SOYKIRIM YALANI: Ermeni Soykırım Yalanı ve Tarihi Gerçek 4 (Anuş Gökçe)...


BENİM İNSANIMA SAYGI DUYMAYIP ANMAYANI BEN DE ANMAM!!! DEVLET'TE ANAMAZ!.. MİLLETVEKİLİ MİLLET'İN ONAYINI ALMADAN BÖYLE BİR AÇIKLAMA YAPAMAZ!..


Tehcir Kanunu ve Ermeni iddiaları
Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na girdiği zaman Ermeniler de çeşitli toplantılar yaparak Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmayı, Ruslar Osmanlı topraklarına girdiklerinde onlara katılarak onlarla birlikte Müslüman halka ve Türk askerlerine saldırmayı planlamışlardı. 21 Temmuz 1914’te Taşnak- Sutyun ve diğer komitelerin yaptıkları fevkalade toplantıları sonucu taşra şubelerine şu talimatı göndermişlerdi:”Rus ordusu huduttan ilerler ve Osmanlı ordusu çekilirse, her tarafta birden eldeki vesait ile kıyam olunacak, Osmanlı ordusu iki ateş arasında bırakılacak, binalar ve beylik müesseseler bombalarla havya uçurulacak, yakılacak ve hükümet kuvvetleri işgale uğrayacak, levazım kafilelerine baskın yapılacaktır. Aksine Osmanlı ordusu ilerler ise, Ermeni askerleri silahlarıyla beraber Ruslara iltihak edecekler, kıtalarından firarla çeteler teşkil edeceklerdir.” (6) Şubat 1915’te Tiflis’te toplanan Nasyonalist Ermeni Milli Kongresi’nde Taşnak-Sutyun Partisinin Türkiye mümessili milli büroya verdiği raporda şunları ifade etmekteydi: “Malum olduğu üzere Rus hükümeti, Harbin başında Türk Ermenilerini silahlandırmak ve harbe hazırlamak, hatta Türkiye içerisinde isyan tertip etmek için ilk olarak 242.900 ruble vermiştir. Gönüllü müfrezelerimizin Türk zinciri arasından geçerek gerisinde bir anarşi çıkartarak oradaki ihtilalcilere katılması ve mümkün ise Türk ordusunun cephe gerisinde bir anarşi çıkartarak, bu suretle Rus ordusunun Türkiye’yi işgalini temin etmesi ve iler harekatını kolaylaştırması lazımdır…” (7)
Çanakkale savaşlarının başladığı 18 Mart 1915’te eş zamanlı olarak Ermeniler de eylemlerini genişleterek Van ve çevresinde gerçekleştirdikleri baskınlarda, sivil halktan pek çok kişiyi öldürmüş, Mahmudiye’de Müslümanları toplu olarak katletmiş, camileri ahır haline getirmiştir. 15 Nisan 1915’te Van, Çatak, Bitlis ve Sivas’ta isyan başlamıştır. Van ve çevresinde memur ve jandarmalar katledilmiş, karakollara ve Türklere ait evlere saldırılar gerçekleşmiştir. Bu durum, Rusya’nın Paris büyükelçisi Sazanov’un 28 Nisan 1915 tarihinde Fransa Dışişleri Bakanlığına yolladığı mektuba istinaden 14 Mayıs 1915’te yolladığı yazıda, Van bölgesinde Ermeniler tarafından, 6000 Müslüman’ın öldürüldüğü, Van ve Çatak savunmasının devam ettiği ve acil yardım talebinde bulundukları şeklinde yansımıştır. (8)
Osmanlı Devleti, Ermenilerin Müslüman halka ve Türk askerlerine karşı uyguladıkları katliamlar karşısında sessiz kalamayarak harekete geçti. Hiçbir nasihati ve uyarıyı kabul etmeyen bu azgın millete karşı 24 Nisan 1915’te vilayetlere ve mutasarrıflıklara şifreli bir emir göndererek bu şer ocaklarını dağıtmaya karar verdi. Bu talimatta Ermeni komite merkezlerinin kapatılması, evrakına el konulması ve komite elebaşlarının tutuklanması gibi hususlar yer alıyordu. Bundan sonra tutuklamalar başlamıştır. Mısırdaki İngiliz Askeri Ofisi’ne Dedeağaç üzerinden ulaştırılan haberde 24 Nisan gecesi üç Ermeni din görevlisi ile içlerinde ermeni Puzantion gazetesinin de sahibi olduğu 1800 kişi tutuklanmıştır. Tutuklanan Ermeniler Ankara’ya gönderilecektir. Tutuklananların 500’ü Taşnak, 500’ü Hınçak ve geri kalanlar da Ramgawar Partizanlarıdır” denilmektedir. (9)
Van isyanının devam ettiği sıralarda harbiye Nazırı Enver Paşa, 2 Mayıs 1915’te Dahiliye Nazırı Talat Paşa’ya bir mektup yollayarak, Doğu Anadolu’daki vilayetlerde yoğun olarak yaşayan Ermenilerin silaha sarılarak cepheye lojistik destek sağlayan birliklere saldırdıklarını, Müslüman halkı taciz ettiklerini, can, mal ve namus güvenliği bırakmadıklarından bahisle Ermenilerin Anadolu’nun iç bölgelerine sevki ya da Rusya’nın işgali altındaki Türkleri Osmanlı Devletine karşı cepheye sürdüğü gibi onların da Rusya’ya karşı cepheye sürülmesi hususunda görüşlerini bildirmişti. Talat Paşa da Enver paşanın görüşlerini yerinde görerek Vilayetlere derhal birer şifreli telgraf göndererek tehcir kararını tek başına uygulamaya koydu. Önce Van, Bitlis ve Erzurum bölgelerinde bulunan Ermenileri, harp sahasından uzaklaştırması konusunu ele aldı. 26 Nisan 1331‘de (9 Mayıs 1915) Erzurum Valisi Tahsin Bey’e ayrı, Van valisi Cevdet Bey’le, Bitlis Valisi Abdülkadir Bey’e şifre emirler gönderdi. Avrupa devletlerinin protestoları karşısında Dahiliye Nazırı 26 Mayıs 1915’te Sadarete bir tezkire göndererek üzerindeki yükü Meclis-i Vükela’ya havale etmek istedi. Sadrazam ertesi gün tezkireyi bir üst yazı ile Meclis-i Vükela’ya havale etti ve 27 Mayıs 1915’te “Vakt-ı seferde hükümetin icraatlarına karşı gelenler için cihet-i askeriyece ittihaz olunacak tedabir hakkında muvakkat kanunu” çıkartıldı ve 1 Haziran’da yürürlüğe girerek uygulanmaya başlandı. (10) Bu kanun, şu hususları ihtiva ediyordu:
1) Sevk edilen Ermenilerin can ve mal güvenliğinin korunması, iaşelerinin sağlanması, suiistimalleri görülen görevlilerin azliyle Divan-ı harbe sevk edilmesi.
2) Katolik, Protestan ve hasta Ermenilerin sevk edilmemesi.
3) Devlete ihanet etmeyen ve komşuları ile kötü ilişkileri olmayan Ermenilerin sevk edilmemesi.
4) Kimsesiz ve muhtaç Ermenilere iaşe temin edilmesi.
5) Sevk edilen Ermenilerin mallarının sayılarak muhafaza edilmesi, geri dönüşte mallarının iadesi.
6) Ermeni sevki esnasında iaşe ve güvenliklerinin temini için Tahsisat-ı Muhacirin ‘den para ayrılması.
7) Kullanılmakta olan emlakın, Ermeniler geri geldiklerinde boşaltılması
8) Ermenilerin geri dönüşlerinde her türlü kolaylığın sağlanması ve ihtiyaçlarının giderilmesi.
9) Gayr-i Müslim çocukların akraba ve cemaatlerine teslimi
10) Ermenilerin geri dönüşlerinde uygulanacak esaslarla ilgili nizamname ve talimatnamelere uyulması.
Bu maddelere bakıldığı zaman sevk ve isyan planlı ve siyasi değil, askeri ve güvenlik nedeniyledir. Nisan 1915’te başlatılan tehcir, 25 Kasım 1915’te geçici olarak; 24 Ekim 1916’da da tamamen durdurulmuştur.(11)
Dipnot:
6) Demir, Neşide Kerem. a.g.e. s.87
7) a.g.e.s.88
8) Halaçoğlu, Sürgünden Soykırıma Ermeni İddaaları s.47
9) a.g.e.s.49
10) Halaçoğlu, Ermeni Tehciri. S. 65 v.d. BKY yay. 20 Baskı. 2011/İST

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına