Az Kişi Tarafından Bilinen Şaheser Filmler... [EkşiŞeyler]


İzleyecek harika filmler arıyorum ama öyle çok bilinenlerden olmasın diyenker için muazzam bir liste.
başlamadan şunu belirteyim; sözlükte hakkında iki veya üç sayfadan fazla entry girilmemiş, her biri birer hazine olan filmleri elimden geldiğince yazmaya çalıştım. her birinin türkçe altyazısı mevcuttur. birkaçı hariç çoğu hd kalitesinde restore edilmiştir.
spalovac mrtvol: filmin baş kahramanı cermen asıllı, çekli bir kremator. bildiğimiz cenaze yakıcı, sıradan bir insan. nazi işgaliyle beraber bir arkadaşı tarafından aklı nazizm ile çeliniyor. ancak karısı da bir yahudi. hayal edin, gitgide nazizmi benimseyen bir krematorun eşi ve bir yahudi. hangimiz bu kadının yerinde olmak isterdik? politika ve inanç ekseninde harika bir gerilim. (imdb)

punishment park: en cesur filmlerden biridir. türü, sahte belgeseldir. (pseudo-documentary) devlet tarafından muhalif görülen gençler, özgürlüklerini kazanmak için zoraki olarak insanlık dışı bir yarışa sokulurlar. filmin vuruculuğunun yanında; mahkemede hakim ve gençler arasında öyle ideolojik tartışmalar duyarız ki, her biri, bir ötekinden daha fazla etkiler bizi. (imdb)


inherit the wind: sağlam diyalogların ve performansların havada uçuştuğu bir mahkeme filmi. mahkemelik olay ise küçük yaştaki öğrencilere ders esnasında darwin'in evrim teorisinden bahseden bir öğretmen. film boyunca, tahmininiz üzere konu mahkemede çok hararetli tartışılıyor. bunun yanında hava da bir o kadar boğucu ve sıcak. yani film çok hararetli, çok leziz. (imdb)


the ox-bow incident: çaresizlikle izleyeceğiniz, önyargıların ne kadar hazin sonuçlara sebebiyet verebileceğini gösteren belki bundan daha iyi bir film yapılmamıştır. film boyunca bütün olan biteni büyük bir çaresizlikle seyrediyorsunuz. hele ki filmin son anlarında, gerçekten nutkunuz tutuluyor, konuşamaz hale geliyorsunuz. oldukça da kısa bir film. (imdb) muhtemelen aynı çaresizliği amerika'nın bir dönem yoğun tecrite tabi tuttuğu yönetmen dalton trumbo'nun iki kolu ve iki bacağını kaybetmiş vietnam gazisi askerin hikayesini anlattığı johnny got his gun filmini seyrederken yakalayabilirsiniz. (imdb)


un condamne a mort s'est echappe: adı uzun, kendi ise kısa ve yalın olan bu filme istemsizce mest oluyorsunuz. bir hapishaneden kaçış filmi. yalnız öyle bir kaçış filmi ki, hareket yok. film boyunca genel itibarıyla bir mahkumun iç konuşmaları ve yaptığı hazırlığı seyretmekle meşgul oluyoruz. buna rağmen, filmin sonuna yalnızca "vay be" denebilir. bu kadar mıydı? bu kadar kolay mıydı? adam elini kolunu sallar ve gider. öyle bakakalırız arkasından. (imdb) filmin tam adı: un condamne a mort s'est echappe ou le vent souffle ou il veut


le trou: yapılmış belki de en iyi hapishaneden kaçış filmi. filmdeki kum saatine ayarlı olarak nefesiniz bir hızlanacak, bir inecek. seyir zevki alacağınız bir film arıyorsanız muhakkak izleyin. ayrıca sinema tarihindeki en vicdansız ihanetlerden birine de şahit olacaksınız. (imdb)


i soliti ignoti: eğlencesi, kahkahası, komedisi bol bir soygun filmi. ya da soygun yapmaya çalışan mahalleliler filmi. ayrıca sinema tarihinin gelmiş geçmiş en karizmatik aktörlerinden marcello mastroianni ve claudia cardinale'in gençliği de filmin bonusları. (imdb)


the miracle worker: azmin ve umudu kesmemenin en nadide örneğini bu filmde bulacağınıza eminim. bir insanı hayata bağlamak için ne denli çabalar harcandığını görüp de etkilenmemek elde değil. kısaca konusu; görme engelli bir öğretmenin kendisi gibi görme engelli, konuşmayan küçük bir kıza harcadığı takdire şayan çaba. (imdb)


walkabout: genç bir kızın, küçük kardeşiyle birlikte avustralya'nın çorak arazisinde hayatta kalma mücadelesini anlatan kıyıda köşede kalmış enfes filmlerden. filmde yaban hayatı ve modern hayatın unsurlarına küçük dokunuşlar mevcut. mesela ufak bir örnek; kızın onca uğraştan sonra yaban hayatından kurtulup kara yoluna ulaştığı sahnede, yola adımını atarken ayağının yakın plan çekilmesi gibi. (imdb)


la historia oficial: totaliter rejimleri eleştiren iyi filmlerin başında gelir. arjantin'de, askeri cuntanın dayattığı tarih müfredatına karşı duran bir grup gencin çevresinde başlayan film, zamanla askeri darbenin gölgesinde gerçekleşen sokak hareketlerine dek uzanır. muhakkak izlenmeli. filmde çizilen politik tablo, genel hatlarıyla ülkemize çok da yabancı değildir. (imdb)


fury: güncelliği halen devam eden linç kültürünü gözümüze sokan ibret alınası filmdir. cahil bir kasaba güruhunun lincine uğramış bir insan olsanız intikamını alır mıydınız almaz mıydınız? linç, adalet, intikam sorunsalı. hepsi bu leziz filmde. (imdb)


balkanski spijun: daha önce şu entry'de de bahsettiğim gibi #52545322, izleyeceğiniz en paranoyak karakterlere sahip filmdir. kısaca konusuna değinecek olursak; devletine, komünizme sonuna kadar bağlı yugoslav yurttaş olan ilija, yanyana olan iki evinden birini iş adamına kiraya veriyor. ancak nasıl bir paranoyaklıksa, evini kiraya verdiği adamın rejim karşıtı kapitalist ajan olduğundan çok saçma bahanelerle şüphelenip, takip etmeye başlıyor. hayır, bir süre sonra da en az kendi kadar tuhaf abisi, hatta çok derin bir yapılanma olduğundan şüphelendiklerinden, abisinin oğulları da katılıyor. sonuna kadar kahkahalarla "yuh arık, n'oluyosunuz. bu kadarı da fazla" dedirten olaylar silsilesiyle geçen, aynı zamanda da kapalı toplumları da doyasıya taşlayan bir filmdir. (imdb)


the last seduction: ters köşeye yatırmalı, karmaşık kurgulanmış, dişe dokunur bir film izlemek istiyorsanız şiddetle tavsiye edilir. (imdb)


kind hearts and coronets: ingiliz aristokrasisinde; hırsın, intikamın göz bürümesi üzerine yapılmış, en soğuk kanlı seri katile de sahip leziz filmlerden biridir. ayrıca gelmiş geçmiş en hazinli sonlardan birini de barındırmaktadır. (imdb)


değinmeden geçemeyeceğim. yönetmen sam peckinpahimzalı şu iki film de maalesef kıyıda köşede kalmış hazinelerdendir. 

ilki, bring me the head of alfredo garcia olup nasıl bir hafızanın ürünüdür, merak uyandırır. filmle alakalı yalnız şu anektodu sizinle paylaşayım. sin city filmini dikkatli izleyenler hatırlayacaktır. tarantino'nun konuk yönetmen olarak araba sahnesini çektiği şu sahne(ayrıca sin city'nin çizgi roman serisinde de mevcuttur.) yani kesik kelle ile konuşma sahnesi. bring me the head of alfredo garcia filminde ise buna benzer sahnelerin ağa babası diyebileceğimiz, 40 yıl önceden düşünülmüş sahneler mevcuttur. (imdb) sam peckinpah boşuna şiddetin ozanı lakabıyla anılmıyor. 

bir diğer kıyıda köşede kalmış ancak pek çok kere remake'i çekilmiş getaway filmi. kirli ve çatlak yan karakterlere sahip, kendini bir solukta izleten, dengine rastlanması imkansız olan enfes bir kaçış filmidir. (imdb)


santa sangre : dövmeli kadın, şişman üvey baba, kolsuz anne, ona kol olan bir evlat ögeleriyle bezeli çarpıcı, eşi benzeri olmayan sürreal bir intikam filmi. anne gerçekte ölü mü? baba gerçek mi, yoksa tüm bunlar tramva mı? ve dahası. (imdb)


yönetmen ve yönetmen sineması dedikten sonra şu ismi es geçmek olmaz. 

amerikan bağımsız sinemasının mihenk taşı john cassavetes. maalesef günümüzde kıyıda köşede kalmış olan iki şaheser filmini ekleyeyim. ilki a woman under the influence: tamamen olağanüstü performanslarla bezeli leziz, şahane bir dramdır. (imdb)

bir diğer filmiyse the killing of a chinese bookie: başı, borç ve alacaklıdan kurtulamayan bir striptiz kulübü sahibinin çok naif bir anlatımla sergilendiği lezzetli mi lezzetli bir filmdir. ayrıca, altından kalkması zor sahneler de barındırmaktadır film. örnek verecek olursak; yaklaşık on dakika boyunca, kapkaranlık bir yol üzerinde geçen diyalog sahnesi vardır filmin. yol kenarındaki araba çalışana kadar devam eder bu sahne. ancak geçen hiçbir saniyesinde sıkılmayız. ayrıca ölen çinli bahisçi de filmin hemen hemen yirmi dakikalık bölümüne konu olur. mavi ve kırmızı ışıklandırmanın yoğun kullanıldığı, işçilikle yoğurulmuş sahneleri bolcadır.(imdb)


sanat eseri ve işçilik dedikten sonra değeri maalesef az bilinmiş şu hazineleri anmadan olmaz: soylent greensoy cubaidi i smotri ve pek tabii ki fitzcarraldo


ekdellamorte dellamore (cemetary man) : hiçbir kaba sığmayan, yer yer hayranlık, yer yer de tiksinti duyacağınız filmlerden. peki neden bir şaheser? izledikten yıllar sonra dahi muhakkak filmin bir sahnesi aklınızın ucuna yer ediyor. tek cümleyle özet geçeyim; mezarlık bekçisi bir gencin, mezarlıkta ara ara yakınını ziyarete gelen bir kadına duyduğu aşk. esasen, kahramanın aşk hakkındaki yani dellammore ve ölum hakkındaki o da dellamorte ikilemini çok zor yoldan oğrenmesini anlatır. ayrıca truman show, dark city gibi filmlerden önce çekildiği de unutulmasın. (imdb)

jules dassin'in yıllara meydan okuyan şu filmini de ekleyeyim. günümüzün ocean's serisine her yönüyle ilham kaynağı olan başyapıtı du rififi chez les hommes. film, cezaevinden çıktıktan sonra tekrar eski sevgilisine sahip olabilmek için mücevher soygunu planlayan adamın, ekip toplayarak gerçekleştirmesi üzerine kuruludur. ancak, öyle titiz ve hayranlık uyandıracak bir soygundur ki, düşününüz şemsiye dahi kullanılıyor. fazla spoiler vermeyeyim. buyurunuz. imdb linki. türkçe vikipedisi de mevcuttur. spoiler içerir.


ayrıca hüzünlü bir film die brücke (imdb), sakin bir western mccabe & mrs. miller (imdb) ve kışkırtıcı bir film to die for (imdb)

aile içi şiddet temalı, alkolü bol inanılmaz gerçekçi ve güzel bir film: once were warriors(imdb)
kdo chce zabit jessii: çizgi romanvari konuşma balonlarının olduğu yarım asırlık kült kategorisine rahatlıkla sokulabilecek ilgi çekici ve seyir zevki yüksek bir film. imdb
ek 2: sıkı bir gerilim filmi nattevagten (imdb). ayrıca henri-georges clouzot klasikleri; le salaire de la peur (imdb), les diaboliques (imdb) ve le corbeau (imdb) filmleri.
dali dili havali korna'dan gelen hatırlatma üzerine psikolojik-gerilim türüne ait kilit filmlerden spoorloos da şiddetle tavsiye edilir. (imdb)
senin beni sevebilme ihtimaline sicayim'dan gelen öneriler üzerine fando y lis (imdb) ve seksmisja (imdb) filmleri de aynı şiddetle tavsiye edilir.
embraceown nickli yazar arkadaşımdan gelen tavsiye üzerine the guard (imdb) filmi de önerilir.


kaynak: https://seyler.eksisozluk.com/az-kisi-tarafindan-bilinen-saheser-filmler?utm_campaign=Bundle&utm_medium=referral&utm_source=Bundle
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına