Geçmiş Olsun Gökhan Gönül...


Maçı izlerken o an, finale çıkmakmış, gol atmakmış, yenmekmiş, hepsi kayboldu. Başımızı iki elimizin arasında, dudağımızı ısırıp ayağa kalktık... Samimiyetine inandığım nadir Fenerbahçeli futbolculardan biri Gökhan. Şükür, önemli bir şeyi yok. O tekme 10 cm. daha yukarı gelseydi -Allah korusun-... Acil şifalar Gökhan Gönül...

(not: Aslında bir şeyler yazmak istemiyordum maç için, ama maçtan sonra neredeyse herkes teşekkür etti Fenerbahçe'ye. Ben etmiyorum. Utandım, o maçı izlerken. Ezikliğimizden, pasifliğimizden, korkaklığımızdan, inançsızlığımızdan, yüreksizliğimizden... Adamlar(argo oluyor biraz kusura bakmayın), stada rahip getirmişler; yani inançlarını yanlarına alıp inanmışlar finale. Düşünün bizim maçta bir imamın seyircilerin arasında dolaşıp dua ettiğini... Eyvah eyvah; ne gerici ne yobaz bir düşünce!.. Bizim hiçbir şeyimiz tam değil ki!.. Öz'ümüzü kaybetmiş, ortalıkta dolaşan soytarıdan bir farkımız yok aslında- ne yazık ki!-... Her şeyimiz Avrupai(!), o kadar ki bir biz var bizden içeri, biz hariç!.. Kabul edemiyorum bu kadar yaklaşmışken kaybetmeyi... Avuntuları, nasihatlari, tesellileri bırakın Allah'ınızı severseniz. Galatasaray Uefa Kupa'sını almadan önce kaç defa yarı final, final oynadı?.. İnandılar, top yekün; yürekten ve kazandılar. Yürekten oynadığına inandığım bir adam -gibi adam- vardı sahada. Gökhan Gönül. O da çıkınca...)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına