Kayıtlar

Eylül, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gramofon: İlelebet

Turgut Özakman Vefat Etti...

Güven Hastanesi'nden yapılan açıklamada, 14 Eylül tarihinden itibaren tedavi gören Özakman'ın koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği sebebiyle bugün saat 11.40'ta vefat ettiği bildirildi.

1 Eylül 1930 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Özakman'ın Kurtuluş Savaşı'nın anlattığı "Şu Çılgın Türkler" adlı belgesel-romanı haftalarca en çok satanlar listelerinin ilk sırasında yer almıştı.

Özakman kimdir?

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yapan Özakman, Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'ne devam
etti.

Daha sonra Devlet Tiyatrosu'na dramaturg olarak girdi.

TRT'de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983-1987 yıllarında Genel Müdürlük yaptı.

1988-1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulunda üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu.

Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bö…

Tuncel Kurtiz, Yaşamını Yitirdi...

Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun... Yılmaz Güney'in yakın arkadaşı, kendi deyimiyle muhalif, güzel insan... Muhalif olmalı insan, böyle bir hayatta... Garip olacak belki ama her şeye... Çünkü muhalif değilsen, bir şeyleri yanlış yapıyorsun. Değil mi ki bu hayatta bir yerlere gelmenin, 'büyük(!) adam olmanın bedeli benliğinden ödün vermek, yani muhalif olmamak, olamamak... 

Muhalif olacaksın böylesi bir hayatta; önce, her daim tetikte koyun olmayı bekleyen aklına!..



"İnsan Yaşıyorken Özgürdür..."

Gömdüm hepsini geliyorum, 
İnsan yaşıyorken özgürdür.. 
Yaklaştım iyice geliyorum, 
Her insan biraz ölüdür.. (Edip Cansever)




'Bir İhtimal Daha Var'... [Müzeyyen Senar]

"Sen(Aşk dolu Yüreğinle) Bir Ömre Bedelsin"...



Bir ihtimal daha var 
O da ölmek mi dersin 
Söyle canım ne dersin 
Vuslatın başka alem 
Sen bir ömre bedelsin
Sükut etme nazlı yar 
Beni mecnun edersin 
Vuslatın başka alem 
Sen bir ömre bedelsin


'Kapına Türkücü Geldim'... [Rabindranath Tagore]

Her buyuruşunda türkü çağırmamı 
Yüreğim uçarı bir kuş gibi yüceliyor 
Gözlerim yaş içinde yüzüne bakıyorum. 

Ne varsa gelmiş geçmiş evrende 
Hepsi bir düzlükte ezgileniyor 
Kuşların deniz maviliğindeki kanat açımında 
Öyle kıvanıp göneniyorum. 

Türkünü ben çağırıyorum.Sen hoşnutsun 
Kapına türkücü geldim- biliyorum. 

Evrene uzanmış ezginin kanat ucundan 
Gelip gelip ayaklarına dokunuyorum. 

Çağırıyorum ya türkünü - hoşnut kalasın 
Ben kendim yitiyorum.

Nostalji Gemilerin 'Yağlıboya' Halleri...

Resim

'Delinin Veliye Tavsiyesi'... [Anonim Hikaye]

Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün akıl hastanesinin önünden geçiyor. Akıl Hastanesi hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: 


-Ne yapıyorsun? 

Hizmetçi: 

-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. 

-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? 

-Hastalığını söyle. 

-Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum.. 

-Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. 

Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: 

-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. 

Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: 

-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. 

Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: 

-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. 

Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid…

'Gecenin Üçünde'... [Fikret Kızılok]

Ruhun daim şad olsun...


Düz değil düzen değil az değil ezen değil 
Boz değil bozan değil 
Bir gül biter içimde içimde içimde 
Tam bildiğim biçimde biçimde biçimde 
Oy gecenin tam üçünde gecenin tam üçünde 
Sevda gibi kanımda can verirken elimde
Pençe gibi düşümde uy değil uyku değil 
Uy değil uyku değil 
Bir gül biter içimde 
Gecenin tam üçünde 
Can değil canan değil er değil eren değil 
Geç değil erken değil 
Bir gül biter içimde içimde içimde 
Tam bildiğim biçimde 
Oy gecenin tam üçünde gecenin tam üçünde


Ercan Aktuna Hayatını Kaybetti...

Resim
Fenerbahçemizin ve milli takımın unutulmaz futbolcularından Ercan Aktuna hayata veda etti. Bir süre önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve Bostancı`da bulunan Fatih Sultan Mehmet Hastanesi`nde tedavi gören Fenerbahçemizin ve Milli Takımı`nın eski oyuncularından Ercan Aktuna hayata gözlerini yumdu.

Allah rahmet eylesin...

'Özlem'... [Göksel Baktagir]

12...


'Aşk'a... [Kim Demiş ki-Cem Özkan]

'Aşk'a... Doya doya, doyamadan 12 yılı, Bizden alamadıkları, Biz'e katamadıkları ile bitirdik... Sonsuzluğa doğru...

İyi ki Varsın Aşk...


Kim demiş ki benim sana hiç ihtiyacım yok diye 
Benim sana havadan sudan daha çok ihtiyacım var

Gözyaşların akmasın sakın, sakın canın sıkılmasın 
Ver bana tüm hüzünlerini senin kalbin kırılmasın 
Dök bana bütün kederini güzel gözlerin dolmasın 

Sen bambaşka bir güzelsin bu canıma can verirsin 
Her anımda her günümde beni baştan fethedersin





Aşk'a Dair, Hayatın İçinden Bir Kare...

Resim
"Aşk, hayatın içinde...'Keşke' hayat, Aşk'ın içinde olmasaydı..."





'Nilüfer'... [Erkan Oğur]

Ben oraya koymuştum, almışlar 
Arasına sıkışık saatlerin 
Çıkarır bakardım kimseler yokken 
Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar

Kışken ilkyaz, sularımda açardı 
Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı? 
Eski defterlerde sararırmış yaprak 
Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar 

Bir ışıktı yanardı yalnız gecelerde 
Akşam, çiçekler uykuya yattı 
Sardı karşı kıyıları karanlık 
Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.


Nostaljik Kartpostallar...

Resim

'Seni Nasıl Özledim'... [Müslüm Gürses]

İnsanlığına saygı duyduğum, güzel insan; mekanın cennet olsun...

'Hayata Dair Alıntılar'...


Bunları da 'Dinleyiverin Gari'... :)

Moğollar'ın şarkısını ekledikten sonra youtube listesinde dikkatimi çekti; dinledim. Güzel yapmışlar; yüreklerine sağlık...


'Dinleyiverin Gari'... [Moğollar]

Kendilerini 'bir yer'lere, 'bir şey'lere ait görüp, dünyayı sahiplenenlere...



Paralar oldu yeşil mani
Tanımıyor engel mani
Yok insafı imanı
Bol keriz bol enayi

Gemisini kurtaran
Fedakar ve cefakar
Kaptanın yüzdüğü deniz
Biziz abicim biziz
Yüzdürmeyin gari

Dul hakkı yetim hakkı
Palavradır palavra
Niyazidir şehitler
Sızlamaz mı o kemikler
İnilerler gari

Yeşili inekler yedi
Hazineyi yamyamlar
Memleketin içine
Ediverdiler gari
Ne şiş yansın ne kebap
Diye diye olduk harap
Kalmadı başka örecek çorap
Yarab bizim başlara
Akıl veriver gari
Şimdi eller havada
Oylar yandı tavada
Yok eksilme cakada
Cek caklı vaatlere
Tok karnımız gari
Kıl olmadan Dinleyiverin Gari
Hayret birşey oluvermeyin gari
Zilleri takıverip oynayıverin gari




Hedef 2024...

Resim
 Boş boş bahane üretmeleri, sebepler aramaları, birilerini suçlamaları, sağını, solunu, siyasetini  bırakıp, 2024 hedefi için şimdiden başlamalıyız; mücadeleye... Hem bir şeylerin içinde olmayı isteyip hem de içinde olmayı istediğin şeye tepki göstermeden, 'topyekün' olarak gerçekten bir bütün olarak mücadele etmeye başlamalıyız. Bunu Ülkemiz, Türkiye'miz için -içinde bulunduğumuz siyasi düşünceleri bırakıp- yapmalıyız. İsterdim ki bu gece İstanbul 2020 için chp, mhp'de orada olsaydı. Hedef 2024... İnşallah.



'Sultan Süleyman'... [Mabel Matiz]

Hırslarıyla hayatı bu hale getirenlere...



Kaç sene oldu, zaman mı durdu
Deniz öyle hep aynı, dünya bilinmez
Taş duvar aynı kaldı
Ümit öylece kaldı da
Ümit edeni söyle kim aldı

Kaç devir geldi, kaç nesil geçti
Yürek öyle sevdalı yollar kavuşmaz
Hasretin ne tadı kaldı
Sabır öylece kaldı da
Sabredeni söyle kim aldı

Bu dünya ne sana, ne de bana kalmaz
Dünya ne sana, ne de bana kalmaz
Sultan Süleyman`a kalmadı
Böyle hiçbir kitap yazmaz

Kaç çiçek soldu, hani bu sondu
Hani bir sarı fırtına koptu zamansız
Kaç tohum filiz dondu
Hani bir acı yel savurdu
Yürekler son defa vurdu

Bu dünya ne sana, ne de bana kalmaz
Dünya ne sana, ne de bana kalmaz
Sultan Süleyman`a kalmadı
Böyle hiçbir kitap yazmaz