Kayıtlar

Ağustos, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Duraksayana... [Ölümünün 61.Yılında Bertolt Brecht'e Saygılarla]

Resim
Diyorsun ki,
davamıza hayrı yok bu gidişin.
Karanlık gitgide, diyorsun, derinleşiyor.
Güçler azalıyor, diyorsun, gitgide.
Bunca yıl, diyorsun, çalış çabala,
sonunda ilk günden daha güç bir duruma düş. Oysa işte düşman her zamankinden daha kuvvetli.
Yenilmez gibi de görünür.
Biz de hatalar yaptık, bu inkar edilmez.
Sayımız yavaş yavaş azalmada.
Sloganlarımız orda burda dağınık.
Düşman sözcüklerimizin bir kesimini çarpıttı. Bugüne dek söylediklerimizden hangisi yanlış şimdi?
Bir kısmı mı, yoksa hepsi mi?
Güveneceğimiz kim var artık?
Arta kalanlar mıyız bizler
yaşayan bir ırmaktan fırlatılmış?
Geride mi kalacağız
kimseyi anlamadan ve hiç anlaşılmadan? Yoksa şans mı gerek bize? İşte senin sordukların bunlar.
Ama kimseden bir yanıt bekleme,
yanıtını da kendin ver.

Ölümünün 3.Yılında Sonsuz Saygıyla Güzel, Onurlu İnsan... [13 Ağustos 2014]

Resim
Ruhun daim şad olsun...


Pandoranın Kutusu... [Can Yücel]

18 sene oldu; isyan dolu küfürlerinin arasından yürek dolusu sesini duymayalı... bugün seni anıyoruz, yarın senin gibi güzel bir insanı(süleyman seba) anacağız.

Bir denizanasıdır umut
Ta suların ortasında
Açılır
Kapanır
Açılır
Kapanır
Kapanır
Açılır

'Bağzı Dünyadan Sesler'... [DünyadanSesler]

Resim
takip edilesi youtube kanalı:  https://www.youtube.com/channel/UCv-EnANxda1eA-XYb7dbuBg



Fazla Film İzleyen İnsanları Neden Rahatlıkla "Kültürlü" Sayabiliriz?.. [EkşiŞeyler]

Resim
Tüm sanat içeren faaliyetler gibi film izlemenin de insana neler kattığı sorgulanır, insanı nasıl etkilediği tartışılır zaman zaman. Sözlük yazarı "charles h duell", bu mevzuyu güzel örneklerle açıklamış. fazla film izlemiş olmayı kültürlülük sanmak sevdiğimiz bir "sanmak"tır, güzel bir sanmaktır. bir kere izlenen her film, daha fazla şey gösterir insana. lafı gevelemeyim. film izlemeden önceki halini tabula rasa farz et. 4 luni 3 saptamani si 2 zile'yi izlersin, çavuşesku dönemi romanya'sıyla ilgili bilgi edinirsin jfk izlersin, kennedy suikastı ile ilgili kafanda soru işaretleri oluşur the doors izlersin, jim morrisson ilginç adammış dersin i wanna hold your hand izlersin, 60'ların ortasında beatles'a yakın olmak nasıl bir hismiş anlarsın man on the moon izlersin, andy kaufman'ı tanırsın, aptal kutusunun içinde nasıl iğrenç kalıplara karşı durulacağını görürsün lenny'yi izlersin, "ayıp" denen şeyi sorgulayan bi adamı tanırsın

Rüştü Asyalı'nın Eşsiz Sesiyle Nazım'dan Yaşamaya Dair...

Resim
İki güzel insana saygıyla...





1 Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın                        bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,                        yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin,                         beyaz gömleğinle bir laboratuvarda                                     insanlar için ölebileceksin,                         hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,                         hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,                         hem de en güzel en gerçek şeyin                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,            hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,            ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,   …

Sovyet Gulag: Özgürlük Azrail’in Avuçlarında...

Resim
Eğer Stalin döneminde yaşamış olsaydınız, kullandığınız yanlış bir kelime, kapıyı gizli polisin çalmasıyla sonuçlanabilir ve kendinizi mahkûmların ölene kadar çalıştırıldığı bir Sovyet Gulag’ında bulabilirdiniz. Stalin döneminde yaklaşık 14 milyon insan Sovyet hapishanelerine atıldı. Bazıları Sovyet rejimine karşı olan siyasi tutsaklardı. Diğerleri suçlular ve hırsızlardı. Bazıları ise Sovyet yetkililer hakkında kaba sözler sarfeden sadece sıradan insanlardı. Pek çok mahkum Sovyetlere bağlı ülkelerden gelmişti. Rahip, profesör ve önemli şahsiyetlerin aileleri, Sovyetler Birliği’nin kendi kültürlerini sistematik bir şekilde yıktığı sırada çalışma kamplarına gönderilmişlerdi. Gulag mahkûmları nereden gelirse gelsin iyi beslenemiyordu. Mahkumların, sıçanlar ve vahşi köpekler gibi yenebilecek tüm canlıları avladıklarına dair hikayeler anlatılmaktadır. İyi beslenememelerine rağmen ağır koşullarda çalıştırılan mahkumlar tabir yerindeyse bir deri bir kemik kalmışlardı. Sovyet Gulag sistemi,…

Gülümse... [28.12.2001]

iyi ki doğdun... iyi iki varsın...

gülümse... 
ne olursa olsun içinde; herşeyin dışında... 
yüreğinle; 
kelimelerini teslim alsın, davranışlarına yansıtsın yüreğini... 
kendini kaybetmemek için... 
yüreğinden gelerek... 
kimselerin sebep olmayacağı şekilde,benim dahi neden olmayacağım şekilde... 
sadece Sana ait olduğu gibi... 
hiçbir düşüncenin varolamayacağı şekilde gülümse... 
ne fazla ne eksik, hep aynı... 
değişmeyen hep o ilk gibi... 
ben kendimi kaybettiğimde -nedenleri ne olursa olsun-... 
o gülümsemen beni tutandır... 
o gülümsemen beni ben yapandır...
o gülümsemen o beklediğin Aşk'tır... 
içindeki gücün farkına varana kadar... 
gerçeğimi hissedene kadar... 
gerçeğimi hissedip, davranışlarını hislerinle birleştirene kadar... 
hayatın şartlandırmalarına, kurallarına ait olmadığını ispatlarcasına... 
yaşadıklarının, olumsuzlukların, korkuların, kaygıların,üzerini örtmek için değil, 
onları içinden atmak için... 
yaşanan anlarda-olumsuz ya da olumlu olduğunu düşünmeden-; 
o anların sadece o ana ai…

Yokluğunda... [Nadya The Band]

Resim
iyi ki tanımışız sizleri...


Görme'z... [Yeliz Koray]

yorumsuz direkt!..



“Bize oy vermezseniz…” diye başlayan ve bizleri açlıkla, işsizlikle, terörler tehdit edenlere karşı “Allahtan başka kimseden korkmayın” diyemedin.  Kula kulluk isteyenleri görmezden geldin. 
Yüce Peygamberimizin (SAV) ”Elinizde bir fidan varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile onu dikecek kadar vaktiniz varsa, mutlaka dikiniz” öğüdüne rağmen AVM için kesilen, villa için yakılan ağaçları görmezden geldin.
Mercedes zırhlı arabaya, millet açken bin odalı saraya, kıytırık her müdüre Porsche, Range Rover, Audi, BMW verenlere “İsraf eden şeytanın kardeşidir” demedin.  En büyük günah sayılan israfı görmezden geldin. 
Sonu S ile biten her sınava eş dost akraba ve cemaat kadroları kopyayla yerleştirilirken “Kul hakkı çok günahtır” demedin.  Hakkı gasp edilenleri görmezden geldin. 
FETÖ kumpasıyla askerler, gazeteciler, yazarlar bir bir içeri tıkılırken “Devletin dini adalettir” demedin. Adaleti vicdanda arayanları görmezden geldin. 
Camilerde ‘evet’ – ‘hayır’ propagandası yapan i…

Gazetedeki Resimlere Renkli İplerle Boyut Kazandıran Sanatçı

Resim
Philadelphia çıkışlı sanatçı Lauren DiCioccio, sanat ve sanat tarihini bitirdikten sonra her ne kadar resim üzerine öğrenim görmüş olsa da kendine çizdiği rotayı biraz farklı tutmuş. Şimdiye kadar pek çok sanat dalına bulaşmış ancak biz nakış, müslin ve gazete kağıtlarıyla yarattığı şu işlerine bakalım istedik. Gazetenin üzerinde basılı olan görüntülere renkli iplerle boyut veren DiCioccio, durağan olana kendini katarak sıkıcılığı bozuyor ve gündelik olanı bambaşka bir şekilde önümüze seriyor.
kaynak: http://www.nolm.us/gazetedeki-resimlere-renkli-iplerle-boyut-kazandiran-sanatci/

Seçme Haberler : Dolu Dolu İstanbul #Stolk

Resim