Çok Yakın Dostumun Aktardığı Bir Bilgiyi Paylaşmak Görevdir... [Ali Türkşen/E.D.K.Albay]




33 yıl Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yaptım. 3,5 yılı cezaevinde geçti. Uğradığımız haksızlık ve hadsizliğin bini bir para. Sineye çektim, emekli oldum. Allah devlete millete zeval vermesin. Güzel de bir emekli maaşı bağladılar. Gideyim Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşeyim, huzur ve sükûnetle kalan ömrümü geçireyim istiyorum. Mümkün değil. Deve sidiğine güzelleme düzülen bir ülkede dert de bitmiyor, tasa da.
Dün sağ olsun bir sevenim hatırlattı. Geçen senenin aynı günü bir televizyon ekranında görünmüşüm. Cezaevinde geçen günlerimizde ne söylediysek 15 Temmuz’da çıktığı gibi, geçen sene ne söylediysek son bir yıl içinde fazlası çıkmış. Zeki bir adam değilimdir. Orta zekam bugüne kadar hayatta kalmamı sağladı şükür, bundan sonrası bayır aşağı zaten. Diyeceğim o ki orta zekalı bir insanın da rahatlıkla göreceği tespitleri yapıp haklı çıkmak zeka belirtisi değil, biraz etrafında olan bitenle ilgilenmek bir de başımızdaki zihniyetin ne olduğunu bilmektir diye düşünüyorum. Tek aklımın ermediği, cihat eğitimi almadan nasıl olup da bugünlere gelmiş olmamdır.

TÜM BUNLAR OLMADI MI
Geçen sene söylemiş idim. Emekli askerim. İçinden çıktığım kurumla ilgili yorum yapmam, öteki birçok konuda yorum yapmamdan daha doğru olur. “TSK’yı yeniden var edecekseniz yüreği ‘vatan’ diye çarpan çocuğu bulup getireceksiniz,” deyişimin üzerinden bir yıl geçti geçmedi, geldiğimiz duruma bakın. Geçen gün bir tweet attım: “Harp Okulları mülakatlarında ‘Çanakkale mi destan, 15 Temmuz mu?’ sorusunu soranlar milletin ordusuna mı subay alıyorlar acaba?” diye. El cevap; “Aman Yereppim” nidalarından geçilmiyor ortalık. Vay böyle soru mu olurmuşmuş, kesin böyle sorular sorulmuyordurmuş, birileri beni yiyiyormuşmuş.
Çok şaşırdım. Bütün kuşları yakaladık, bir leylek kaldı çünkü yakalayamadığımız. Son bir yıldır hiç olmayacaklar olmuyormuş gibi bir bunun olmuş olma olasılığına şaşırıyorsunuz siz öyle mi? Beyefendilerin yaz güneşi başlarına geçmişçesine azarak yaptıkları uygulamalar hangi ülkede oluyor haberiniz var mı acaba? Geçen seneden bu yana; tüm askeri okullar kapatılıp öğrencileri tasfiye edilmedi mi? Milli Savunma Üniversitesi kurulmadı mı? Genelkurmay Başkanlığı’nın Kuvvet komutanlıklarıyla bağı koparılmadı mı? Askeri yargı ortadan kaldırılmadı mı? Askeri tabiplik müessesesi kaldırılıp, asker hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmedi mi? Meclis’te darbe komisyonu kurulup FETÖ’nün siyasi ayağı aklanmadı mı? Terör örgütü üyesi olmayıp, “terör örgütüne hizmet eden” gazeteciler tutuklanmadı mı? “Zaten o çocuğu da pek sevmezdim,” kabilinden FETÖ’cü olmayan muhalifler FETÖ’cülerle birlikte KHK’larla tasfiye edilmedi mi? Referandumda şaibeli bir sonuçla “evet” çıkarılıp kanuna aykırı karar verilmedi mi? Çocuklarımıza önce cihat, vakit kalırsa da matematik öğretecek yeni MEB müfredatı onaya sunulmadı mı? Evrim diyenin ağzına en hafifinden biber sürülmüyor mu? Çocuklara cinsel istismar son 10 yılda yedi kat artmadı mı? İmamlara resmi nikah yetkisi yakında çıkmayacak mı? Valiler makamlarına tekbirlerle oturmuyorlar mı? Daha birkaç gün önce 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük destanıymışçasına kutlanmadı mı? Ve en sonuncusu en de kaymaklısı; 15 Temmuz darbesi Ulusalcıların üzerine yıkılmaya çalışılıp, yeni bir darbenin tehdidi de Ulusalcılara mal edilmeye çalışılmıyor mu?
Eh be Müslüman, hadi bunları yapıyorsun bari de ki, “Bunları yapıyoruz ama; Mars’a adam göndermemize de az bir süre kaldı. Matematikte evlatlarımız dünya şampiyonu. Okuma-anlama testlerinde kimse bizle yarışamıyor. Tarımın kıralı yine bizde. İşsizlik dediğin sözlükte bir kelime, bütün vatandaşlarımız refah içinde yaşıyorlar. Kişi başı gelir 50.000 dolar oldu. Terörü bitirdik. Hapishanelerde adam kalmadı, suç oranını sıfırladık. Olimpiyatlarda madalya rekoru; o da bizde. Bütün dünya bizimle yan yana durmak için sıraya girdi.”  Var mı şu dünyada kendi vatandaşına senden fazla eziyet eden? Aklın fikrin illa da deve sidiğinde diye ben sana şaşırmıyorum da, sen böyle bir sorunun sorulmasına neden bu kadar şaşırıyorsun?
ESKİ SİLAH ARKADAŞLARIMA DA ŞAŞIRIYORUM
Efendiler, ilk günden beri söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin akıl ve bilimle yönetildiği, laik, çağdaş bir ülke olması uğrunda canla başla çalıştık, canla başla çalışmaya da devam ediyoruz. Yok senin derdin senden başka kimsenin sesi çıkmasın ise, o da bize uymuyor. Öyle ya da böyle sözümüzü esirgemeyeceğiz ki sakin bir sahil kasabasına yerleşmekten fazla hizmetimiz dokunsun milletimize.
Öte yandan elbette benim de şaşırdıklarım yok değil. Mesela askeri okulları tamamen sivil irade emrine verip, o okullarda hiç okumamış sivil otoritenin mülakat komisyonlarında istediğini seçip istediğini seçmemesini gayet olağan kabul eden eski silah arkadaşlarıma şaşırıyorum. Hele hele “Mülakat komisyonlarında sorulan sorular belli, böyle sorular sorulmamıştır,” diyebilen eski silah arkadaşlarımın son bir yıldır yapılanları yok saymalarına da epey bir hayret ediyorum.
BİZLERİ NASIL KARŞILARINA ALDILAR

Attığım tweet sonrasında yemeyip içmeyip bana ulaşan Vatan Partisi yetkililerinin; “Ali Bey, konuyu biz de araştırdık, böyle sorular sormuyorlarmış. Aksine Atatürk’le, Cumhuriyet tarihiyle ilgili çok güzel sorular soruyorlarmış,” demelerini de anlamıyorum. Başta da dedim ya, zeki bir insan değilim. Orta zekalı bir insan olarak, düne kadar AKP-Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında cansiperane duran; Sayın Doğu Perinçek-Ulusal Kanal-Aydınlık üçgeninin, kumpas davalar sürecinde gösterdikleri desteğe bir ömür vefa borcumuz olması bir yana, bugün bizleri nasıl olup da karşılarına alabildiklerini de anlamıyorum.
Bu kadar anlaşılmazın arasında yaşayıp giderken, çok yakın bir dostumun bizzat aktardığı bir bilgiyi sizlerle paylaşmak ancak bir görevdir. Bunca abukluk yaşanan canım ülkemde olanı biteni görmezden gelerek böyle bir bilgiye inanıp inanmamak sizlere kalmış olmakla birlikte, deve sidiğinden medet umanın, deve sidiğine sürülecek aklı olmadığını naçizane hatırlatır, en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.

Ali Türkşen

Emekli Deniz Kurmay Albay 
kaynak: http://odatv.com/cok-yakin-dostumun-aktardigi-bir-bilgiyi-paylasmak-gorevdir-2707171200.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1889 Şam'dan Güzel Bir Hikaye... [Kalenderi-Dehri Gezsen]

'Kadınım- Doğum(Şiir)'... Volkan Konak...

Hangi Marka Hangi Ülkenin... Meraklısına