İlginç Müzayede...




Baba oğul birbirlerinden başka en sevdikleri şey dünyaca ünlü ressamların en güzel sanat eserlerini biriktirmekti. bütün bir konak duvardan duvara bu eşsiz ve paha biçilmez tablolarla doluydu. yapmayı en çok sevdikleri şeyde şöminenin karşısında şaraplarını yudumlarken bu sanat eserleri hakkında yaptıkları yorumlardı. bir gün baba oğlunu askere gönderdi. uzunca bir zaman sonra dünya savaşı bitmiş baba büyük bir özlemle oğlunu beklemekteydi bir gece kapı çaldı ve malesef gelenler oğlunun cesedini getirmişti. baba dizlerinin üstüne yıkıldı boğazı düğüm düğümdü oğlunun cesedine sımsıkı sarıldı..
bir zaman sonra baba hergece oğluyla yaptıkları gibi şöminenin karşısında tabloları büyük bir üzüntü ile izlerken kapı çaldı. gelen kişi elinde büyükçe bir tablo taşıyordu ona oğlunun askerlik arkadaşı olduğunu, oğlunun kendi canı pahasına hayatını kurtarmış olduğunu hayatını oğluna borçlu olduğunu uzun uzun anlattı. oğlu askerdeyken bu adama resimlere ne kadar düşkün olduklarını anlatmış bu adamda onun portresini çizmişti. baba oğlunun portresinin olduğu bu tabloyu evin en güzel köşesine astı ve adama binlerce kez teşekkür etti. bir gün baba öldü ve tabloları müzayedede acık arttırmaya sunuldu. müzayede salonu bu eşsiz koleksiyondan parçalar almak isteyenlerle dolup taşmıştı. ilk satışa sunulan resim oğlunun portresiydi. ancak kimse bu resmi almak istemiyordu nede olsa onun dışında alınmaya değer bir cok paha biçilmez eser vardı. ancak müzayede başkanı ısrarla soruyordu. konuklar yavaş yavaş sinirlenmeye başladı: ''bırakın lütfen şu basit resmide asıl tablolara geçelim'' diye öfkeli öfkeli bağırıyorlardı. müzayede başkanıda ısrarla bu resim satılmadan diğerlerine geçmeyeceğini söylüyordu. arka sıralarda üstü başı kılıksız fakir görünümlü bir adam oturuyordu ve müzayede başladığından beri gözü kimsenin istemediği o portredeydi almayı cok istiyordu ama bir türlü söyleyemiyordu çünkü hiç parası yoktu. sonunda dayanamadı ve: ''10 dolarr'' diye bağırdı. herkes alaylı bir şekilde ona bakıyordu. müzayede başkanı:''10 dolar dediler satıyorum satıyorumm..'' diğer tabloları almak isteyenler hiç oralı olmadı ve müzayede başkanı''SAAATTTTIIMM''dedi.potreyi alan adam baba oğulun hizmetkarlarıydı onları canı gibi sevmiş ölümleriyle adeta yıkılmıştı hele oğlu nerdeyse onun elinde büyümüştü sonsuz bir sevinç içindeydi bu portreyi alabildiği için. ve müzayede başkanı müzayedenin sona erdiğini bildirdi konuklara. Ama nasıl olurdu ya alacakları o diğer eşsiz eserler.. bağırışmalar öfke çığlıkları arasında müzayede başkanı şunları söyledi:''saygıdeğer konuklar beyefendinin vasiyetidir, oğlunun portresi satılana kadar gizli kalmasını istedi vasiyetin. çünkü vasiyete göre biricik oğlunun portresini kim alırsa diğer bütün tablolar hediye olarak o portreyi alan kişinin olacaktı..''
büyük bir şaşkınlık içinde öylece kaldılar konuklar.. artık o değerli paha biçilmez tabloların sahibi 10 dolara oğlunun portresini alan hizmetçinin olmuştu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına