SESSİZ KALMA!.. ('24 Nisan' Ermeniler İçin 'Yalan'ın Yıldönümü...(Yalçın Özalp))


Her sene  - imkanlar elverdiği sürece - onlara inat BİZ'de sessiz kalmamalıyız!.. DEVLET'te!!!




Savaşın en hararetli zamanlarında milyonlarca insanın öldüğü bir olayı sadece kendilerine atfetmek, sadece UTANMAZ'lıktır!.. O zaman KALLEŞÇE sırtımızdan bizi vuranların torunları, şimdi bu tehcir'e soykırım diyen UTANMAZLARDIR!..






24 Nisan Ermeniler için yalanın yıldönümü..
Ermeniler 1 asırdır Türklerin kendilerine soykırım uyguladığı iftirasını dillendiriyor. Ancak tarihi gerçekler soykırımı yapanların Türkler değil Ermeniler olduğunu ortaya koyuyor.
TARİHÇİ ÖZALP: "SADECE K.MARAŞ'TA 100 BİN ASKER KATLEDİLDİ"
Kahramanmaraşlı tarihçi Yalçın Özalp, soykırım iddialarında bulunan Ermenilerin sadece Kahramanmaraş çevresinde 1895 ila 1920 yılları arasında yüz bini aşkın asker ve tespit edilemeyen boyutta sivili katlettiğini bildirdi.
 
Sözde soykırım iddialarında bulunan Ermenilerin, 1895 ile 1920 yılları arasında uyguladığı mezalim kan donduruyor. Ermeni tehcirinin yüzüncü yılı dolayısıyla 2015 yılı için lobi faaliyetlerine hız veren Ermenilerin, belirtilen 25 yıllık süre içerisinde sadece Kahramanmaraş'ta yüz bini aşkın asker ve belirlenemeyen miktarda sivili katlettiği ifade ediliyor.
Ömrünü Ermeni mezalimi ve Kahramanmaraş Milli Mücadelesi üzerine araştırmalar yaparak geçiren tarihçi Yalçın Özalp, mevcut belgelerle birlikte Ermeni katliamlarının uluslararası kamuoyuna anlatılması gerektiğini söyledi.
1895 yılında Zeytun (Süleymanlı) isyanını çıkartan Ermeni Çetecilerin sadece bu dönemde 13 bini asker 20 bin kişiyi katlettiğini dile getiren Özalp, bu rakamların çete lideri Agasi'nin hatıratında da yer aldığını vurguladı. Osmanlı askerleri tarafından yakalanan, ancak dış devletlerin baskısı nedeniyle Tulon limanında Fransızlara teslim edilen Agasi'nin 1897 yılında kaleme aldığı hatıratında bu katliamının teferruatlı olarak anlatıldığını belirten Özalp, şöyle konuştu:
"1895 yılındaki isyanı çıkaran Ermeni çete reisi Agasi isimli zat ki, benim Ermeni İntikam Alayı Maraş'ta isimli kitabımda bu kişinin resmi de vardır. Bu kişi 1897 yılında hatıratını yazacak. Hatıratının 711'nci sayfasında aynen şu cümleyi kullanıyor, 'Müslümanlardan 13 bini asker olmak üzere 20 bin kişiyi katlettik, bizim zayiatımız sadece 127 kişidir." Rakam çok çok orijinal. Bu rakamın o hatıratta bulunması bizim nasıl bir tedbir almamız gerektiğini belirtecek unsurlar taşıdığı kanaatindeyim. Şimdi böyle denilen bir durumda bu cümleyi, bu eseri dünyanın tüm dillerine çevirerek kamuoyuna sunmamız gerekir. Ama ne yazık ki bizim Maraşlının bile bundan haberi yok. Biz bu konuyu dünya kamuoyuna anlatmak istiyorsak işte elimizde bir numaralı vesika. Agasi'nin Fransızca olarak 1897 yılında yazılmış bulunan hatıratı."
 
Ermenilerin katliamlar sırasında yardım derneklerini bile kullandığını kaydeden Özalp, "Bu Ermenilerin isyanlarında gayet safiyaneki aslı bende bulunan şu mühür Ermeni Çocuk Esirgeme Kurumu'na aittir. Bu mührün yer aldığı Ermeni Çocuk Esirgeme Kurumu adı altında memleketi perişan etmişler, ortalığı birbirine katmışlar. Silah deposu olarak kullandıkları bu kurumlarla binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuşlar"diye konuştu.
"DEDELERİM, DERİSİ YÜZÜLEREK VE YAKILARAK KATLEDİLDİ"
1915 yılında Kahramanmaraş'ın Fındıcak bölgesindeki isyanda annesinin babasının ve onun kardeşinin Ermeniler tarafından vahşice katledildiğini belirten Özalp, o döneme ait Nüfus Müdürlüğü'nün vefayat defterlerinde yaptığı araştırmalarda binlerce insanın benzer şekilde öldürüldüğünü dile getirdi.
Olayın tanıklarından Ahmet Yetim isimli vatandaşla Eskişehir'e gidip konuşma fırsatı bulduğunu kaydeden Özalp, şöyle devam etti:
"1915 yılında Fındıcak bölgesinde Ermenilerin çıkartmış bulunduğu isyan sırasında annemin babası Ali Kavas Kamil Efendi ve amcası Ahmet Bedevi Efendi Ermeniler tarafından katledilmiştir. Bunu Eskişehirli Ahmet Yetim isimli gazi aynen şöyle anlattı, 'Ali Kavas Kamil Efendi isyan eden Ermenilerle konuşmaya gider ancak kapıdan çıkarken atar vururlar, bacağından asarlar ve derisini yüzmeye başlarlar. Kardeşi Ahmet Bedevi Efendi 'ne yapıyorsunuz' diye dışarı çıkınca ona da ateş ederler, onu da koltuk altlarından çınara bağlarlar ve altına ateş vererek yarı beline kadar canlı canlı yakarlar. Ben bunları Ahmet Yetim'in yanı sıra annemin dayısı Mazman Mustafa'dan da ağlaya ağlaya anlatırlarken dinledim. Ermeni mezalimini size anlatabilmek için bu tek vesika bile yeter. Nasıl öldürüldüklerinin de hikayesini ilave edersek, bu işin nasıl yapıldığının hakikati ortaya çıkar."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına