Yazıktır!.. Günahtır!.. Ayıptır!..



     ... Bu nasıl bir yaman çelişkidir; nasıl bir oyunun piyonlarıyız.... Allah'ım çıldıracak gibi oluyorum yoğunlaşınca bu düşüncelere... Yıllardır, siyasetin ve siyasetçilerin kuklası misali bir o yana bir bu yana savrulup birbirimize zarar verip, ah'larla, eyvah'larla, sıkıntılarla, hayallerle yaşayıp -kahretsin ki- yaşatılıp birşeyler yaşıyoruz. Çıldıracak gibi oluyorum, çünkü benliğime sımsıkı tutunuyorum... 
     Bir yandan halkımızın, muhalefetinden iktidarına her kesimin desteğini arkasına alarak fransa'nın densizliğine cevap veriyorsunuz. Güzel, çok güzel ve devamı gelmesi gereken çok önemli bir konu. Bir yandan da sadece 2 yıl milletvekilliği yapılmasını 'EMEKLİ' olmak için yeterli görüyorsunuz... Alınacak maaşı buraya yazmaya UTANIYORUM!.. Hak mıdır? Reva mıdır? Emeğiyle, alın teriyle yıllarca çalışıp emekli olmaya çalışanlara?!. Vekili olduğunuz Millete sordunuz mu bunu?  Yazıktır, günahtır, ayıptır... En kötüsü 'Kul Hakkı'dır!.. 
     Rahat içinde olan sıkıntılının halinden anlamaz!.. İçten EMPATİ yapmak lazımdır. 


     Ruhu şad olsun, Atatürk'ün bir anısıyla konuyu sonlandırmak istiyorum; 
"Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti."


Saygılar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına