'Özlük Hakkı' Denen Şey Ne Ola ki?..




... kendimle ilgili, ama tahminimce bu konuyla ilgili çoğu kişinin sıkıntı yaşadığı bir durumdan bahsetmek istedim. Zoruma gittiği için, 'insan' olarak değil de herhangi bir eşya olarak göründüğüm için. Teknolojiyi takip edenlerin malumu üzerine, özel sektörde elektronik market pazarında geçenlerde bir devir işlemi oldu. Ve bu devir işlemiyle birlikte 'özlük hak'larımızla -bizim onayımız dışında- yeni şirkete geçiş yaptık. Düzen öyle bir düzen ki, "ne var bunda, aynı şartlarla çalışmaya devam edeceksin işte" diyen, diyecek olan çoktur. Çok. Verilen emekler, beklentiler, çekilen cefalar her şey bir anda yok olabiliyor özel sektörde. Olur, hayat hali diyelim. Ama, ben 'insan'ım!.. Herhangi bir eşya ya da demirbaş değilim. Benim bir 'özlük hakkım' varsa, benden onay alınmadan bu hakkım devredilemez!.. Yapmasın bana devlet ya da iş yeri böyle bir iyilik. İşsiz kalmamam için. Paranın esiri, kölesi yapan bu zihniyetin, bu sistemin bana böyle -sözde- bir iyilik yapmasını istemiyorum. Devlet, sözde bu tarz devir işlemiyle çalışanın yanında oluyor. Olmuyor!.. Çalışanın yanında olmak, önce onun 'insan' olduğunu unutmamak, herhangi bir eşya veya demirbaş gibi devredilemeyeceğini bilmek ve buna uygun bir yasa düzenlemektir. Çalışanı, çaresiz bırakıp, bir şeylere zorlamak kabul edilemez. Tabi ya, kimse zorlamıyor ki; "istemiyorsan işte kapı" denilebilecek kadar da özgürsün!.. E emeklerinin karşılığı, her ay bordrondan devlete kesilen -ciddi- paralar? Elde var sıfır... İnancımızda değil midir en büyük günahlardan 'kul hakkı'?.. İnancını göstere göstere yaşayıp, emeğiyle parasını kazananlara bu yapılanları görmezden gelip, sistemin kuklası olmak, böyle para kazanmak nasıl müslümanlıktır?.. Nasıl inançtır?.. Alan memnun, satan memnun, ya çalışan?..Ben A firmasında çalışmaktan mutluyken B firmasında çalışmaktan aynı şekilde mutlu olmak zorunda mıyım?.. Hangi özgür iradesinin, Allah'ın verdiği mucizenin-aklının- farkında olan insan, kabul edebilir, onayı, rızası olmadan bir şeyleri yapmayı?.. Kime neden yazıyorum ki, düzen bu -çok özür dilerim ama- düzülen de biz!!!Korku, korku, korku... Ohfff, yeter!.. İnsana insan gibi davranmak yerine, hayvan eğitir gibi korkutarak bir şeylerin yapılıp yapılmayacağını öğretmek nasıl bir hadsizlik, nasıl bir insanlık, nasıl bir inançtır?.. Maalesef, hiç bir yasa böyle bir durumda çalışanın yanında değil. Her zaman ki gibi parası olan adam vesselam!..

Yazık... Şeytanın askerleri olmuşsunuz, inancınızı tam yaşadığınızı zannettirecek kadar, kendinizi unutturacak kadar esiri etmiş sizi yasaklı melek!..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına