Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

'Yarabbim'... [Orhan Gencebay][U-Mutlu Yıllar...]

Aşk ile düzelecek bu düzen; dillerde, dileklerde olan iyiye dair olanın kaynağı, başlangıcı Aşk... Aşk olsun size, sevdiklerinize, baktıklarınıza, düşündüklerinize, kızdıklarınıza, unuttuklarınıza, her daim aklı-selim olan bir mukabele tüm insanlara 'Aşk' olsun... Yüreğinizde Aşk ile gelecek olan-nefesiniz dahilinde bu dünyada yaşayacağınız- her seneniz u-mutlu olsun... -ki mutlu olun... -ki karşınızdaki de mutlu olsun... -ki o da karşısındakileri mutlu etsin... -ki... 


Yarabbim sen büyüksün 
Yarabbim sen görürsün 
Durdur geçen zamanı kulların gülsün 
Bütün saatler dursun 
Dert rüzgarları sussun 
Aşk güneşi bahtıma gülerek doğsun 

Şimdi aşk zamanıdır 
Aşk ömrün baharıdır 
Bırak sarhoş olalım 
Meyler aşk şarabıdır 
İçtiğim aşk şarabıdır 

Mevsim bahar olunca
Aşk gönüle dolunca 
Sevenler kavuşunca 
Yaşamak ne güzel 

Senden uzak yaşamak 
İnan yaşamak değil 
Aşkı anlatan hiçbir söz tamam değil 
Bazı duygular var ki 
Kelimelere sığmaz 
Sevenler anlar ancak sevmeyen değil 

Şimdi aşk zamanıdır 
Aşk ömrün ba…

'Benim Aşkım Beni Geçti'... [Fikret Kızılok]

'Üstad'ın gençlik resimleri eşliğinde... Ruhun daim şad olsun... Saygılar.


Pınarbaşından bulanır canım oy 
İner ovayı dolanır canım oy 
Sende çok anlar talanır canım oy 

Dağlar duman olur 
Çayır çimen olur 
Ben yari görmezsem 
Halim yaman olur 
Vay vay 

İçinceye inmedi mi canım oy 
Dert nedir hiç bilmedi mi canım oy 
Fikre gönül vermedi mi canım oy 

Dağlar duman olur 
Çayır çimen olur 
Ben yari görmezsem 
Halim yaman olur 
Vay vay 

Benim aşkım beni geçti canım oy 
Damla damla gönül deşti canım oy 
Ben değil, o yolum seçti canım oy 

Dağlar duman olur 
Çayır çimen olur 
Ben yari görmezsem 
Halim yaman olur 
Vay vay


'Ciğerparem'... [Fuat Saka-Maria Farantouri]

Ah kör olası zalim gurbet
Ciğerim yandı kor
Gelmez geri ciğerparem
Yanarım yanarım
Yanarım dönmez geri
Ah yol gözlerim, haydi dön gel
Giden gelmez ki ah
Yanarım yanarım
Yanarım dönmez geri


'Aşk'ın Sonsuzluğuna Dair... [Mevlana]

Şems i Tebrizi: 

“Ey müslümanların imamı! . Hz. Muhammed mi büyük, Bayezid-i Bistami mi? 

Sorunun heybetinden kendinden geçen Mevlana, kendini toplayınca; 

“Bu nasıl soru böyle? Tabi ki, Allah’ın elçisi Hz. Muhammed   büyüktü.” 

O zaman Şems: 

“O halde neden Peygamber bu kadar büyüklüğü ile ’’Sizi bilmem ama ben onu hala aramaktayım” buyururken, 

Bayezid, “Ben çok mutluyum! Benim şanım çok yücedir. Zira cesedimin her zerresinde Allah’tan başka varlık yok!..” demekte? 

Mevlana: 

“Hz. Muhammed, hala aramaktaydı, 
Bayezid ise, Allahın sonsuzluğu içinde ona vardığını zannetti ama esasında böyle bir şey yoktur.” 

Mevlana da sevginin yolu-Nigel Watts

'Bir Misafirliğe'... [Melih Cevdet Anday]

bir misafirliğe gitsem(k)
b(ize)ana temiz bir yatak yapsalar 
herşeyi, adımı(zı) bile unutup 
uyusam(k)... 

kalktığım(ız)da yatağım(ız) hala lavanta koksa 
kekikli zeytinli bi kahvaltı hazırlasalar 
nerde olduğumu(zu) hatırlamasam(k) 
hatta adımı(zı) bile unutsam(k)...


'Herneyse'... [Özdemir Asaf]

Türkiye’de İstanbul ne ise, 
İstanbul’da gece ne ise 
Gecede yürümek ne ise 
Yürürken düşünmek ne ise 
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise 
Unutamamanın anlamı ne ise 
Seni sevmek ne ise 
Saklayayımmı yok söyleyeyim derken 
Birden aşka düşmek ne ise. 
Herneyse...

'Anlayamadılar'... [Nazım Hikmet]

Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim 
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda... 
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! .. 
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik 
Anlayamadılar...

'Deniz Üstünde Fener'... [Selçuk Balcı]

...Bugün kulağıma kemençenin o tarifsiz güzel ezgisi geldi; ilk defa dinledim. Paylaşmak istedim...


Deniz üstünde fener bir yanar bir de söner. 
Bu gaybana sevdaluk ne yana olsa döner. 
Bu gaybana sevdaluk kırk tarafa da döner. 

Gel kaçalum sevduğum dağlarin arkasindan. 
Yandum da eleceğum bu yurek yarasindan. 

Duman gelur dereden kapatur daği taşi. 
Sevduğumun yuzinden durmaz gözumun yaşi.




ya da

'Havada Bulut' Dizisinde Çalan Güzel Ezgi... [YeniTürkü]

...


'MetÜst'ten(Metin Üstündağ) Hayata Dair...

hayatın önünü tıkayan yetkili embesiller ve hayata omuz veren mütevazı deliler 


onlara rastlardınız mutlaka., eskiden, her mahallede bir adet bulunurdu, numune., eskiden her mahalle bir kere de delisiyle anılırdı her yerde, ve bir anlam kazanırdı mahalle 

örneğin, bir kahvede boşalan bardakların dibini, bir bira bardağına boca ederek keyifle içerlerdi., örneğin, bir taşı esvaplarıyla sürterek parlata parlata ayna gibi yaparlardı., ve akıllı insanlar da onlara o taşı atmasınlar diye onlara iyi davranırlardı., onlar da acaba sevgiden mi bu izzet-i ikram taşlan mı hiç anlamazlardı., örneğin, civardaki naylonları, konserve kutularını toparlayıp uzay üssü alfa’yı kurmayı hayal mayal ederlerdi., örneğin, kurumuş ekmek kırıntılarını biriktirip biriktirip kocaman, dolmabahçe sarayı kadar pasta yapmayı tahayyül ederlerdi 

aklın ve iyiliğin aşkınlıktan, zıvanadan çıkarılmış halleriydiler., ve doğayı şenlendiren zararsız bez bebekler gibi kendi kendilerince yaşar giderlerdi 

günümüzde insanlar maale…

'Madem Ateşin Var, Ne Duruyorsun Karanlıkta?'... [Müşfik Kenter]

Resim
'Gecenin Öteki Yüzü' adlı eski bir dizinin bir bölümünden güzel bir sahne... Ruhun şad olsun 'Üstad'... Ağzına sağlık...


"...Ateşin varmı?.. Sigara içmez misin?.. Allah bilir rakı da içmezsin?.. Konuşmasını da bilmezsin değil mi? Sen kuşları da sevmezsin, çiçekleri de? Söyle, öyle değil mi?.. Çocukları... Canın çekmez mi hiç keyfetmeyi?.. Parayı sever misin, parayı?.. Onu da mı?.. Erkeklerden nefret ediyorsun ha?.. Eee, sana da bu yakışır... At kendini denize, ne duruyorsun? Boşuna bu dünya demen. Benim yarı yaşım kadar bile yoksun. Güzelmişsin de. Derdin mi çok?.. Ha?.. Benden de mi çok?.. At kendini şuradan denize, seni o paklar... Madem ateşin var, ne duruyorsun karanlıkta?.. Hadi koş, hayata... Hey bre Karacaahmet, kara mezarlık... Sana gelmiyorum işte, var mı bir diyeceğin?.. Yorgo'nun meyhanesine gidiyorum. Daha çok beklersin; çok..."


'Hayatımın Çiçeği'... [Zeki Müren]

...

Hayatımın çiçeği,
Gönlüm özlüyor Seni,

Ruhuma gir yak beni,
Dola kollarını sar beni,

Ayrılığın çok acı,
Gel artık üzme beni,


Ruhuma gir yak beni,
Dola kollarını sar beni


'Hasret Türküsü'... [Seyyan Hanım]

...

O gözler bana eskisinden yabancı,
Gönlümdeki bu sevda hiç dinmeyen bir acı,
Ruhumun kederinden gözlerim yaşla doldu,
İnliyorum derinden bana bilmem ne oldu

En candan arkadaşım ruhumu saran gece,
Ben kime bağlanmışım ağlıyorum gece,
Kimsesiz karanlıklar derdime şifa verin,
Kalbimdeki yaralar daha çok daha derin



'Ne İçin Yaşıyorum?..' [Tolstoy]

"sonsuz büyük mekanda,sonsuz zaman içinde,sonsuz küçük parçacıklar,sonsuz küçük bileşimler içinde değişirler ve sen eğer bu değişimlerin yasalarını kavrayamamışsan,yeryüzünde niçin yaşadığını da kavrayamamışsındır..."

'Paryoşa'... [Murat Yılmayıldırım]

İkincisi;


advaşirey karvuşaloy kerdiley vaz
andırvay lafyuvaş
et yu vay şetlentulday ley
şayn yu lof fit
endurget faylayft yu veyt
paryoşa... paryoşa...
paryoşa
tendır kaftıvol opliyuş vanadey
hefitişıpiyl lona gay vona yuş
paryoşa... paryoşa...
kırambıl yuveşay ada doy dada dey
yundey fileft veyç ada du didi dey
paryoşa... paryoşa
paryoşa

****************************************

anlamazlar garip dilimi
çözemezler beni ben yapan beni
aşklar vardır her şeyi anlatır
her şey melodiler yumağıdır
tanrıdan gelir mavi gücüm
şarkılardaki ölümcül büyüm
aşklar vardır beni anlatır
her şey sevgiler sunağıdır
paryoşa... paryoşa
paryoşa
götür beni eski bir şarkıda uyuyan
güzel muraşka'ya... paryoşa
paryoşa beni hiç bırakma
al yanına...
paryoşa aşkı getirdi bana
dudaklarımla doyurdum
mavilere boyadım onu
paryoşa... paryoşa
uyuyo muraşka...



'Muraşka'... [Murat Yılmazyıldırım]

'Düş Sokağı Sakin'i Murat Yılmazyıldırım'dan 2 adet 'özel' şarkı; anlayana ve anlamak isteyene değil; sadece 'hissedene'...

"Hayatın karmaşası misali, şarkının kelimelerinden dökülen; Aşk'ın ta kendisi kelimelerinde gizlenen..."

Birincisi;

ferjara hicey
hiceya murarusa
yeliha reji ya hargusa
herridey mandi
kurfara eti loya meni loy hargaya urasa

inna muraska

ina fadey, ina limni, ina godiya

hirceri manju
manjudey inda huji
mendiya fergira yarusa
elderi huncay
araju kayadosa
viteya forasi urasa

inna muraska
ina fadey, ina limni, ina godiya

ina godiya..... godiya..... ina godiya..... godiya..

yuvaşi derey
memiley danatuji
efiyo lahsi dar urasi

inna muraska
ina fadey, ina limni, ina godiya

ina godiya..... godiya..... ina godiya..... godiya

inna muraska
ina fadey, ina limni, ina godiya

**************************************


Hadi gel yaklaş... 
düşlerimin içinden çık.. 
Aşkımın içine gir. Allah'ın mağarasındayım ve sıcak yatağımı sana sunmaktayım muraşka...
Ölme...
Ölmeden y…

'Alıştım Susmaya'... [Emre Aydın]

Zifiri.. [Haluk Levent]

Uykudan Önce...

'Anlamsızca Hayata Serzeniş'

...Kurtuluyorum, hepinizden, herşeyinizden, düzeninizden, kurallarınızdan, yasaklarınızdan, idollerinizden, öğrettiklerinizden, kandırmalarınızdan, poh pohlamalarınızdan, aptal yerine koymalarınızdan... Bu saydıklarımdan fazlası var, yazmadığım... Böyle bir mucizeyi(akıl) taşıyıp, nasıl bu kadar dengesiz bir canlı olabiliyor insanoğlu anlayamıyorum. Anlamak da istemiyorum artık. O kadar yoruldum ki... Doğru olmaya, dürüst olmaya, 'Onur'lu olmaya, çalmadan, hak yemeden kazanmaya, tarafsız olmaya, kim doğruysa ona doğru demeye çalışmaktan... Yoruldum... Aa, tabii bunlar için hiç yorulur mu insan?! Değil mi, bunlar zaten olması gerekenler, Bunlar olacak ki yaşadığın hayatta başarılı olasın!.. Bir yerlere gelebilesin, insanlar sana saygı duysun. Yıkanmış beyinleriniz, gerçekleştiremediğiniz hayallerinizle empoze ettiğiniz düşünceler doğrultusunda olması gerekeni, doğru, iyi, dürüst olmayı hep başkaları için yapmak zorunda olduğumu düşündüm. Hep …

Ebedi'Seyyah'... [Murat Çelik]

'Ölüm'... [Murat Çelik]

"Güzel Günler Göreceğiz"... [Çetin Tekindor][Nazım Hikmet-Nikbinlik]

Resim
'Güzel günler göreceğiz... Sonsuzluğa açılan kapının ardına geçtiğimizde...'



Güzel günler göreceğiz çocuklar 
Motorları maviliklere süreceğiz 
Çocuklar inanın inanın çocuklar 
Güzel günler göreceğiz güneşli günler 

Hani şimdi bize 
Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır, 
Yalnız cumaları,yalnız pazarları 

Hani şimdi biz 
Bir peri masalı dinler gibi seyrederiz 
Işıklı caddelerde mağazaları, 
Hani bunlar 
Yetmişyedi katlı yekpare camdan mağazalardır. 

Hani şimdi biz haykırırız 
Cevap: 
Açılır kara kaplı kitap:Zindan 

Kayış kapar kolumuzu 
Kırılan kemik, kan 

Hani şimdi bizim soframıza 
Haftada bir et gelir 
Ve 
Çocuklarımız işten eve 
Sapsarı iskelet gelir 

Hani şimdi biz 
İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar 
Güneşli günler göreceğiz 
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar 
Işıklı maviliklere süreceğiz 


'Papatya'... [Ezginin Günlüğü]

Boynu bükük bir papatya 
Olduğuma bakıp da 
Senden vazgeçtim sanıp 
Sakın aldanma 

Yedi kat yerin altından 
Örgütlenip 
Takılı verdim saçının arasına 

Yedi kat yerin altından 
Örgütlenip 
Takldım saçının arasına 

Boynu bükük bir papatya 
Olduğuma bakıp da 
Senden vazgeçtim sanıp 
Sakın aldatma 


'Firar'... [İncesaz]

Aşk'a...


"bir sihir gibiydi şehre inerken gece
mektubun güvercin oldu vardı gizlice
gel diyor, geç olmadan gel, geçiyor yıllar
böyle başladı, dönülmez bu müthiş firar

madem ki yeminimiz var, madem aşk mukadder
işte geldim, bilmesinler yarına kadar
bil ki artık dönüşüm yok, gitti son vapurlar
sakla beni, bulmasınlar sabaha kadar

belki herkesin dilinde şimdi bu firar
belki verildi kararım, şimdi yoldalar"


İlginç Özelliklere Sahip İnsanlar...

Resim
Dünyanın en ilginç özeliklerine sahip insanlarının ilk 10′unun hikayeleri…

1. Gözü yok ama görüyor
Ben Underwood isimli bu adamın gözleri üç yaşındayken alınmış. Kanser teşhisi konan genç adam gözleri olmadığı halde aynı yunus balıkları gibi kendi kendine geliştirdiği özel bir yetenekle görmeyi başardı. Sese dayalı görme duyusu geliştiren bu adam en mucizevi insanlar listesinin ilk sırasında yer alıyor.



2. Soğuğu hissetmiyor
Hollanda’da yaşayan Wim Hof ‘buz adam’ olarak da anılıyor. Buzun altında yüzebiliyor ve buz dolu bir varilin içinde saatlerce kalabiliyor. Mt Blanc dağına bile çok kısa bir sürede tırmanan 48 yaşındaki Wim Hof, bu konuda dünya rekorlarına da imza attı.



3. Beyni ultra hızlı bir güce sahip
Daniel Tammet aslında otistik fakat en zor matematiksel işlemleri ışık hızıyla yapabiliyor. 10 bine kadar olan sayıları özel bir algılama kabiliyetiyle algılayan bu bionik adam ilginç bir işlem yeteneğine sahip. Aynı zamanda dil yetenekleri de bulunan Daniel Tammet, çok hızlı bir biçimd…

W.Shakespeare'den...

"...Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa. 
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa... "

'Haberimiz Yok'... [Kurtuluş]

'Üstad'a saygıyla... Ruhun şad olsun; daim... 


'Hayata Dair Alıntılar'...


'Kimseye Anlatmadım'... [Bülent Ortaçgil/Birsen Tezer]

(not: Videoyu izlerken belki: "yine mi aynı filmden kareler" diyebilirsiniz. Ama şimdiye kadar seyrettiğim hiçbir Aşk filminde 'Aşk' bu kadar güzel anlatılmadı...)



Sev beni, sar beni 
Bir tek kötü sözün sarsar beni 
Bilinmez denizlerin 
Kuytu koylarında bul beni 

Bil beni, al beni 
Bu saçmasapanlıktan kurtar beni 
Uykusuz gecelerin 
Gizli örtüsünden çıkar beni 

Ben bunları kimseye anlatmadım 
Kendimle bile konuşmadım 
Ben bunları kimseye anlatmadım 
Bir tek sen duy diye,
Sen bil diye, 
Sen anla diye... 

Sor beni, bul beni 
Sessiz şarkılarda çal beni 
Bulutlar ülkesinden 
Kuru topraklara indir beni 

Sez beni, yaz beni 
Karmakarışıklığımdan çöz beni 
Birikmiş tortuların 
Gizli sularından süz beni 

Ben bunları kimseye anlatmadım 
Kendimle bile konuşmadım 
Bir tek sen duy diye, 
Sen bil diye, 
Sen anla diye...


'Çığlık Çığlığa'... [Bülent Ortaçgil]

çığlık çığlığa...




Seni sevdiğimi anladığım günden beri 
Sesler değişti, renkler değişti 
Yüzümdeki çizgiler başkalaştı 
Geçmişim değişti oyunlaştı 
Yeşilin ortasındaki gelincik gibi 
İnceleşti, yabancılaştı. 
Siste bağıran vapur düdükleri gibi 
Geliyor muyuz, gidecek miyiz, yoksa çığlık çığlığa... 
Seni sevdiğimi anladığım günden beri 
Hiçlik değişti yokluk değişti 
Karşılıksızlığım dengeleşti 
Günler değişti sana dönüştü 
Nasıl gördüğün düşü yeniden istersen 
Nasıl bir yılgınlıktır sabah zilleri 
ZamanI gelince nasıl terkeder kuşlar 
Kaçıyor muyuz, kalacak mıyız, yoksa çığlık çığlığa... 
Seni sevdiğimi anladığım gunden beri 
Yüzler değişti, dostlar değişti 
Yorgun sokaklar bile karşı çıktılar 
Adresler değişti evler değişti 
Seni sevdiğimi anladığım günden beri 
Gökyüzü değişti geceler değişti 
Çocuklar bile bana çiçek diye baktılar 
Yaşıyormuyuz, unutacakmıyız yoksa çığlık çığlığa...


'Ateşböcekleri'... [Rabindranath Tagore]

Çağlayanlarıyla 
uzak denizlere nasıl dokunuyorsa dağ, 
ben de öyle şarkımla dokunuyorum Tanrı’ya.. 

Kelebekler ayları değil, anları sayar 
tükenmez zaman okyanusunda.. 

Bırak güneş ışığı gibi sevgim sarsın seni 
ama gene de esirgeme benden aydın özgürlüğü.. 

Konuşulurken de gizli kalır sevgi 
çünkü ancak seven bilir sevdiğini.. 

Toprağın tutsaklığından kurtulmak asla 
özgürlük olamaz ağaca.. 

Sevmekle öderim sana sonsuz borcumu 
bilerek ve anlayarak ne olduğunu...

'Eylül Akşamı'... [Mehmet Günsür]

Öncelikle Üstad, Sayın Bülent Ortaçgil'e saygılarımla...

Bülent Ortaçgil gençlik yıllarında , eşiyle aynı mahhallede oturmalarına rağmen yıllarca birbirlerini hiç görmeden , farketmeden yaşadıkları için ve çok uzun zaman sonra birbirlerini farkettikleri için , bu şarkıyı karısına yazmış..


hiçbir neden yokken, 
ya da biz bilmezken tepemiz atmış 
ve konuşmuşuzdur... 
onca neden varken 
ve tam sırası gelmişken 
hiçbirşey yapmamış 
ve susmuşuzdur... 
aynı anda aynı sessiz geceye doğru 
içim sıkılıyor demişizdir 
aynı sabaha uyanırken 
kimbilir 
aynı düşü görmüşüzdür 
olamaz mı? 
olabilir. 

onca yıl sen burada 
onca yıl ben burada 
yollarımız hiç kesişmemiş 
şu eylül akşamı dışında 

belki benim kağıt param, 
bir şekilde, döne dolaşa 
senin cebine girmiştir 
belki aynı posta kutusuna, 
değişik zamanlarda da olsa, 
birkaç mektup atmışızdır 
ayın karpuz dilimi gibi
batışını izlemişizdir deniz kıyısında 
aynı köşeye oturmuşuzdur köhnede 
belki de birkaç gün arayla 
olamaz mı? 
olabilir. 

onca yıl sen burada 
onca yıl ben…