Kayıtlar

Kasım, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

yasin aktay Dediğin Bir sentezdir Zaten. yasin aktay Diye Biri Yok!..

Resim
Bir saattir; sakinleşip, edepli(!) bir şekilde bir şeyler yazmak için bekliyorum. Hak etmeyen kişi ya da kişiler için değil; blogu takip eden az sayıdaki sizlere karşı saygısızlık yapmamak için. Sindire sindire, sinsice, haince, edepsizce, karaktersizce 'TÜRK'lük kavramını aşağılamaya, yok saymaya, birilerinin(Bizlerin) damarına inatla basmaya devam ediyorlar; dört koldan!.. Böylelerine verilecek en güzel cevap, sizlerin vereceği 'oy'dur. Böylelerini uyuya uyuya destekleyerek, özümüzü kaybettiğimizi ne zaman anlayacak bu -sözde- çoğunluk, merak ediyorum. Bahaneleri hazır, biz faşistliğin her türlüsünün karşısındayız; e tamam da, durup durup Türk'lüğe hakeret etmek nasıl bir faşist karşıtlığıdır?!. Siz Hitler'den, Mussolini'den sonra ki en büyük faşistsiniz!.. İlk iki döneminizdeki sahte yüzünüzü çok güzel atıp, gerçek yüzünüzü ortaya yine aynı güzellikte çıkardınız. Seçim zamanı, böylelerine kızıp ta, 'oy'unuzu hak etmeyenlere verip aynı k…

'İnsanın Güçsüzlüğü'... [Montaigne]

Bir filozofu, ince çelik tellerden örülmüş sağlam bir kafes içine koysalar ve kafesi Paris’in Notre-Dame katedralinin kulelerinden birinin tepesine assalar filozof akıl yoluyla oradan düşmesi tehlikesi olmadığını açıkça bilecek, ama yine de (dam aktarma işlerinde çalışmamışsa) bu kadar yükseklerden aşağı bakar bakmaz korkuyla ürpermekten kendini alamayacaktır.
          Çan kulelerinin yüksek yerlerinde, korkuluklar kafesli oldu mu bu kafesler taştan da olsa, korka korka dolaşırız. Böyle yerlerde dolaşmanın düşüncesine bile dayanamayan insanlar vardır. İki kule arasına, üstünde rahatça gezilebilecek kalınlıkta bir direk uzatsalar, hiçbir felsefi olgunluk, ne kadar sarsılmaz olursa olsun bize orada yerde yürür gibi yürümek cesaretini veremez. Ben bunu bizim tarafın dağlarında çok denedim. Yükseklerden öyle pek fazla korkanlardan da olmadığın halde, o sonsuz derinlikler karşısında bacaklarım titremeye başlardı. Hem öyle yerlerde ki uçurumun kenarında boyumdan fazla yer vardı, …

'Anladın mı?'... [Neyzen Tevfik]

Hicran destanını kendinden oku,
Mecnundan duyupta rivayet etme,
Aşkın leylâsını gördünse söyle,
Söz temsili bulup hikâyet etme,

Yüz bin leylâ doğar âlemde her gün,
Senin aradığın zevk, safa, düğün.
Tutacağın işi önden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.

Sevdanın önünde pek güvenilmez,
Tutuşursan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.

İyi bak kabına olmasın delik,
Boşuna taşırsın gider gündelik.
Ânında ölmedi, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye inat etme.

Kâbe’den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kuru duvara,
Hızırı istersen kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme!

Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez,
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hiyanet etme.

Sen, şatır gönlüne hicran dolmasın,
Gençliğin gülseni gamla solmasın,
“Neyzen” gibi aklın yarda olmasın,
Özründen çok büyük kabahat etme!


Tıp Fakültesi Hastanesi 1337

'Dizi Dizi Limonate'... [Murat Kekilli]

Çiviside yok ki tutsun
Dört yanısı vanadan çıkmış
Almış memleketi üç beş pembe dizi
Ana baba çoluk çocuk oynatıyor
Talan edilen beynindir
Her gece dizi filmlerce
Üzeride kürklü
Yüreğide bitli
İnsanlar sokuluyor gözüme
Yeter anne yeter kandırıyorlar
Bunların hepsi limonate

Her gece başka bir alem
Her gece birinin koynunda
Top model olacak, pop model olacak
Buda kapak olacak uçacakmış
Kız okulu çoktan bırakmış
Bir dizide patlayacakmış
Çok star olacak, pop star olacak
Muhteşem olacak uçacakmış
Talan edilen beynindir
Her gece dizi filmlerce
Üzeride kürklü
Yüreğide bitli
İnsanlar sokuluyor gözüme
Yeter anne yeter kandırıyorlar
Şu diziyi artık seyretme.


Ah Metin(Akpınar) Ağabey Ah... 'İnsan'ın Yüreğine Dokunuyorsun...

Böyle videolar büyük ekranlarda, her an her yerde yayınlanmalı... Anlık iç acısı yerine, gerçekten 'İnsan' gibi yaşamak için... Adalet için, emeğin gerçek değerini vermek için. Bir yanda alın teri, el emeğiyle parasını böyle kazananlar, diğer yanda tüm edepsizlikleriyle hak etmeden kazananlar!.. İnsan olanın zoruna gidiyor, haykırıyor ama tek haykırışın yok faydası... Onun için yineliyorum, yinelemeye devam edeceğim. Böyle videoların her platformda yayınlanması gerekiyor; her yerde. Sokakta, afişlerde, reklamlarda, gazetelerde, kafelerde, lokantalarda, kahvehanelerde... Bizler inanmadığımız sürece, gerçekten iyi olana, doğru dürüst olana yok faydası hiç bir şeyin... İster kıvılcım, ister su damlası olun; ama olun... Tarafsızca; iyinin, doğrunun, haklının... Emeğin...




'Uğurlar Olsun'... [Selda]

'Doğru Dürüst' tüm insanlara ithafen...


'Koklasam Saçlarını Bu Gece'... [Zeki Müren]

Koklasam saçlarını bu gece tâ fecre kadar
Acı duysam gözünün rengine dalsam da senin
Kanatır rûhumu mâzîde kalan hâtırâlar
Doyamam ömrüme ben kalbini çalsam da senin...




'Baş Öğretmen' Anısına ve Hatırına...

Hayatın içinde, her zaman akıldan geçen güzel düşünceler gerçekleşmeyebiliyor. O hengame zamanında Paşa'nın aklında dile gelmeyen kim bilir kaç tane güzel düşünce vardı; O'nunla birlikte diğer tarafa göç etti. Ne güzel bir ruh halidir; ne güzel bir insanlık örneğidir, ne güzel bir sahiplenme duygusudur. Öyle bir zaman da sadece savaşmayıp, savaşın içindeki halkına güzel şeyleri de -satır aralarında- anlatmaya çalışmak tarafsızca herkesin saygı duyması gereken bir ruh halidir. Emeğiyle çalışan çiftçiye, evinde kendi el emeğiyle savaşa katkı yapmaya çalışan annelerimize, inancımızı -tarafsızca, sadece Kitabımıza bağlı kalarak- anlatan Din görevlilerine, çocuklara, Vatan toprağına ve 'Öğretmen'liğin kutsallığına sahip çıkan ve çıkılması gerektiğini her fırsatta davranışlarıyla ve kelimeleriyle anlatan Atatürk'ü, şöyle bir etrafıma baktığımda kimsenin 'gerçekten' ve 'içten' anlamadığını, O'nun varlığını sadece kullandıklarını görüyorum!.. Ve ac…

'Kilitli Kapının Ardındaki Yer'... [Cezmi Ersöz]

Cezmi Ersöz'ün, farkında olarak ya da olmayarak 'Cennet'e duyduğu özlemi anlattığı denemesi...


Varlığımı korumak için bütün gün kendimle uğraşıyorum. Çünkü varlığımı korumazsam dağılıp paramparça olacağımı sanıyorum. Korkuyla ve sımsıkı kapanıyorum kendime. Kendime sımsıkı kapansam da yine her gün bitiminde hep aynı eksikliği, hep aynı yetinmezliği yaşıyorum. Hayatın bütün bu şekillenişi… Vitrinler, konuşma biçimleri, eşyalar, yollar, fikirler, alışkanlıklar, beklentiler, bütün bu sistem, her şey ama her şey beni kendime kapatıyor.

Yoksa dağılıp parçalanmaktan korkup kapandığım kendi benliğimde değil de kilitli bir kapının önünde mi bekliyorum, hep, ben?
Yoksa bu kilitli kapıyı da yitiririm diye mi korkuyorum dağılıp parçalanmaktan?

Bu kilitli kapının varlığına en çok sevgilerin başladıktan bir süre sonra bittiği, dostlukların hiç beklenmedik bir anda tükendiği zamanlarda inandırdım, kendimi ben. Bu kapıyı bir açabilsem, açıp içine bir girebilsem, orada sevgilerin sonsuza dek …

'İnsan Neden Zalim Oldu?..' [Jiddu Krishnamurti]

Güzel ve doğru bir yazı...


Yalnızca insan evrenin düzenini bozar. İnsan, acımasız ve son derece şiddet yüklüdür. Nerede olursa olsun kendisinde, dünyada sefalete ve karışıklığa neden olur. Yakıp yıkar, yok eder, şefkati yoktur. Kendi içinde düzeni yoktur, dokunduğu şey kirlenir ve karmaşıklaşır… İktidara, hileye dayanan, kişisel ve milliyetçi, grupları birbirine düşüren, çetelere özgü bir politikası vardır. Ekonomisi sınırlıdır, dolayısıyla evrensel değildir. Toplumu özgür de olsa, zulüm altında da olsa ahlaksızdır. İnanmasına, tapınmasına ve bitmek tükenmek bilmeyen anlamsız ritüeller gerçekleştirmesine rağmen dindar değildir.

Neden böylesine zalim, sorumsuz ve bütünüyle ben merkezli bir hale gelmiştir? Neden? Bunun yüzlerce açıklaması vardır, kitaplardan ve hayvanlar üzerinde yapılan deneylerden elde edilen bilgilerle kurnazca açıklama yapanlar, beşeri kedere, tutkuya, gurura ve ihtirasa kapılırlar. Tanım tanımlanan değildir; söz şey değildir. Dış nedenler aradığı için mi, çevre insan…

'Milyonlarca Kuştuk'... [Candan Erçetin]

"Milyonlarca 'kuş'uz, hayat kafesinin içinde; çıkmak için 'gönül'le uğraşan..."



Her kim ki kıskançlık gölünde yüzer
Bilsin ki ulaşamaz o kaf dağına
Bülbül ki aşk denizlerinde gezer
Uçamaz ki başka güllerin narına

Her kim ki bencillik dağına tırmanır
Bilsin ki kaderi yalnız kalmaktır
Her kim ki hırs ovalarında saklanır
Avladım zanneder ama kendi avlanır

Her kim ki hakikat ormanında bekler
Bilsin ki hatasız çıkamaz yarına
Her kim ki inkar limanında demirler
Eremez hiçbir zaman gönlünün sırrına
Her kim ki ayrılık vadisinde durur
Bilsin ki ne ararsa kendinde bulur

Biz milyonlarca kuştuk kaf dağına kanat açtık
Acı çektik yaralandık bilmiyorduk aldandık
Kimimiz yollarda kaldık dünya malına kandık
Kimimiz sebat ettik yedi vadiyi aştık

Gönül bu durmaz uçar zaman mekan tanımaz
Uzun yol yolcusudur bulmadan aşkı durmaz
Gönül bu durmaz uçar uzak yakın tanımaz
Gönül yol yorgunudur yanmadan huzur bulmaz
Gönül durma uç yorulma uç yılma uç


Devletin Malı Deniz, Yemeyen...!.. ['Milli' Kepazelik!!!]

Resim
Bazen, -ki bu bazenleri öyle çok yaşıyorum ki- kendime elektroşok yapılmasını ve o andan sonra hiç bir şeyi öğrenmemiş olmayı diliyorum. Doğru, yanlış hiç bir şey. Ama özellikle ve fazla fazla doğru olanı, dürüst olanı öğrenmemiş olmayı... Nasıl bir dünya düzeninde yaşıyoruz?.. Nasıl bir adalet kavramında 'hukuk'tan bahsediyoruz?.. Nasıl cebimize -çoğul olsa da bu kelime birilerinin cebine!- yüz binlerce TL girerken, utanmadan, Millet, Vatan, Bayrak kavramlarını ağzımıza alıyoruz?.. Utanmazın biri-abdullah avcı-gitti, biri -fatih terim-  geldi. O gidene 150 bin TL aylık aldığı için tepki göstermiştim. Gelen onun 5 katı alacakmış. Yani 794 bin TL. Aylık. Psikoloji nasıl bir şeyse iki farklı tepkiyi aynı anda verebiliyor insan; sinirden gülüyorum!.. İnsan böyle bir parayı kazanmayı hak ettiğini nasıl açıklayabilir?.. Bu parayı veren -utanmaz- kişi, bunu vermesinin sebebini nasıl açıklayabilir?.. Yahu... Ya sabır!.. Nasıl bir oyunun içindeyiz biz? Nasıl bir düzenbazlığın ortasın…

'Affet'... [Müslüm Gürses]

'Dağ' filminden esintiyle... [Ruhun yine yeniden şad olsun Güzel İnsan...]

Eğer seni kırdıysam
Darıl bana
Ama bir gün beni ararsan
Bak ruhuna

Birden gecem tutarsa
Güneşi çevir bana
Sevgilim bağışla
Biraz zor olsa da

Affet beni akşamüstü
Gölgem uzarken
Öğleden sonra affet
Ne zaman istersen

Affet beni gece vakti
Ay doğmuş süzülürken
Sabaha kalmadan affet
Tam ayrılık derken

Çünkü sen çölüme yağmur oldun
Sen geceme gündüz oldun
Sen canıma yoldaş oldun

Sen kışıma yorgan oldun

'Orda Bir Köy Var Uzakta'... [Ahmet Kutsi Tecer]

Memleket toprağına göz diken hadsizlere ithafen!..


Orda bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta,
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta,
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.



Her Şeyden Önce İyi Bir İnsan Olmak...

Videoda sadece sporla ilgili güzel an'lar var; neden hayatın her an'ında da olmasın?..



Nejat 'Ağabey'i de Kaybettik...

Resim
Ruhun şad, mekanın Cennet olsun güzel insan... Allah rahmet eylesin... Senin gibi insanları her zaman gülümsetenleri gülümseyerek anmalı...


Acizsiniz... Hadsizsiniz... Tarihsizsiniz... Onursuzsunuz...

Resim
İntikam partisi... Şu an Türkiye Cumhuriyeti devletinin başındakiler yılların verdiği ezilmişliğin acısını tüm 'TÜRK' Milletinden çıkarıyorlar. Hadsizlere -çözüm süreci adı altında- verecekleri tüm ödünleri vererek. Anılmayan kelimeleri anmaya, vatan hainlerinin elini sıkmaya, el ele kol kola 'VATAN' kavramını, 'TÜRK' kavramını tamamen yok etmeye çalışıyorlar. En çok zoruma giden de, yıllarca pısmış, acizce sessiz kalanların, birilerinin hadsiz cesaretlerinin arkasına sığınıp, hadsizce konuşmaları... Sizler en büyük karaktersizlersiniz. Bu yaptıklarınızın hesabı elbet sorulacak. Bu dünyada, diğer tarafta, Allah bilir. Ama dileğim, diğer tarafa kalsın hesap. İnancınızla hak ettiğinizi düşündüğünüz Cennet'inize, Şehitlerimizin kul haklarından dolayı giremeyin inşallah!.. Kin duymuyorum, kendim için istemiyorum, beddua etmiyorum ama bunları asla kabul etmiyorum. İşinize geldiği gibi inancımızı yorumlayıp, Müslümanlıkta ırk ayrımı yoktur deyip sonra bu zamanın …

'Nefes Bile Almadan'... [Redd]

...

Kelebek kadar ömrümüz var
Sevmek lazım, hemen başlayalım
Kaybedecek daha neyimiz var
Aşk için ne gerekiyorsa hepsi bende var

Nefes bile almadan seviyorum seni

Sarmaşıklar gibi sardın kalbimi
Değiştirdin kanımı koydun zehrini
Örümcek gibi ördün zihnimi
Düşündükce daha çok isterim seni

Nefes bile almadan seviyorum seni
İçimde dolaşan alkol gibi
Sana gitgide sarhoş oluyorum
Ruhumu kaybetmiş gibi
Sadece senin için yaşıyorum
Nefes bile almadan seviyorum seni
seviyorum seni !


İçimizdeki 'Baaddin'ler...

Resim
Herkesin, içinden geçipde dile getiremediklerini dile getiren 'pıçak'lı kahraman... Baaddin...