Kayıtlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gerçek Kalp Ağrısının Fakirlik Değil Garibanlık Olduğunu Kanıtlayan Buruk Bir Üniversite Anısı... [EkşiŞeyler]

Resim
... konuda geçen aksaray'da ki 'ezgi müzik', gülümsetti. 95-98 aralarında sık sık uğrayıp neredeyse maaşımın yarısını bıraktığım güzel bir dükkandı; çalışanlarının gülümseyen yüzleriyle... 





Türkiye'de öğrenci olmanın zorluğunu da anlatan bu hikayenin burukluğu, garibanlık denen şeyi bir daha düşündürüyor.


biz 90'ların sonuna yetişmiş üniversiteliler, tek fitilli kadife pantolon, 2 şile bezi gömlek ve 2 el örgüsü hırka ile anadolu'nun her şehrinden akın akın gelmiştik siyasala.

işaret ve orta parmak arası, ucuz sigaradan sararmış olurdu, esmer erkeklerin bıyık uçları bile tütünden sararırdı.

para değil dürüme, memleketten gelen tarhanaya katık edecek ekmeğe bile yetmezdi ay sonları.

tüm şehrin, öğlen yemeği en ucuz üniversitesinde, öğlen yemeği başlar başlamaz bir jeton atar yemek yer, 2 saat sonra yemek bitmeden bir tur daha yer, aha o yemekle günü gün ederdik. yemek 2500 tl idi. 2500 tl madeni bir paraydı.

ama kantinden hep masadaki insan sayısı kadar çay alırdık. p…

'Emanetin Baş Tacımız'... Kutlu Olsun Cumhuriyetimiz, Bayramımız...

Resim
'Emanetin Baş Tacımız'... Kutlu Olsun Cumhuriyetimiz, Bayramımız...












Solgun Bir Gül Dokununca... Behçet Necatigil

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Kalmak Türküsü... Özdemir Asaf

Resim
"...Bir anlam fırını içinde piştik
Anlamlı güzeli sever gideriz..."
Daha gidilecek yerlerimiz var Şu sohbetini dinler gideriz. Coştukça şarkılar, türküler, sazlar Rakı mı, şarap mı, içer gideriz. Geçse de umudun baharı yazı Gözlerde kalıyor yaşanmış izi Kimseler kınamaz burada bizi Ne varsa hesabı öder gideriz. Söyleyecek sözü olan anlatsın İsterse içine yalan da katsın Yeter ki kendinden, bizden söz etsin Yalanı doğruyu sezer gideriz. Neler gördük neler bu güne kadar Daha gidilecek yerlerimiz var Bizi buralarda unutamazlar Kalacak bir türkü söyler gideriz. Sevgiye var olduk sevdik sevildik Kavgalara girdik öldük, dirildik Bir anlam fırını içinde piştik Anlamlı güzeli sever gideriz.

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne... Yaşar Kemal

Resim
Doğum günün kutlu olsun...





“siz ne derseniz deyin, ben bıktım. nah burama geldi. neredeyse öfkeden, çaresizlikten boğulacağım. kendimi kandırmaya çalışıyorum. iyi olacak, iyi olacak! başkalarını da kendimle birlikte kandırmaya yöneltiyorum belki, iyi olacak, iyi olacak. ne zaman? çok yakın mı? ya da bin yıl sonra mı? işte onun orası belli değil. ben sadece iyi olacak, diyorum. iyi olacak diyorum ya, siz ona bakın! on yıl, on iki yıl orman yazısı yaz… git şu koskoca anadolunun ormanlarını adım adım dolaş, yıkılmışlığını, yakılmışlığını gör, yurdun çöl olmaya doğru gittiğini gör, on iki yıl durmadan ha yaz, de yaz. hiçbir ses çıkmasın. sen yazdıkça onlar ormanı yok etsinler. sonra, daha iyi olacak, iyi olacak. halkın mağarada yaşıyor, aç, perişan, üstelik de sömürülüyor. yıllar yılı bunu da yaz. toprak reformu de, ağalar de, toprak ölüyor de… hiç mi hiç ses gelmesin. dünya sağır olsun… sonra sen gene durmadan bağırtını sürdür. buna can mı dayanır. bu memleketin canına okuyan yobaz yasa…