'Memleket... Sevdana Yürek Gerek'...


     Kapitalizmin kucağında, maddiyatla korkutulmuş düşüncelerin eşliğinde, inanç sömürüsüyle, tepkisizleştirilmeye çalışılan, ya da gösterdiği, göstereceği tepkiyi -samimiyetsiz- eline yüzüne bulaştıran bir toplum olmuş; tüm dünya... Zaman geçerken, gelişeceğine hainleşiyor, onursuzlaşıyor, kısaca aslında 'ruhsuz'laşıyor... Büyük bir satranç oyununda hep 'mat' olmaya endeksli bir toplum olmuş; tüm dünya... Göz göre göre yanlışa dur diyememenin en büyük sebebi olsa gerek bu düzen. Sadece iyi niyet yetmiyor demek ki... O kadar filozof, düşünür, dünyanın iyi bir yer olması için çaba sarfetmiş, düşünceler ortaya atmış, benimsenmiş, ama; ama -futbol tabiriyle- gol vuruşu hiçbir idolde yok. Ne kapitalizm, ne sosyalizm, ne de diğer '...izm'lerde... Ve hala inatla toplum, işin kolayına kaçıp, asırlar öncesinin düşüncelerine sağlam çelik halatlarla bağlanmış misali, üretmek yerine türetiyorlar... Sol kulağı, sağ elle tutmaya çalışmak gibi... Böyle bir hayatta, kimsenin kendisini yönetebileceği bir kahramana, lidere ihtiyacı yok. Ya da o lideri, kendisi dışında aramasına... Çözümün yolu bu. Herkesin kendi kapısının önünü süpürmesiyle temizlenen sokak misali, herkes kendisinden sorumlu olduğunun farkına varıp, sadece kendisini doğru yolda, dürüst bir şekilde tutması gerekiyor... Bana verilmiş bir akıl varken, onu kullanabiliyorken, başkalarının düşüncelerini benimseyip, körü körüne doğrum yapmam, beni ne aydın, ne kültürlü, ne de doğru birisi yapar. Benden öncekilerden farkım olmadan, kısır döngünün içinde vaktimi doldurup giderim. Başlangıç noktanız sizsiniz... Bitiş noktası ya da sonsuzluğunuz da siz... 
     Bizim memleket sevdamızın içinde, ne milliyetçiliğin, ne sosyalizmin, ne de liberalliğin tek başına bir etkisi yok. Hepsi var; belki de. Belki de, çünkü bu düşüncelerin doğrultusunda değil Biz'deki memleket sevdası...Onların doğrultusuyla, düşünceleri ya da yönlendirmeleri yok; tam bağımsız, içten, benliğimizden, aklımızla özgür irademizin birleştiği noktadan gelen güç var... 
     
     Böylesine bir 'ruh' hali içinde olduğuna inandığım Sayın İlker Başbuğ'a ithafen:

"Bak bulutlar geçiyor üstünden kaldır başını 
Al mendilim sende kalsın sil yaşını of
Memleket...sevdana yürek gerek..."


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına