Kayıtlar

Eylül, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Bilmiyorum Ne Olacak"...

     Hep isyan, hep hüzün, hep acı, hep hayal, hep beklemek, hep ertelemek... miydi bu hayat... Hiç mi güzel bir şey yok içinde; ya da güzel olanlar, hep az, hep kısa, hep sonunda istemsizce burukluğu getiren... miydi bu hayat... Çocukluktan sahip çıkmak, iyi olana, güzel olana; kaybetmemeye çalışmak, her kaybedişte daha da azıyla mutlu olmak... O daha az olan mutluluğu günlerce beklemek, yanıbaşından, içinden geçip giden kötülükleri, beklenen umutla görmezden gelmek... Hep az'la yetinmek... Bu, sadece benim kaderim değil... Benim gibi on binlerce, belki yüz binlerce, abartarak milyonlarcası var... Azla mutlu olmak diye bir şey var; küçük şeyler ile... Kimilerinin basit ve saçma bulduğu şey, kimisi için nefesine nefes katan bir mutluluk, huzur... Bilmiyorum ne olacak, bilmek istemediğimden... Kaçtığımdan... Kaçmak lazım; benliğini başka türlü koruyamıyorsun hayattan... Öyle hiç'im ki şu hayatta... Ve tüm bu karamsar gibi görünen ruh halinden uzak, öylesine güçlüyüm ki... Güçlü…

'Zaman'... [Dünya Bir İnkılap Bekliyor/Necip Fazıl Kısakürek]

"...Zaman!.. Ne müthiş bir şey; 
Allah'ın azametine ne müthiş delil... Bir ağ gibi, Allah zamanı 
üzerimize atmış... Her şeyin üstünde zaman, herşeyin!.. Meselâ, 
îbn-i Sina ışığı zamanın dışında farzederdi. Halbuki bugün ispat 
edilmiş bulunuyor ki, ışık bir saniye-. de 300 bin kilometre hızla 
akıyor. O da zamani... Zamanın dışında hiçbir şey yok; birşey var 
içimizde zamanın dışına tırmanmak isteyen... Zamana sığamayan 
birşey var insanda, o da ruh! Çünkü o zamansızlık âleminin 
hatıralarını taşıyor. Fakat, biz farkında değiliz..."

'Ülkemiz'... [Tehlikeli Oyunlar/Oğuz Atay]

"...Ülkemiz. Ülkemiz, bazı yanlarından denizlerle, bazı yanlarından da başka ülkelerle çevrili; genellikle dört köşe, özellikle çok köşe bir kara parçasıdır. Denizlerin olmadığı yerlerde ülkemiz, noktalı çizgilerle sınırlanmıştır.» «Hani, haritalardaki gibi, değil mi?» «Sözümü kesme. Evet, haritalardaki gibi. Ülkemiz, bir haritaya benzer.» «Kesikli, yani noktalı çizgiler neye benzer, Hikmet amca?» «Sözümü kesme dedim. Noktalı çizgiler bir şeye benzemez. Noktalı çizgiler, sınır olarak, sınırlarımızda bulunur. Bütün sınırlar boyunca uzun binalar, çizgileri; noktalar da, bunların arasına yerlestirilmis bulunan gözetleme kulelerini gösterir. Bunlar, üstten bakılınca, haritalara benzer.Uzun binaların ve kulelerin damları kırmızı olduğu için, sınırlar, haritalarda kırmızı çizgilerle gösterilir. Biz, bu sınırların içinde kalırız. Bundan baska, ülkemizin dört bir yanı, köylülerle çevrilidir. Köylülerle çevrili ülkemizde birçok ürün yetişir. Çeşitli iklimlerin kaynaştığı ülkemizin Akdeniz…

'Sülük'... [Sıradan Delilik Öyküleri/Charles Bukowski]

“Sülük; denizde ya da tatlı suda yaşayan, kan emici, halkalı solucan, yapışkan, sırnaşık (kimse).

Sülük bir bakıma bizden çok üstün bir varlıktır; bizi nerede ve nasıl bulacağını bilir -genellikle banyoda ya da cinsel ilişkinin ortasında ya da uykuda, sizi büyük abdestinizin ortasında yakalamakta da pek ustadır, şayet kapıdaysa, “bir dakika, allah kahretsin, bir dakika!” diye bağırabilirsiniz, ama ıstırap içinde bir insanın sesi onu yüreklendirir sadece -kapıyı daha sert, daha heyecanla yumruklamaya başlar, sülük genellikle hem kapıyı vurur hem de zili çalar, nasıl açmazsınız kapıyı? Gittiği zaman -nihayet- bir hafta boyunca kendinize gelemezsiniz, sülük ruhunuza işemekle kalmaz, sarı suyunu büyük bir maharetle tuvaletinizin oturağına da bırakır, fark edilmeyecek kadar; ancak üstüne oturunca fark edersiniz, ama artık çok geçtir.

Sizden farklı olarak bol bol gevezelik edecek vakti vardır sülüğün, üstelik bütün fikirleri sizinkilere terstir, ama o bunu asla bilmez çünkü hiç susmaz, araya …

'A Thousand Years'... [Christina Perri]

Heart beats fast 
Kalp atışları hızlanır 
Colors and promises 
Renkler ve sözler 
How to be brave 
Nasıl cesur olurum ? 
How can I love when I'm afraid to fall 
Düşmekten korkerken nasıl sevebilirim ? 
But watching you stand alone 
Ama seni izlemek tek başına 
All of my doubt suddenly goes away somehow 
Bütün şüphelerim her nasılsa birden gider 
One step closer 
Bir adım daha 


I have died everyday waiting for you 
Seni beklerken her gün öldüm ben 
Darling don't be afraid I have loved you 
Sevgilim korkma sakın seviyorum seni 
For a thousand years 
Bin yıldır 
I'll love you for a thousand more 
Bir bin daha severim 

Time stands still 
Zaman durur 
Beauty in all she is 
Ondaki güzellikten 
I will be brave 
Cesur olacağım 
I will not let anything take away what's standing in front of me 
Karşımda duran şeyin hiçbir şey alıp götürmesine izin vermeyeceğim 
Every breath 
Her nefes 
Every hour has come to this 
Her saat işte sona geldi 
One step closer 
Bir adım daha 

I have died everyday waiting for you 
Seni b…

'Bir Sana Bir de Bana'... [BaBa ZuLa]

Bulutların üstünden
Bıraktım ben kendimi
Sonunu düşünmeden
Duygular sarınca beni
Gizlice tuttum elini
Yüzüne baktım usulca
Gözlerin fısıldadı ah
Mutluluğu yavaşça
Çiçeklerin kokusu
Dalgaların şarkısı
Rüzgarın fısıltısı
Bir sana bir de bana
Bahçede hanımeli
Gökyüzünde yıldızlar
Yağmurun narin sesi
Şimdi bir anlamı var
Aşk nasıl da kırılgan
Sus dedim ama olmadı
Kalbimden ismin geçti ah
Kimseler duymadı
Çiçeklerin kokusu
Dalgaların şarkısı
Rüzgarın fısıltısı
Bir sana bir de bana


Hadi Oradan!.. Sahtekarlar Sizi!.. Uyuyun Uyuyun Siz!..

Resim
Takip etmiyorum; etmek istemiyorum; bu konuyu açmak için de öyle deli gibi takip edip tuzağa düşmeye hiç niyetim de yok... ışid denen pisliği ortaya çıkaran amerika'nın gizli adamları, soysuz pkk'yı iyi göstermeye çalışıyor; tüm uluslararası platformlarda!.. Haber kanallarının hepsinde, sözde aydın, özde koyunlar harıl harıl konuşuyorlar... Neye kime faydası olacaksa!.. Bunlar hep bilinç altı operasyonları; 'komplo'suz, hakiki teoridir... Ve bu gidişin sonu hayırlı değildir... Maddi olarak iyiye gittiğini gösteriyor rakamlar; büyüyor muşuz, bilmem neymiş... Savsata bunlar; küçülüyoruz!.. Özümüzü, Onurumuzu, Karakterimizi kaybediyoruz... Öyle hızlı ve öyle teknolojik saldırıyorlar ki beynimize, Yüreğimize ulaşıp, onurumuzla hareket etmemize müsaade etmiyorlar!.. Yalnız, bu bekleyen sessiz çoğunluğun tepkisi, öyle gezi parkı tepkisi gibi, tencere tavayı birbirine vurarak, yol kapatarak olmayacak!.. Bir şeylerin daha da kötüye gidip son anda fark etme durumunu yaşamayın; …

"Kusura Bakmayın Ama Kibirinizde Boğulacaksınız..." [H.Yavuz]

"ne diyordum evet; bu gece bize ev sahipliği yapan saygıdeğer işadamımıza, kendisini tanımıyorum ama herhalde böyle çok parası olanlara saygıdeğer deniyor, değil mi?.. Öyle birşey diyorsunuz. Çok parası olunca saygıdeğer oluyor galiba, bu saygıdeğer iş adamımıza ben birşey söylemek istiyorum; hacı neyin peşindesin ya? Yani ne bu oryantalist tavır? Bu oryantalist kelimesini de bilmiyorum; şurada iki kişi konuşuyordu, ve hazır çıkmışken satayım dedim hani siz de yapıyorsunuz ya, bir şyerde birşey duyuyorsunuz hemen böyle yapıştırıyorsunuz. Ya valla burdan çok zavallı gözüküyorsunuz ha. Gerçekten, bütün o hırslarınız, ve çıkarınız için birbirinizin yüzüne yalandan gülmeleriniz, ve en yakınlarınızın arkasından bile iş çevirmeleriniz. Sanki böyle kafanıza taş takılcakmış gibi, gecenin en güzeli olmaya çalışmalarınız. Ve kuytularda köşelerde, çok bilmiş davranıp kız tavlamaya çalışmalarınız, gerçekten böyle davetlerde bulunan insanların egolarını böyle üstüste koysak, herhalde ay'a…

'Bir Eflatun Ölüm'... [Behçet Aysan]

kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
                        geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım
                   o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz 
                      bir şarkıyım

belki
sararmış
eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.


'Şimdi Sevişme Vakti'... [Sait Faik Abasıyanık]

Çıplak heykeller yapmalıyım.
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için
Ey önünden geçen ak sakallı
kasketli,
Yırtık mintanından adaleleri
gözüken
Dilenci
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım,
resimlerden...

Şu oğlan çocuğuna bak
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.

Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin

Söylemeliyim
Yok
Yok... meydanlarda
bağırmalıyım,
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.

Resimler seyrettirmeli, şiirler
okutturmalıyım.
Baygınlık getiren şiirler.

Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın.
Bir kadın bir bakraç yoğurt
götürüyor
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
Belediye kahvesinde hakla o eski,
o yalancı
O biçimsiz bizans şarkısı.

Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
Nasıl etsem, nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokak başlarında sazımı çalsam

'Gelen Benim'... [Ezginin Günlüğü]

"...Seni benden ne bu kapı ne bu duvar ayıracak; ne bu kara kara gelen ölüm..."



Pınarından özgürlüğün al bir yudum 
Çek bir soluk rüzgârından sevdamızın 
Seni benden ne bu kapı ne bu duvar ayıracak 
Seni bu kara kara gelen ölüm 

Gelir bir el kırar birgün kapıları 
Karanlığın bahçesinde açar gülüm.



Ezginin Günlüğü-Gelen Benimpaylaşan: aysunuzuner

'Sevgi Duvarı'... [Can Yücel]

                   sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa                  kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi                   dilimizde akşamdan kalma bir küfür                     salonlar piyasalar sanat sevicileri                derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni                       yakanda bir amonyak çiçeği                    yalnızlığım benim sidikli kontesim                     ne kadar rezil olursak o kadar iyi
                   kumkapı meyhanelerine dadandık               önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi                 aramızda görevliler ekipler hızır paşalar                   sabahları açıklarda bulurlardı leşimi                      öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri                     çöpçülerin elleriyle okşardın beni                     yalnızlığım benim süpürge saçlım                    ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
                    baktım gökte bir kırmızı bir uçak                       bol çelik bol yıldız bol insan                       bir gece…