'Yeşilçam Sokağı Fotoğrafları'ndan... [Cevat Kurtuluş][Taner Ay]



Cevat Kurtuluş





























Çocuk olduğum günlerde, ne vakit bir Cevat Kurtuluş filmi seyretsem, 
kahrımdan öleceğimi sanırdım; hayata sonuna kadar açtığı gözlerinden 
bir sevinçle asılan bu adama, niçin hep "aptal" rolünü uygun gördüklerine 
bir türlü anlam veremediğimden. Ve, bütün iyi insanların hep "aptallıkla" 
konumlandırdıkları bir başka vahşi ülkenin neden haritalara çizilmediğine şaşarak. 
Yıllar sonra, Cevat Kurtuluş’a hep Beyoğlu’nda rastladım, genellikle 
Atlas Pasajı’nın önünde, sabahın erken saatlerinde. Artık mezarları meçhul bir mazide 
yaşayan mavi gömlekli belediye otobüsü biletçileri gibi boynundan sağ tarafına sallandırdığı eskimiş deri çantasıyla, kırmızısı ve yeşili bas bas "komik" bağıran kareli ceketiyle, 
başındaki kaptanın seyir defteri şapkasıyla, acılara yürürken. Yapımcıların kasalarından 
Cevat Kurtuluş’un cebine girmesi nedense sürekli bir başka güne ertelenen komik paraya 
veya kapalı kapılardan "bahşiş" niyetine rol beklentilerine yürüdüğünden emindim onun. 
Çünkü, "komik" olan artık sadece ceketiydi, suratındaki "komik" bugünün dünyasında 
olmayan çok eski bir acıda kaybolmuştu. 

Hafızam beni yanıltmıyorsa, Cezmi Ersöz yazmıştı, Cevat Kurtuluş’un sevinçten öldüğünü 
Meşini yırtık toplara birlikte ter döktüğümüz bir çocukluğun sevgili arkadaşının işittiğine 
göre, Cevat Kurtuluş bir meczup gibi acılara yürürken, yolda karşısına Kandemir Konduk 
çıkar. Kandemir Konduk gibi bir "çakal" hiç kaçırır mı bu fırsatı, anında komiklikten emekli 
mutsuz Cevat Kurtuluş’a, televizyon için hazırladığı bir dizide rol teklif eder. Çok mutlu olur 
Cevat Kurtuluş. Sevincini canlı cansız her şeyle paylaşır yol boyunca. Ancak, hayat arkadaşı  Meral Hanım’ı sevindiremeden, ölüm, komiklikten emekli mutsuz seyyahı yollardan bir hastahane odasına çekiverir. Ok meydanı Hastahanesi’nde imzalanan raporun "ölüm nedeni" hanesine 
Latince ne karalandığını bilmiyorum ama, Meral Kurtuluş, Kandemir Konduk’a telefon açarak, "Ölmeden önce onu şereflendirdiniz, mutlu ve sevinçli öldü" demiş. İşte Yeşilçam Masalı’na 
aykırı bir dipnot; mutlu ve sevinçli ölen bir başka sinema emekçimiz daha yok Cevat Kurtuluş’tan başka. 

Kedi tırmığında bir parantez, Cevat Kurtuluş’u sevenlere; Eylül ayı çınar kızılı hüzünlerini 

sevinçten aramıza yeniden dönebilir, o vakit. 
hiç beklemeyin, mezarına bir demet kır çiçeği götürün Cevat Kurtuluş’un. Belli olmaz, bir bakarsınız, Yeşilçam Masalı’na en aykırı dipnotu düşen adam, bir başka aykırılık daha yapar,


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına