kapı'dan geçmeyi... Gerçeğe doğru... Allah her daim 'yar' 'yardımcımız' olsun inşallah bu yolda. Tüm yüreklerine tutunup direnenlere... 
Saygıyla.


Bab-ı Esrar-Sızı






Bab-ı Esrar-Yansımalar



Tarihten Bir Sayfa: 'Eski'meyen Paralarımız...

Resim
(not: Kağıt Paralarda Tarih sıralaması karışıktır...)



































Tarihten Bir Sayfa: 'AhırKapı Feneri'...

Resim
İstanbul Boğazının batı ağzında Marmara’ya bakan büyük deniz feneri. Limandan ayrılıp Marmara’ya doğru dönünce, yüksek ve beyaz yapısı ile hemen görünür. Fener, Sultan Üçüncü Osman tarafından 1755 yılında kale burçlarından biri üzerine yaptırılmıştır. Pekçok tamir görerek günümüze kadar gelmiştir. Ahırkapı Fenerinin yüksekliği 40 metredir. Açık havada, her altı saniyede yanıp sönen ışığı 29 kilometreden görülür. Gece karanlığında gemilerin yollarını bulmalarında, karaya oturmamalarında büyük faydaları vardır. Herhangi bir sebeple arızalandığında, radyo haberleriyle denizcilere, yanmadığı duyurulur. Böylece muhtemel kazaların önüne geçilmiş olur. Sultan Üçüncü Osman zamanında ticaret için Mısır’a gitmek üzere yola çıkan Hacı Kaptan yönetimindeki gemi, kötü hava şartlarından dolayı karaya oturdu. Bunu haber alan Sultan, Sadrazam Said Paşa ile beraber karaya oturan geminin yanına geldi. Padişah, kurtarma faaliyetlerine bizzat nezaret etti. Gemi mürettebatı salimen kurtarıldı. Gemicilerde…

Clubbed to Death... [Rob Dougan]

Hayatın kurtulamadığımız düzenine karşı verdiğimiz ve -azınlık da olsa- verdiğiniz savaşı kısa ve öz olarak anlatan güzel bir klip... İyi seyirler.

'Bizim Bu Hayatta Çektiğimiz Bizden'...

Fincanımdan yudumladığım kahve, dinlediğim müziğin eşliğinde,  anason kokusu eksik rakı misali hafif düşünceleri çakıırlaştırarak süzülüyor aşağıya doğru... Gece gece sağolsun okuduğum bi yazınında -'Acı Hayat' etkisiyle  yine -bilinçli- olarak hüzüne doğru yolculuğa çıktım... Yanımda her daim Aşk'la... Kamuran Akkor'un güzel yorumuyla 'Sev Yeter'i dinleyesim geldi; belki de düşünceler istedi... 35'in kapısına hızlı adımlarla yaklaşırken düşüncelerin yavaş yavaş durulduğunu, daha bir sakinleştiğimi, sessizleştiğimi, tepkisizleştiğimi, farklı -kaçıyor gibi görünen ama asla kaçmayan- bir koruma içgüdüsünün içime yerleştiğini görüyorum. İçimdeki umudu eksiltmeyen ama yönünü değiştiren bir durum bu... Bu hayattan 'daim hayat'a doğru... Yaşadıkça yalanı dolanı, daha bir yaşanmaz katlanılmaz hale gelse de bu hayat, ne çare ve BİÇARE nefesimiz el verdiğince yaşamaya devam edeceğiz; Yüreğimizdeki o kıymetli anahtarı kaybetmeden... Bilmiyorum, belki önyargıl…