SESSİZ KALMA!.. (SOYKIRM YALANI: Ermeni Soykırım Yalanı ve Tarihi Gerçek 6 (Anuş Gökçe)...)


Her sene  - imkanlar elverdiği sürece - onlara inat BİZ'de sessiz kalmamalıyız!.. DEVLET'te!!!

Ermeni Soykırım Yalanı ve Tarihi Gerçek 6 (Anuş Gökçe)
Dahiliye Nezareti, 20 Kanun-u Evvvel 1334’te Ermenilerin geri dönmeleri için kararname gönderiyor. 19 Şubat 1335’te bütün vilayetlere şifreli bir emir göndererek depolarda muhafaza edilen Ermenilere ait eşyaların sahiplerine iadesi; Ermeni yetimlerinin sahiplerine teslim edilmesine dair 20 Şubat’ta bütün vilayetlere ikinci bir emir gönderiyor.(17)
Fransız yazar Georges de Maleville, 1988 yılında yayımladığı “1915 Ermeni Trajedisi” adlı kitabında Enver Paşa’nın 2 Mayıs 1915’te Dahiliye Nazırı Talat Paşa gönderdiği mektubu şöyle yorumlamaktadır: “… Bu mektup son derece önemlidir. Biz Türklerin şimdiye kadar gündeme getirmediğine şaşıyoruz. Bu mektup açık bir samimiyetle şunları ifade etmektedir:
a)Bir kere düşmana karşı sempati beslendiğinden endişe edilen halkın yerlerini değiştirme fikri, Türkler tarafından ele alınmamış, Ruslar tarafından 20 Nisan 1915’te ele alınmıştır.
Enver’e bu fikri veren Ruslar olmuştur. O da Rusların yaptıklarına karşılık (ki Türkler onlara isyan etmemişlerdi.) bu fikri düşünmüştür.
B) Enver Paşa’ya Ermeni toplumunu göç ettirme fikri, Van Gölü etrafında toplanan Ermeni ayaklanmaları, ihtilal için bir ocak halinde bulunmalarından sonra gelmiştir.
c) Ayrıca Enver, mektubu yazdığı tarihte isyan etmiş Ermenilerle ilgili hiçbir karar almamış, Ermenileri askeri hatların önüne ya da geri bölgelere yerleştirme konusunda alternatif teklif etmiştir.
d) 2 Mayıs 1915’te Enver Paşa tarafından ön görülen tedbir sadece Doğu Anadolu’da isyan etmiş Ermenilerle ilgilidir. Bu belge açıkça göstermektedir ki Türkiye düşmanlarının ısrarla öne sürdükleri fikir asla olmamıştır.”(18)
Katliam Değil Nefsi Müdafaa
Sonuç olarak diyebiliriz ki yukarıda verdiğimiz belgeler ışığında Ermenilerin emperyalist Avrupa devletlerinin iddia ettiği gibi Osmanlı Devleti’nin Ermenilere katliam yapması asla mümkün değildir. Bu Türk milletine yapılmış büyük bir iftiradır. Nakil esnasında bazı düzensizlikler ve kayıplar olabilir. Bu savaş ortamının getirdiği bir durumdur. Tehcir kanunu, tamamen savaşa katılmamış Ermenileri korumaya yöneliktir. Ermeni komitacıları, kendilerinin neferleri azalmış ve katliamlarına başkalarını ortak edemediklerinden olsa gerektir ki bu kadar yaygarayı kopardılar ve koparıyorlar. Hiçbir devlet, hele hele Türk ve Müslüman ise, hiçbir kavmi durduk yere yerinden oynatmaz. Osmanlı Devleti, Tehcir kanunu ile meşru olan hakkını kullanmıştır. Ruslar acaba Kırım’dan Türkleri Sibirya’ya sürgün ettikleri zaman ceplerine cep harçlığı koydular mı? Fransızlar ve İngilizler, işgal ettikleri ülkelerin halkına ne kadar insanca devrandılar. Avrupa Devletleri, Amerika, Rusya öncelikle kendi tarihlerini sorgulamalı, ondan sonra Türk’e insanlık dersi vermeye kalkmalıdır. Bütün bunların sorgulanması Eğer bir devlet katliam yapacak olsa idi, bulundukları yerde yapardı.
Neden onların nakilleri için hazineden para harcasın ki? Geri dönmesine izin vermeyeceği bir toplum için, neden hanelerinin ve mallarının sayımını yaptırsın ki? Neden kendilerine silah doğrulmuş olan bir halkı korusun ki, onların dul ve yetimlerine maaş bağlasın, barınmalarını ve yiyecek içeceklerini temin etsin? Bunun tek bir sebebi vardır. Osmanlı bir Türk Devleti’dir ve Türkler katliam yapmamıştır, yapmaz ve yapmayacaktır. Çünkü Türkün hamuru, doğruluk, dürüstlük, adalet ve merhametle yoğrulmuştur. Ruslar ülkesindeki Türkleri bizim cephelerimize sürerek esas kendi tabiiyetindeki bir halkın katliamına sebep olduğu gibi, Ermenileri “Bağımsız Ermenistan” kurduracağız hayaliyle avutmuşlar ve onları silahlandırarak masum halkın kanını döktürmüşler; kendileri de seyirci kalmışlardır. Ruslar geriye çekildiği zaman Ermenileri gene yüz üstü bırakmışlar, yaptıkları katliamlar nedeniyle Müslüman halkın kendilerine saldıracağından korkan komitacılar soluğu Rusya’da almışlardır. Son kalan vatan toprağı da işgal edilmeye başlandığı zaman Türk Orduları, Doğu Anadolu’da Ermenilerle, Güney’de İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yapan Ermenilerle savaşmak zorunda kaldı.
Ermeniler, Müslüman halkın evlerini tek tek belirleyerek evlerinden çıkarıp sokağa atmışlar, mallarını gasp etmişler, erkekleri, yaşlıları, savunmasız kadın ve çocukları acımasızca öldürmüşler, ırz ve namuslarını pespaye etmişlerdir. Urfa, Antep, Maraş’ta yok etmeye çalıştıkları halkın bakiyeleri halen mevcuttur ve nefretle yad edilmektedir?

Dipnot:
17) a.g.e.s.137,142,166; Sürgünden Soykırıma s.130-132,144-145,150.
18) Osmanlıdan Günümüze ermeni Sorunu ve Gerçekler. Editör: Hasan Celal Güzel. S. 212-213. Yeni Türkiye Yay. 2. Baskı. 2003/ANK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına