Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyük Şehirler Daha Küçük Beyinlere Sahip Olmamıza Mı Sebep Oluyor?..

Resim
“Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.”


Orhan Veli’nin bu şiirini veya bu şiirden bestelenen şarkıyı bilmeyen yoktur. Hayatını, İstanbul ve Ankara’da geçiren Orhan Veli, bu şiirini büyük şehir hayatının stresinden kaynaklı mı yazmıştır bilemeyiz. Fakat bugün metropol insanının sıkıntısını en iyi anlatan dizeler belki bunlardır. 

Peki Orhan Veli’nin şiirinde bahsettiği çiçekleri gürültü ile açan dünyalar beynimizi nasıl etkiliyor?

Şehirleşme, Antik Yunan’dan bu yana süregelen bir kavram olsa dahi, şehirleşmenin etkilerini dünya tarihinin hiçbir döneminde bu kadar yoğun hissetmedik. 1800’lü yıllarda dünya nüfusunun sadece %3’ü şehirlerde yaşıyordu. Bunu takip eden 200 sene içerisinde bu oran hızla %50’lere yükseldi. Birleşmiş Milletler’in raporuna göre 2050 yılına geldiğimizde dünya nüfusunun %66’sı kırsal hayatı terk etmiş ve şehir hayatına geçmiş olacak. Asya ve Afrik…

Albert Einstein’ın Bir Deha Olmasını Sağlayan Benzersiz Düşünce Şekli...

Resim
Bu yazıda Robbert Dijkgraaf, Einstein’ın dünyayı diğer bilim insanlarından nasıl farklı gördüğünü anlatıyor. ’Einstein gerçek bir dahiydi ve bir bilim insanı olarak hepimize örnek teşkil ediyor. Çocukken bile çok farklı bir düşünme şekli vardı. En baştan başlamak gerekirse, Einstein’ın hayal dünyası çok önemliydi. Çok iyi bir öğrenci değildi fakat çok özgün bir düşünce yapısına sahipti. Bana göre, Einstein’ın sihirli bir dokunuşu vardı. Tamamen özgün bir bakış açısına sahipti. Bir şekilde döneminin teorilerini kabul etmedi ve kendisine özel bir şekilde düşünüyordu. Bilim insanı olarak en sevdiği akıl yürütme şekli düşünce deneyiydi. Bunu Genel Görelililik Teorisi ni keşfettiği çok önemli anı tarif ederek açıklıyor. Bir binanın çatısındaki işçileri izliyordu. Birden işçiler düşerse ne olacağını düşündü ve fark etti ki, işçiler düşerse artık yer çekimini hissedemeyecekler. Bir şekilde bu olaydan çıkarımda bulunarak Genel Görelilik Teorisini oluşturdu. O anı hayatının en mutlu anı olarak tanım…

Köy Enstitüleriyle İlgili Okuduktan Sonra Üzücü Bir Kıyaslama Yapacağınız Yazı... [EkşiŞeyler]

Resim
Türk eğitim sisteminin şu anki halini geçmişle kıyasladığımızda ortaya oldukça üzücü bir tablo çıkıyor. Sözlük yazarı "cilgin fantezilerin adami", bizzat büyükbabasının yaşadıkları üzerinden köy enstitülerini oldukça güzel bir biçimde anlatmış.


ciftlikdergisi.com.tr

birazdan yazacağım metin, cılavuz köy enstitüsü mezunu olan büyükbabam ile 2009 senesinde, vefat etmeden önce yaptığımız ve benim kaydettiğim bir konuşmanın tam kaydıdır. daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamıştır. "türkiye'de köy enstitüleri'nin kuruluşları türk milli eğitiminde bir çığır yaratmıştır. şöyle ki: istiklal savaşı bittikten sonra türkiye genelinde okuma ve yazma oranı, şehirler dahil binde beş. köylü hem fakir, hem zaruret içerisinde, hem yoksul, hem de bilinçsiz, bilgisiz bir vaziyette. bakanlar kurulu düşünüyor, nasıl yapalım ki bu köylüyü kalkındıralım. konuşuyorlar.  o zaman milli eğitim bakanlığında mustafa necati isminde, türk milli eğitimine büyük hizmet yapan bir kişi var. balıkes…

Siyah Beyaz Hababam... Unutulmayacaksınız...

Resim

Ay Doğar Sini Sini... [Zeki Müren]

Resim

Fatih Sultan Mehmet Hakkında Az Bilinen 17 Bilgi...

Resim
Akıllı, Büyük İnsanı saygıyla anıyorum... Fatih Sultan Mehmed, birilerinin tekelinde asla değil, olmayacak!.. Onu, densizlerin eline sakın bırakmayın!.. 


Fatih Sultan Mehmet'in az bilinen yönleriyle ele aldıgımız bir yayınla karşınızdayız. Büyük Türk hükümdarı, İstanbul'un fatihi hakkında bakalım neler öğreneceğiz.
1.Topkapı Sarayı’nda kimsenin dikkatini çekmeyen bir defter, 1940 yılında Prof. Dr. Süheyl Ünver Hoca’nın dikkatini çeker. Bu Fatih’in çocukluk defteridir. 1961 yılında ilan eder bu durumu.
Defterde, at başları, leylek, baykuş, kartal, Fatih’in hocaları ya da etrafındakilerin karikatürleri vardır. Yunan alfabesi, çiçek motifleri, Farsça beyitleri yer almaktadır.

2. İstanbul’un Fethi’ne, Akşamseddin 3000 dervişle manevi destek amacıyla katılır. “Sen bunların Allah rızası için mi savaştığını sanıyorsun, ganimet için savaşıyorlar” diye bir mektup yazar Fatih’e. Bunun üzerine şehir alınınca 3 gün yağma edilecek, üçüncü gün yağma kesilecek diye söz verilir.
Fatih’in bir şartı …

Sixteen Tons... [Johnny Cash]

Resim
...dünyada ki tüm Madencilere...


Bülent Ecevit ve MFÖ'nün İçinizde İnce Bir Hüzün Uyandırması Muhtemel TRT Sohbeti... [EkşiŞeyler]

Resim
Harika... Saygıyla...


Yıl 1993, Bülent Ecevit ve Mazhar Fuat Özkan üçlüsü TRT'nin "Müzikli Hatıralar" programına konuk olarak uzun zamandır ekranlarda hasretini çektiğimiz tatta bir sohbet gerçekleştiriyorlar.
inanılmaz diyorum çünkü bugünlerde böylesine kaliteli bir sohbeti televizyonlarımızda görmemiz mümkün değil gibi. mevcut siyasetçilerin kalitesi de ortada. sohbet mfö'nün bülent ecevit şiirine yaptığı bestenin ardından başlıyor. ecevit, geçmiş dönemde şiirine gelen tepkilerden yola çıkarak çağdaşlaşma, tasavvuf, kültür şoku gibi konularda döktürüyor.  konuşmanın en can alıcı bölümüecevit:" türkiyedeki dindar kesimlerden bir kısmı başka ülkelerden ithal edilen islam anlayışına kapılmışlar. oysa türk halk tasavvufunun çok ilginç bir anlayışı vardır. başka toplumlarda din olgusu allah korkusuna dayanır. türk tasavvufunda ise din duygusu allah sevgisine dayanır ve allah sevgisi insana da sevgi ve hoşgörü olarak yansır." şu konuşmanın güzell…