'Baş Öğretmen' Anısına ve Hatırına...


     Hayatın içinde, her zaman akıldan geçen güzel düşünceler gerçekleşmeyebiliyor. O hengame zamanında Paşa'nın aklında dile gelmeyen kim bilir kaç tane güzel düşünce vardı; O'nunla birlikte diğer tarafa göç etti. Ne güzel bir ruh halidir; ne güzel bir insanlık örneğidir, ne güzel bir sahiplenme duygusudur. Öyle bir zaman da sadece savaşmayıp, savaşın içindeki halkına güzel şeyleri de -satır aralarında- anlatmaya çalışmak tarafsızca herkesin saygı duyması gereken bir ruh halidir. Emeğiyle çalışan çiftçiye, evinde kendi el emeğiyle savaşa katkı yapmaya çalışan annelerimize, inancımızı -tarafsızca, sadece Kitabımıza bağlı kalarak- anlatan Din görevlilerine, çocuklara, Vatan toprağına ve 'Öğretmen'liğin kutsallığına sahip çıkan ve çıkılması gerektiğini her fırsatta davranışlarıyla ve kelimeleriyle anlatan Atatürk'ü, şöyle bir etrafıma baktığımda kimsenin 'gerçekten' ve 'içten' anlamadığını, O'nun varlığını sadece kullandıklarını görüyorum!.. Ve acıyorum, belki de haddim olmadan. Üzülüyorum; onca çabaya rağmen gerçekten o Güzel İnsan'ı anlamadıklarını gördükçe. "Atatürk yaşasaydı şöyle olurdu, böyle olurdu" ahkamını kesenlerin acaba, bu 'ahval' içinde O'nun yüzüne bakacak yüzleri var mı?.. Atatürk'ü -haşa- putlaştırmak O'nun maneviyatına verilecek en büyük ihanettir, zarardır. Atatürk'te tüm insanlar gibi ölümlü olduğunun farkında yalvarırcasına anlatmaya çalışmış zaten, doğruyu, yanlışı, olması gerekeni. Allah'ınızı severseniz, tarafsızca bakın etrafınıza, yaşananlara; özlü sözleriyle anlatmaya çalıştıklarını kaç kişi gerçekten yapıyor?.. Devleti yönetme de, halka hitapta, sporda, eğitimde?!. Özellikle eğitim de; daha ne desin 'Adam': "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır..." Kutsal meslek olan öğretmenliği sadece ya da ön planda parasını düşünüp yapan siz zat-ı muhteremler!.. Yeri geldiğinde toz kondurmadığınız Atatürk'e sahip çıkmak; saygı duymak, O'nun resmini taşımakla, yazılarını -laf olsun diye- paylaşmakla, kısacası 'körü körüne' yaşamakla olmuyor. Yazılacaklar çok, ama ne fayda ki gereksiz!..

     'Öğretmen'lik vasfını -içten- hak eden tüm Emektar güzel insanların Öğretmenler Günü'nü kutlarım...


(Öğretmen Kemal Film'inden)

"...Okumayacaksınız, öğrenmeyeceksiniz, pislik içinde sefil kalacaksınız, çeşmenizde suyunuz akmayacak, elektrikden,radyodan, uygarlıktan uzak bir hayvan gibi yaşayacaksınız, cezalasınız, çekeceksiniz, sömürüleceksiniz, ezileceksiniz, ezilin, sömürülün yada gelin okullara..."




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına